Forum ana sayfa 1. Hukuk Dairesi 2017/651 E. , 2017/7468 K.

1. Hukuk Dairesi 2017/651 E. , 2017/7468 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 387984
Konum: İstanbul



1. Hukuk Dairesi 2017/651 E. , 2017/7468 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVADA DAVALILAR : ... V.D.
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ, ECRİMİSİL, ESKİ HALE GETİRME, TAZMİNAT


Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, ecrimisil, eski hale getirme ve tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Asıl dava, elatmanın önlenmesi, birleştirilen dava eski hale getirme, tazminat ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Asıl davada davacı, kayden 1/8 paydaş olduğu 172 parsel sayılı taşınmazın 7/8 payını davalı ...'ın 2008 tarihinde satın aldığını ve kendisinin 40 yıldır sınırları değişmeden kullandığı bölümün bir kısmına hafriyat dökülmek suretiyle kullanamadığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesine; birleştirilen davada ise; davalı ...'in dava konusu taşınmazın 7/8 payını 2006 tarihinde satın aldığını, 2007 tarihinde anılan payın diğer davalı ...'a, ...’ın da 2008 tarihinde davalı ...'a devrettiğini, davalılardan ... ...'nın kendisinin kullanmış olduğu bölümdeki bir kısım ağaçları söktüğünü ve su tesisatını tahrip ettiklerini, daha sonra da diğer davalı ...'in, kullanmakta olduğu bölüme hafriyat döktüğünü ileri sürerek, taşınmazın eski hale getirilmesi için 7.000,00 TL, zarar gören ağaçlar için 2.000,00 TL ve üç yıldır alamadığı mahsulün bedeli olarak 1.000,00TL ecrimisilin faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında ıslahla taleplerini arttırmıştır.
Davalılar davaya cevap vermemiş, vekilleri duruşmadaki beyanında davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, asıl dava bakımından davalı ...'ın çekişmeli taşınmaza herhangi bir müdahalesinin bulunmadı gerekçesi ile davanın reddine, birleşen dava yönünden ise davalılar ... ile ...'un taşınmaza herhangi bir müdahaleleri bulunmadığından anılan davalılar bakımından davanın reddine, diğer davalı ... bakımından iddianın sabit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 172 parsel sayılı zeytinlik ve bağ nitelikli taşınmazın 1/8 payının davacı, 7/8 payının davalı ... adına kayıtlı olduğu, davacının, davalı ... aleyhine ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/400 Esas sayılı dosyası ile elatmanın önlenmesi davası açtığı, mahkemece, davalının taşınmazda malik olmadığından konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verdiği kararın henüz kesinleşmediği ancak eldeki birleştirilen davada davalı ... bakımından elatmanın önlenmesi istenmeyip eski hale getirme, tazminat ve ecrimisil istendiği, bu bakımdan derdestlikten söz edilemeyeceği anlaşılmaktadır.
Bilindiği gibi, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK'nun 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı)
25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık, değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK'nın 266 vd. maddelerine uygun olmalıdır.
Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.
Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.
İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.
Somut olayda, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen 2007/440 Esas sayılı şufa davası, taşınmazda fiili kullanma biçiminin oluştuğu gerekçesiyle reddedilmiş ancak davacının kullanımına bırakılan yer açıkça tespit edilmemiştir.
Hal böyle olunca, fiili kullanımda davacının kullanımına bırakılan bölümün duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanması, davalı ... tarafından hafriyat dökülen yerin davacının kullanımına bırakılan bölümün içerisinde kalıp kalmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davalıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Kararları