Forum ana sayfa 1. Hukuk Dairesi 2015/3268 E. , 2017/6430 K.

1. Hukuk Dairesi 2015/3268 E. , 2017/6430 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 388546
Konum: İstanbul



1. Hukuk Dairesi 2015/3268 E. , 2017/6430 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TAZMİNAT

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacı asıl davada, dava dışı ...’a 05/12/2003 tarihinde taşınmaz satış yetkisini içeren vekaletname verdiğini ancak 29/01/2007 tarihinde azlettiğini, vekilin vekalet görevini kötüye kullanarak adına kayıtlı 47 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 2 no’lu bağımsız bölümü azil tarihinden sonra 14/01/2008 tarihinde davalılara satış suretiyle temlik ettiğini ileri sürerek davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile adına tescile olmadığı taktirde taşınmaz bedelinin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davacı, birleştirilen davalarda ise asıl davadaki iddiasına dayalı olarak, adına kayıtlı 5 no’lu bağımsız bölümü davalı vekil ...’ın davalı oğlu ...’a 16/06/2006 tarihinde, ...’in davalı ...’a 03/07/2007 tarihinde, ...’un da davalı ...’a 05/05/2008 tarihinde satış suretiyle temlik ettiğini, yine adına kayıtlı 3 no’lu bağımsız bölümü davalı vekil ...’ın 19/10/2007 tarihinde davalı ...’a, 1 no’lu bağımsız bölümü 26/02/2007 tarihinde, 6 no’lu bağımsız bölümü ise 14/12/2006 tarihinde satış suretiyle davalı ...’e temlik ettiğini ileri sürerek davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile adına tescile olmadığı taktirde taşınmaz değerlerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacı, 29/08/2014 tarihli ıslah dilekçesiyle öncelikle dava konusu edilen 1,2,3,5, ve 6 no’lu bağımsız bölümlerin davalılar adlarına olan tapu kayıtlarının iptali ile adına tescile olmadığı taktirde taşınmazların toplam bedeli olarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 660.000-TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Asıl davada davalılar, vekil ...’ın azline ilişkin azilnamenin vekile tebliğ edilmediğini, geçerli bir vekaletnameye istinaden satış işleminin yapıldığını, vekalet ilişkisi sona ermeden yapılan satış işleminin geçerli olup davacıyı da bağlayıcı olduğunu,gerçek satış bedeli olan 100.000-TL nin davalı vekil Hasan’a ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Birleştirilen 2011/481 Esas sayılı davada, davalı ... bankacı olup, davalılar ... ve ...’ın çalıştığı bankadan ticari kredi kullandıklarını, kredinin teminatı olarak çekişme konusu 5 no’lu bağımsız bölüm üzerinde ipotek tesis edilip kredi borcunun ödenmemesi üzerine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine geçildiğini, davalılar ... ve ...’in taşınmazı haricen satıp kredi borcunu ödeme yoluna gittiklerini ve taşınmazı 92.500-Tl bedelle 03/07/2007 tarihinde satın aldığını, bankaya olan toplam 63.250-Tl kredi borcunu ödediğini, 1.654,00-TL takipten feragat harcını icra dairesine yatırdığını, taşınmazı 01/10/2007 tarihinde kiraya verdiğini ve kira bedelinin kendi hesabına yatırıldığını, 92.500-TL’lik satış bedeli için Vakıfbank’tan kredi kullandığını ancak kredi borcunu ödemekte güçlük çekmesi üzerine taşınmazı emlakçı vasıtasıyla 05/05/2008 tarihinde diğer davalı ...’a 100.000-TL bedelle sattığını, satış bedelinin aynı gün banka hesabına yatırıldığını ve aynı gün ...bank’a olan kredi borcunun kapatıldığını, çekişme konusu taşınmazı davalı ...’ten iyiniyetle satın aldığını, davacının davalı ...’a verdiği vekaletnameden haberdar olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., eldeki davadan önce aynı hususta açılan ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/41 Esas 2011/231 Karar sayılı dosyasının takipsiz bırakılması nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verildiğini, çekişme konusu 5 no’lu bağımsız bölümü davacının vekili Hasan’ın 16/06/2006 tarihinde satış suretiyle temlik ettiğini, ...’in de 03/07/2007 tarihinde satış yoluyla davalı ...’a temlik ettiğini, kendisinin de davalı ...’dan 05/05/2008 tarihinde satın aldığını, asıl davanın bozulmasına ilişkin Daire kararından anlaşıldığı üzere davacının, davalı ...’