Forum ana sayfa 1. Hukuk Dairesi 2015/2959 E. , 2017/6088 K.

1. Hukuk Dairesi 2015/2959 E. , 2017/6088 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 387573
Konum: İstanbul



1. Hukuk Dairesi 2015/2959 E. , 2017/6088 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nun raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca yapılan uygulama neticesinde payın yanlış hesaplanmasına dayalı olarak açılan tapu iptal ve tescil davasıdır.
Davacı, 236 parsel sayılı taşınmazda kendisinin 3975/7475, davalının 3500/7475 pay sahibi olduğunu ancak parselasyon çalışmalarında davalının hatalı olarak 1/2 pay sahibi olarak gösterildiğini ileri sürerek parselasyon çalışması neticesinde oluşan 258 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile adına tesciline, 258 ada 6 parsel sayılı taşınmazda da eksik kalan payın davalı adına olan tapusunun iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında 258 ada 6 parsele yönelik talebinden feragat etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 258 ada 3 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapusunun iptali ile davacı adına 95/187 payın, davalı adına 31/187 payın tapuya kayıt ve tesciline, 258 ada 6 parsele yönelik talebin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 258 ada 3 parsel sayılı taşınmazın geldisi olan 236 parsel sayılı taşınmazda 13.12.2001 tarihli satış işlem ile davacının 3975/7475, davalının 3500/7475 pay sahibi oldukları, 18.12.2012 havale tarihli fen raporuna göre 12.01.2009 tarihli 3194 sayılı İmar Kanunun 18. maddesine göre yapılan imar uygulaması sırasında tarafların 236 parsel sayılı taşınmazdaki paylarının ½ kabul edilerek hatalı işlem yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, Türk Medeni Kanununun 1022. maddesi hükmü uyarınca, ayni haklar tescille doğar. Bunun yanı sıra Türk Medeni Kanunu Alman sisteminden ayrılarak tescil yoluyla mülkiyet hakkının doğumunu sebebe bağlı bir hukuksal işlem olarak kabul etmiştir. Bu itibarla, tescilin nedenini teşkil eden idari karar hukuki varlığını koruduğu sürece açılan tapu iptali ve tescil davasının dinlenebilme olanağı yoktur. Diğer bir deyişle, tapu kütüğündeki tescilin idari karara dayanması halinde kararın idari yargı yerinde kanuna aykırılıktan dolayı tashihi ya da iptali cihetine gidilmesi ve idari yargı kararının da kesinleşmesiyle tapudaki tescil işlemi hukuksal sebebini yitirir ve bu işlem (tescil işlemi) öncesini kapsamak üzere yolsuz tescil niteliğini alır. Ancak, o taktirde, hak sahibi tapu kütüğündeki kaydın iptali ya da tashihi için genel mahkemelerde (Adli Yargı Yerinde) dava açabilme olanağına kavuşur.
Somut olayda; çekişme konusu taşınmazda yapılan 12.01.2009 tarihli imar uygulaması ile sicil kaydı oluşturulduğu, sicilin dayanağı idari kararın halen ayakta olduğu, bir başka anlatımla imar uygulamasının hukuki varlığını koruduğu görülmektedir.
Hal böyle olunca; davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları bu yönüyle yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 02.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Kararları