Forum ana sayfa 1. Hukuk Dairesi 2017/5333 E. , 2017/7292 K.

1. Hukuk Dairesi 2017/5333 E. , 2017/7292 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 387398
Konum: İstanbul



1. Hukuk Dairesi 2017/5333 E. , 2017/7292 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ...ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU KAYDINDA DÜZELTİM


Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın açılmamış sayılmasına ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, tapu kaydında düzeltim isteğine ilişkin olup, mahkemece usulüne uygun tebligat yapıldığı halde davacının 07/11/2013 tarihli duruşmaya katılmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 150. maddesi uyarınca dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına, üç ay geçtikten sonra da aynı Yasa’nın 150/5. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi, öncelikle tarafların yargılama gününden haberdar edilmesi ile mümkündür. Kişinin, hangi yargı merciinde duruşmasının bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilebilmesi, usulüne uygun olarak tebligat yapılması ile sağlanabilir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Yasanın 27. maddesi (HUMK’nun 73. maddesi) uluslararası sözleşmeler ve Anayasanın 36. maddesiyle en temel yargısal hak olarak kabul edilen hukuki dinlenilme hakkı gözetilerek, mahkeme, tarafları dinlemeden, onların iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hükmünü veremez. Bu bakımdan davetin ve bunun yazılı şeklinin (davetiyenin) davadaki önemi büyüktür.
Öte yandan, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesinde; ‘’ Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa, bilinen en son adresinde yapılır ‘’ hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, davacı her ne kadar dava dilekçesinde ‘’... Mah. 27/3 sk. No: 10 D: 11 .../ ... ‘’ adresini bildirmiş ise de; yargılama sırasında görevsizliğe ilişkin mahkeme kararları ile temyiz edilen mahkeme kararının davacının aynı zamanda adres kayıt sistemindeki adresi olan ‘’ ... Mah. ... Cad. No: 40 İç Kapı No: 11 ... / ... ‘’ adresine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, o halde davacının bilinen en son adresinin dava dilekçesinde bildirdiği adresi değil anılan ‘’... Mah. ... Cad. No: 40 İç Kapı No: 11 ... / ... ‘’ adresi olduğu kuşkusuzdur.
Ne var ki, mahkemece 07/11/2013 tarihli duruşma gününün davacının dava dilekçesinde belirttiği "... Mah. 27/3 sk. No: 10 D: 11 .../ ..." adresine tebliğe çıkarıldığı ve 7201 sayılı Yasa’nın 21. maddesine göre tebligatın yapıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda, davacının 07/11/2013 tarihli duruşmaya usulüne uygun olarak davet edildiğinden bahsedebilme olanağı bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, tarafların duruşma gününden usulüne uygun olarak haberdar edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken usulsüz tebligat yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davacının temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 12.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Kararları