Forum ana sayfa 1. Hukuk Dairesi 2017/4922 E. , 2017/7246 K.

1. Hukuk Dairesi 2017/4922 E. , 2017/7246 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 391684
Konum: İstanbul



1. Hukuk Dairesi 2017/4922 E. , 2017/7246 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ...ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVALILAR : .... V.D.
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ, ECRİMİSİL, ESKİ HALE GETİRME


Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, eski hale getirme ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme isteklerinin kabulüne, ecrimisil isteğinin kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı ... ve ... vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

-KARAR-

Dava, elatmanın önlenmesi, eski hale getirme ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Davacı, maliki olduğu 13 parsel sayılı taşınmaza davalılar tarafından baz istasyonu kurulmak suretiyle müdahale edildiğini ileri sürerek, davalıların elatmasının önlenmesine, taşınmazın eski hale getirilmesine ve son 5 yıl için 2.000,00-TL ecrimsilin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, baz istasyonunun köy tüzel kişiliği ile yapılan kira sözleşmesi ile kurulduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerinin kabulüne, ecrimisil isteğinin kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece; “... Hâl böyle olunca; elektrik idaresinden de sorulmak suretiyle direğin kim tarafından dikildiği, enerji nakil hattının kim tarafından geçirildiği saptanarak sonucuna göre karar bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir...” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda mahkemece, elatmanın keşfen saptandığı gerekçesiyle elatmanın önlenmesine ve taşınmazın eski hale iadesine ve ecrimisil isteğinin 263,75 TL'lik kısmının kabulüne karar verilmiştir.
Bilindiği gibi, duruşmanın bittiği bildirildikten sonra hakimin, 6100 sayılı HMK' nun 298. maddesi uyarınca kararı gerekçesi ile birlikte tam olarak yazması ve hüküm sonucunu 6100 sayılı HMK' nun 297/2. maddesinde öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır.
Ne var ki, uygulamada 6100 sayılı HMK'nun 294.maddesinin getirdiği imkândan faydalanarak bazı zorunlu nedenlerle sadece hükmün sonucu tutanağı geçirilip tefhim edilmekte, gerekçeli karar daha sonra yazılmaktadır.
İşte bu gibi hallerde, tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren tefhim ile aleniyet ve hukuki varlık kazanan kısa karara daha sonra yazılan gerekçeli kararın uygun olması zorunludur. Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak yoktur. Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması, yargılamanın aleniyeti, kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasanın l4l. maddesi ile HMK’nın yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum oluşturur. Ayrıca anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir. Aksine düşünce ve uygulama yargının,hakimin ve kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile de bağdaşmaz.
Somut olayda, değinilen ilke ve yasa hükümleri gözardı edilerek kısa kararda, “Davanın Kabulüne” şeklinde karar verildiği halde, gerekçeli kararda “ ... Davacının ecrimisil isteminin Kısmen Kabulü ile ...” denilmek denilmek suretiyle kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
10.04.1992 tarihli 1991/7-1992/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararı ile kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunmasının bozma nedeni oluşturacağı; bozmadan sonra yerel mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydı ile karar verebileceği öngörülmüştür.
Değinilen ilke ve yasa hükümleri gözardı edilerek kısa kararla çelişkili olarak gerekçeli karar yazılması doğru değildir.
Davalıların temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yerolmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 11.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Kararları