Forum ana sayfa 1. Hukuk Dairesi 2017/1444 E. , 2017/7439 K.

1. Hukuk Dairesi 2017/1444 E. , 2017/7439 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 406087
Konum: İstanbul



1. Hukuk Dairesi 2017/1444 E. , 2017/7439 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki birleştirilerek görülen davadan dolayı ... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 19.06.2017 gün ve 2009/464 Esas - 2014/347 Karar sayılı hükmün bozulmasına ilişkin olan 08.11.2016 gün ve 22436-10151 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davacılar vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Asıl ve birleştirilen dava, tapu iptali tescil, mahkeme hükmünün ortadan kaldırılması isteklerine ilişkindir.
Davacılar, asıl ve birleştirilen davalarda, davalı 6942 ada 1, 2, 3, 6944 ada 11, 6946 ada 3, 4, 5, 6, 7, 6947 ada 2, 3, 4, 5 parsel sayılı taşınmazlarda mirasbırakanları ...'nın 1/3 payı bulunduğunu, davalıların mirasbırakanı ... lehine verildiği iddia edilen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayanılarak ... aleyhine cebri tescil davası açıldığını, dava tarihinde ... ölü olduğu hâlde kendisine ilanen tebligat yapıldığını ve kararın şeklen kesinleştiğini, bu kararın yok hükmünde olduğunun Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 1987/1452 Esas 4579 Karar sayılı ilamı ile tespit edildiğini, ancak bu konudaki davanın takip edilmemesi nedeni ile açılmamış sayılmasına karar verildiğini öne sürerek davalı taşınmazların oluşturulacak sicil sonrasında davalılar adına tapu kayıtlarının iptaline, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1983/61 Esas- 1984/134 Karar sayılı hükmünün tüm sonuçları ile ortadan kaldırılmasına, mümkün olmadığı takdirde satış vaadi sözleşmesinin aslının bulunmaması, hak düşürücü ve zamanaşımı süreleri dikkate alınarak davalılar adına oluşacak tapu kayıtlarının iptaline, pay oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davanın yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürüp, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacıların ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1983/61 Esas, 1984/134 Karar sayılı kesinleşen ilamı ile bağlı olmadıklarının tespitine, tapu iptal ve tescil taleplerinin reddine ilişkin karar Dairece; "...... Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilip kesinleşen 11.06.1984 tarihli ve 1983/61-1984/134 sayılı kararın tarafları- bizzat veya külli halef olan mirasçılar- dava konusu (müddeabih) ve dava sebebi son olarak açılan ve temyiz konusu olan ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/464 Esas sayılı dosya ile aynıdır. Tarafların aynı olmalarına göre, davacı-davalı sıfatlarının yer değiştirmesi sonuca etkili değildir. Son olarak açılan 2009/464 Esas sayılı dosya daha önce Mahkemece kesin hükümle çözüme kavuşturulan uyuşmazlıkla ilgilidir.2009/464 Esas sayılı dosyada ve birleştirilen 2009/571 Esas sayılı dosyada, davacılar Mahkemece verilen 11.06.1984 tarihli ve 1983/61-1984/134 sayılı kararda davalı ...'un dava tarihinde ölü olduğundan kararın yok hükmünde olduğundan bahisle dava açılmıştır. Ancak, bir mahkeme kararı aynı düzeyde bir başka mahkemece yok sayılamaz ve ortadan kaldırılamaz. Usulüne uygun taraf teşkili sağlanmadan karar verildiği iddiası, yeni bir davanın konusu olamaz. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 445. ( 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 375.) maddesine göre, yargılamanın iadesi nedeni olabilir. Dosyada böyle bir istekte bulunulmamıştır.Hâl böyle olunca, davanın kesin hüküm nedeni ile reddi gerekir iken yazılı olduğu üzere karar verilmesi isabetsizdir..." gerekçesiyle bozulmuştur.Davacıların, kesin hüküm bulunmadığı, bozma gerekçesinin yerinde olmadığını ileri sürerek, kararın düzeltilmesini istedikleri anlaşılmaktadır.