Forum ana sayfa 1. Hukuk Dairesi 2017/2264 E. , 2017/7092 K.

1. Hukuk Dairesi 2017/2264 E. , 2017/7092 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 387978
Konum: İstanbul



1. Hukuk Dairesi 2017/2264 E. , 2017/7092 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ...ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ECRİMİSİL

Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 20.06.2017 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat ... ile temyiz edilen vekili Avukat ... geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davacı, evveliyatı mirasbırakanı ... ... ’ye ait olan dava konusu 9, 14, 15, 23, 32 ve 96 parsel sayılı taşınmazların vekalet görevinin kötüye kullanılması sonucu davalı adına 09/10/1963 tarihinde tescil edildiğini, ne var ki davalı aleyhine açtığı iptal ve tescil davasının kabul edilerek anılan taşınmazlarda ½ paydaş hale geldiğini, davalının devir aldığı tarihten bu yana taşınmazların tamamını haksız kullandığını ileri sürerek, 09/10/1963 tarihinden başlamak üzere payına karşılık şimdilik 14.000,00 TL ecrimisilin ve tahakkuk dönemlerinden işletilmek üzere şimdilik 1.000,00 TL yasal faizin davalıdan tahsilini istemiş, 11/06/2014 tarihli ıslah dilekçesi ile ecrimisil isteğini 69.559,00 TL ye arttırmış ve dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini talep etmiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazları 19/03/1956 tarihli sözleşme ile taksim ettiklerini, rıza-i taksimin usul ve yasaya uygun olup, taksime göre kullanıldığını bildirip davanın reddini savunmuş, 28/05/2014 tarihli dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 69.559,00 TL’nin 15.000,00 TL’sine dava tarihinden, bakiye bedele ıslah tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu taşınmazların ( yenileme öncesi 9, 15, 270, 279, 328 ve 355 sayılı parsellerin ) tarafların kök mirasbırakanı ... ... ’ye vekaleten ... ... tarafından 09/10/1963 tarihinde bağış yoluyla davalı ...’ye devredildiği, davacı tarafından davalı aleyhine dava konusu taşınmazlar yönünden açılan iptal ve tescil davasının ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 29/05/2013 tarih ve 2013/390 E 2013/540 sayılı ilamı ile vekalet görevinin kötüye kullanıldığı gerekçesiyle kabul edildiği ve Yargıtay derecatından geçerek 03/02/2014 tarihinde kesinleştiği, dava konusu taşınmazların ½ payının davacı adına tescil edildiği kayden sabittir.
Hemen belirtilmelidir ki, davalı tarafından 09/10/1963 tarihinden itibaren çekişmeli taşınmazların tamamının kullanılmasının haklı ve geçerli bir nedene dayandığından bahsedilemeyeceği açıktır.
Öte yandan, davacı tarafından 09/10/1963 tarihinden itibaren ecrimisil istendiği, davalı tarafından usulüne uygun zamanaşımı def’inde bulunulmadığı tespit edilmiştir.
Şöyle ki, 6100 sayılı HMK’nın 141. maddesinde; ‘’ (1) Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe; öninceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. (2) İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır. ‘’ hükmüne yer verildiği, davalı tarafından ön inceleme duruşması yapıldıktan sonra 28/05/2014 tarihli dilekçe ile zamanaşımı def’inde bulunulduğu, zamanaşımı def’inin süresinde ileri sürülmediği ve davalı tarafından aynı Yasa’nın 176. maddesine göre bir ıslah da yapılmadığına göre mahkemece 09/10/1963 tarihinden itibaren ecrimisile hükmedilmesinde kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.
Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince,
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu, harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlemiş ve buyurucu nitelikteki 30 ve 32. maddelerinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını öngörmüştür.
Somut olayda, dava dilekçesinde 15.000,00 TL değer gösterildiği, ne var ki mahkemece maddi hata ile 1.500,00 TL üzerinden 25,65 TL peşin harcın alındığı, yargılama sırasında keşfen ecrimisil miktarının 69.559,00 TL olarak tespit edildiği, davacı tarafından 11/06/2014 tarihli ıslah dilekçesi ile ecrimisil isteğinin 69.559,00 TL’ye arttırılması talep edilerek 54.559,00 TL’nin ıslah harcı olarak 932,00 TL yatırıldığı, davacının dava açılırken 15.000,00 TL’nin harcını yatırdığı zannı ile hareket ettiği, aslında toplam 56.059,00 TL’nin harcını tamamladığı, ancak eksik harç ikmal ettirilmeden yargılama neticesinde 69.559,00 TL’ye hükmedildiği anlaşılmıştır.
O halde, 492 sayılı Yasa’nın 30. ve 32. maddeleri gözetilerek davacı tarafa eksik harcı ikmal etmesi için süre verilmesi, eksik harcın tamamlanması halinde kazanılmış haklar da dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalının temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 1.480.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 05.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Kararları