ı 29/01/2007 tarihinde vekillikten azlettiği ancak azilnamenin vekile tebliğ edilmediği ve tapu müdürlüğüne de 18/07/2008 tarihinde gönderildiğinin anlaşıldığını, çekişme konusu taşınmazı tasarruf amaçlı olarak emlakçı vasıtasıyla 100.000-Tl bedelle satın aldığını ve emlakçıya da 4.000-Tl komisyon ödediğini, taşınmazla ilgili daha önceki durumları bilmesinin mümkün olmadığını, azilnamenin tapuya bildiriminden önce taşınmazın kendisine satıldığını, satıcı ...’un banka hesabına 01/05/2008 tarihinde 30.000-TL kalan 70.000-Tl’nin de 06/05/2008 tarihinde yine banka hesabına gönderildiğini, sözkonusu taşınmazı alabilmek için kredi kullandığını ve halen ödemekte olduğunu ve konut kredisi nedeniyle taşınmaz üzerinde ipotek tesis edildiğini, deniz subayı olduğu için taşınmazı kiraya verdiğini, iyiniyetli 3. kişi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalılar Hasan ve Bülent herhangi bir savunma getirmemişlerdir.
Birleştirilen 2011/482 Esas sayılı davada, davalı ...,çekişme konusu 3 no’lu bağımsız bölümü 90.000-Tl bedelle 19/10/2007 tarihinde davalı ...’dan satın aldığını ve 130.000-Tl konut kredisi kullandığını, kredi miktarının 23/10/2007 tarihinde hesabına geçtiğini ve bunun 90.000-Tl sini satış bedeli olarak 40.000-TL sinin de daha önceki bir kredi borcunu kapatmak için kullandığını, satış bedelinin 5.000-TL sini tapu devrinin yapıldığı gün davalı ...’a ödediğini, davalı ...’ın kalan satış bedelini 23/10/2007 tarihinde kendi hesabına yatırdığını davalı ...’ı dava dışı ... aracılığı ile tanıdığını ve öncesinde davalıyı tanımadığını, davacı ile davalı arasındaki vekalet ilişkisine güvenerek taşınmazı satın aldığını, vekil ile vekil eden arasındaki iç ilişkiyi bilmesinin mümkün olmadığını, vekaletnameye ve tapu kaydına güvenip iyiniyetli 3. kişi olduğunu,satış tarihinde vekilin azledildiğini bilmediği gibi azilnamenin tapuya da yansımadığını, diğer davalı ile çıkar ve işbirliği içinde hareket etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Birleştirilen 2011/483 Esas sayılı davada davalı ..., davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, aynı hususa ilişkin olarak açılan ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/547 Esas sayılı dosyasının takipsizlik sonucu açılmamış sayılmasına karar verildiğini, çekişme konusu 1 no’lu bağımsız bölümü 26/02/2007 tarihinde, 6 no’lu bağımsız bölümü 16/12/2006 tarihinde davalı vekil Hasan’dan satın aldığını, davacı asilin azilnameyi davalı vekiline tebliğ için çaba harcamadığını, tapuya yansıtılmadığını, dava konusu taşınmazlar için davalı vekile nakten 170.000-Tl ödeme yaptığını, 60.000-Tl de kredi çekmek suretiyle ödediğini, çekilen kredi karşılığında taşınmazlar üzerine ipotek tesis edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Asıl davanın reddine dair verilen karar Dairece;.. “davacının vekili olarak hareket eden dava dışı Hasan'ın, azli bilip bilmediğinin ve davalılarla el ve işbirliği içinde olup olmadığının öncelikle açıklığa kavuşturulması gerektiği tartışmasızdır. Bu nedenle de tanık dinlenmesi zorunludur. Ayrıca, yerinde uygulama yapılarak dava konusu taşınmazın satış akdi tarihi ile dava tarihi itibariyle değerinin tespit edilmesi gerekir.Hal böyle olunca, yukarıda değinilen ilkeler doğrultusunda araştırma, inceleme ve soruşturma yapılması, taraf tanıklarının dinlenmesi, çekişmeli taşınmazın satış ve dava tarihleri itibariyle değerinin belirlenmesi, toplanan ve toplanacak olan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle ve noksan soruşturmayla yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan inceleme ve bozma sonrası açılan diğer davaların asıl dava ile birleştirilmesi sonucunda asıl davada davalılar hakkında açılan davanın ve birleştirilen davalarda davalı vekil Hasan ve davalı ... dışındaki diğer davalılar hakkında açılan davaların reddine, birleştirilen 2011/481 Esas sayılı dosya yönünden 140.000-TL’nin davalılar Hasan ve Bülent’ten tahsiline, birleştirilen 2011/482 esas sayılı dosya yönünden 140.000-TL’nin davalı ...’dan tahsiline, birleştirilen 2011/483 esas sayılı dosya yönünden 280.000-TL’nin davalı ...’dan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, asıl ve birleştirilen davalarda davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ...’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp , düşünüldü.

-KARAR-

Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Asıl ve birleştirilen davalarda davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 6.20 .-TL. bakiye onama harcının temyiz edenden alınmasına, 15/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Kararları