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 6942 ada 1, 2, 3, 6944 ada 11, 6946 ada 3, 4, 5, 6, 7, 6947 ada 2, 3, 4, 5 parsel sayılı taşınmazların 1/3'er payının... mirasçılarından olan davacıların mirasbırakanları ..., ... ve ... adlarına kayıtlı olduğu, davalıların mirasbırakanı ... lehine düzenlenen ... Noterliğinin 08/07/1965 tarih ve 929 yevmiye numaralı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi uyarınca ... Asliye Hukuk Mahkemesi 1983/61Esas, 1984/134 Karar sayılı dosyası ile ... mirasçıları tarafından... ve ... aleyhine cebri tescil davası açıldığı, davalılardan ...'in davayı kabul ettiği, diğer davalı ...'nın tüm aramalara rağmen bulunamaması nedeniyle ilanen tebligat yapılarak 11.06.1984 tarihinde 448 ada 1 parsel ile 201 ada 6 parsel sayılı taşınmazlarda davalıların paylarının, davacıların veraset ilamındaki payları oranında tapuya tesciline karar verildiği, hükmün 21.12.1984 tarihinde kesinleştiği, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 1985/12-27E.-K. sayılı veraset ilamına göre ...'un 23/10/1981 tarihinde öldüğü, kararın kesinleşmesinden sonra davacıların mirasbırakanın ölü olduğu, bahse konu davanın mirasbırakanın ve mirasçılarının gıyabında kesinleşmiş olduğu gerekçesiyle ... mirasçılarına karşı tapu iptal ve tescil davası açtığı, mahkemece talebin yargılamanın iadesi sebebi yapılabileceği gerekçesiyle 18/11/1986 tarihinde davanın reddine karar verildiği, kararın Dairemiz 18.11.1986 tarihli ilamı ile bozulmasına karar verildiği, bozma ilamında; "...Dava açıldığında davalı ölmüş olduğunu göre, davada taraf ehliyeti davalının mirasçılarına düşer. Mirasçılarda o davada taraf bulunmadığı cihetle verilen hükmün mirasçılar hakkında kesin hüküm teşkil edemeyeceği de kuşkusuzdur. Bu nedenle davacıların tapu iptal ve tescil davası açma haklarının varlığı aşikardır. Olayda tescil davasının kabulüne ilişkin ilamın kesinleşmesi ile Medeni Kanunun 632. maddesi hükmü gereğince dava konusu taşınmazın mülkiyeti tescil davacılarına geçmişse de, ilam tapuda infaz ettirilmediğinden adlarına sicil oluşmamıştır. Sicilde kayıt oluşturulmadıkça iptal davasının yürütülmesine olanak yoktur. Hal böyle olunca, somut olayın özellikleri göz önüne alınarak hukuksal ve sağlıklı çözüme ulaşılabilmesi için öncelikle davacıya kesinleşen tescil hükmünü infaz ettirmesi için yetki verilerek davalılar adına sicil oluşturulmasının sağlanması ve davalılar adına kaydın kurulmasından sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde delillerin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir." şeklinde belirtildiği, bozma ilamı sonrasında davanın takip edilmemesi sebebiyle açılmamış sayılmasına karar verildiği, kararın deracattan geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, kesin hüküm nedeniyle davanın reddi kararı verilmesine ilişkin ilamın maddi hataya dayalı olduğu açıktır.
Ancak, ... Asliye Hukuk Makemesi 1983/61Esas sayılı cebri tescil davasında 11.06.1984 tarihinde karar verildiği, kararın 21.12.1984 tarihinde kesinleştiği, davacıların temyiz talebinde bulunmadıkları, 25.12.1984 dava tarihli ... Asliye Hukuk Mahkemesi 1984/354 Esas sayılı dosyasında tapu iptal ve tescil davası açtıkları, ölü olduğunu bildikleri mirasbırakanları aleyhine karar verilen ilam hakkında kanun yollarına başvurulmadığı, kararın kesinleşmesine neden olunduğu, kesinleşen karara karşı da yargılamanın iadesi yoluna gidilmediği, ayrıca taşınmazların halen davacılar adına kayıtlı olduğu, sicilde davalılar adına kayıt olmadıkça tapu iptal tescil davasının yürütülmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği dosya kapsamı ile sabittir.
Kaldı ki, bir mahkeme kararı aynı düzeyde bir başka mahkemece yok sayılamayacağı ve ortadan kaldırılamayacağı da kuşkusuzdur.
Anılan bu husus karar düzeltme isteği üzerine, yeniden yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından, bu yönlere değinen karar düzeltme isteğinin (6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesi yollamasıyla) 1086 sayılı HUMK’nun 440. maddesi gereğince kabulüne, Dairenin 08.11.2016 tarih, 2014/22436Esas, 2016/10151Karar sayılı bozma kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve yerel mahkemenin 19.06.2014 tarih, 2009/464Esas, 2014/347Karar sayılı kararının yukarıda açıklanan nedenlerle, (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 18.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Kararları