Forum ana sayfa 1. Hukuk Dairesi 2015/2982 E. , 2017/6780 K.

1. Hukuk Dairesi 2015/2982 E. , 2017/6780 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 390930
Konum: İstanbul



1. Hukuk Dairesi 2015/2982 E. , 2017/6780 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ-ECRİMİSİL

Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Davacı; davalı ve dava dışı diğer mirasçılar ile birlikte paydaş olduğu Karasüleymanlı köyündeki 51, 90, 180, 181, 292.294, 295, 296, 297, 316, 320, 324, 358, 359, 395, 480, 482, 523, 540, 586, 592, 725 ve ... köyündeki 24, 237, 245, 267, 272, 284, 300, 487, 698 ve292 ve 302 parsel sayılı taşınmazların davalı ve diğer mirasçılar tarafından kullanıldığını, kullanımının engellendiğini ileri sürerek davalının taşınmazlara yönelik haksız elatmasının önlenmesini ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 2.000,00.-TL ecrimisilin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı; 237, 358 ve 359 parsellerde fiili taksim sonucu kullanımına bırakılan bölümü kullandığını, diğer parsellerde kullanımın olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının dava konusu taşınmazlara haksız müdahalesinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu ... köyündeki 51, 90, 180, 181, 292.294, 295, 296, 297, 316, 320, 324, 358, 359, 395, 480, 482, 523, 540, 586, 592, 725 ve ... köyündeki 24, 237, 245, 267, 272, 284, 300, 487, 698 ve292 ve 302 parsel sayılı taşınmazlarda; davacı, davalı ve dava dışı kişilerin paydaş oldukları kayden sabittir.
Ne var ki, ileri sürülen hususların değerlendirilebilmesi öncelikle yöntemine uygun olarak açılmış ve harçlandırılmış bir dava ile mümkündür.
Oysa dava dilekçesinde; dava değerinin talep edilen ecrimisil miktarı kadar gösterildiği ve bu değer üzerinden harç yatırıldığı, elatmanın önlenmesi isteği bakımından bir değer gösterilmediği, yargılama sırasında da bu istek yönünden bir açıklama yaptırılmadığı, hükümde de karar ve ilam harcının ecrimisil bedeli üzerinden belirlendiği görülmektedir.
Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu açıktır. Bu tür davalarda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 120. maddesi ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 16.maddesi uyarınca dava değerinin elatılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisil veya tazminatın toplamından, elatmanın önlenmesi isteğinin yanında yıkım isteği de varsa dava değerinin elatılan yerin değeri ile yıkımı istenilen yapı değerinin toplamından (04.03.1953 tarih 10/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı) ibaret olacağı ve belirlenen bu değer üzerinden 492 sayılı Harçlar Kanununun 26, 27, 28, 30 ve 32 maddelerinde öngörüldüğü şekilde işlemlerin yerine getirilerek gerekli olan harcın alınacağı tartışmasızdır.
Öte yandan, Harçlar Kanunu harç alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesini hükme bağlamıştır. 492 sayılı Kanunun 32.maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı vurgulanırken, 30.maddede " ... muhakeme sırasında tespit olunan değerin dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa yalnız o celse için muhakemeye devam olunur; takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam edilemeyeceği, HUMK'un 409.maddesinde (6100 sayılı HMK'nın 150. maddesinde ) ise; gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlı olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Hâl böyle olunca, öncelikle davada ileri sürülen isteklerden el atmanın önlenmesi isteği ile ilgili olarak mahkemece tüm parsellerin değerleri tek tek saptanarak, dava değeri üzerinden peşin harcın alınması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, kabul edilen ecrimisil bedeli üzerinden harç alınmakla yetinilerek işin esası bakımından hüküm kurulması isabetsizdir.
Davacının vekilinin temyiz itirazı bu yönüyle yerindedir. Kabulü ile, sair yönler incelenmeksizin hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre temyize konu diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 27.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Kararları