Forum ana sayfa 1. Hukuk Dairesi 2016/17611 E. , 2017/7072 K.

1. Hukuk Dairesi 2016/17611 E. , 2017/7072 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 389075
Konum: İstanbul



1. Hukuk Dairesi 2016/17611 E. , 2017/7072 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVALILAR : ... V.D.
DAVA TÜRÜ : ALACAK


Taraflar arasında görülen alacak davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı bedel isteğine ilişkindir.
Davacılar, mirasbırakan ... ...’ın kayden maliki olduğu ... parsel sayılı taşınmazı torunu olan davalıların murisi ... ... ’a satış suretiyle temlik ettiğini, taşınmazın davalılara intikalinden sonra davalılar tarafından dava dışı ... A.Ş’ye satış suretiyle devredildiğini, mirasbırakanın yaptığı işlemin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı, bedelsiz ve muvazaalı olduğunu, murisin mal satmaya ihtiyacı olmadığını ileri sürerek, 5.000-TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, satış işleminin gerçek olduğunu, mirasbırakanın sağlığında mal varlığını mirasçıları arasında taksim ettiğini, taksim karşılığı bedel de ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, muvazaa olgusunun sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu ... parsel sayılı taşınmazın kök mirasbırakan ... ... adına kayıtlı iken 14.03.1995 tarihinde torunu olan davalıların mirasbırakanı ... ...’a satış suretiyle temlik ettiği, ...’in 24.10.1997 tarihinde ölümüyle geriye mirasçı olarak kalan davalı eşi ... ile davalı kızları ... ... ... ’nin adlarına intikal eden taşınmazı 28.05.2010 tarihinde satış suretiyle dava dışı ... ... Çimento isimli şirkete devrettikleri anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.
Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 1.4.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237. (Borçlar Kanunu'nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
Bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
Somut olayda, mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli ve elverişli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.
Hal böyle olunca, yukarıda belirtilen ilke ve olgular doğrultusunda gerekli araştırma ve incelemenin yapılması, dava konusu taşınmazın kök mirasbırakan ...’den davalılara temlikine ilişkin dayanak resmi akitlerin eksiksiz temin edilerek evrak arasına alınması, mirasbırakan ...’e ait pasif taşınmaz kayıtlarının taraflardan da sorulmak suretiyle araştırılması, varsa kayıtların istenilmesi, toplanan ve toplanacak delillerin birlikte değerlendirilerek miras bırakanın temlikteki iradesinin açıkça belirlenmesi, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün belirtilen nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 05.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Kararları