Forum ana sayfa 1. Hukuk Dairesi 2015/17685 E. , 2017/7342 K.

1. Hukuk Dairesi 2015/17685 E. , 2017/7342 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 366462
Konum: İstanbul







1. Hukuk Dairesi 2015/17685 E. , 2017/7342 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ...ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ECRİMİSİL, ESKİ HALE GETİRME BEDELİ

Taraflar arasında görülen ecrimisil, eski hale getirme bedeli davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, ecrimisil ve eski hale getirme bedelinin tahsili isteklerine ilişkindir.
Davacı, 2006 yılında ... - ... karayolu yapımında paydaşı olduğu dava konusu 217 parsel sayılı taşınmazının büyük bir kısmından yol yapımında kullanılmak üzere davalı tarafından dolgu malzemesi alındığını, bu işlem sırasında taşınmazdaki ekili ürünlerin de zarar gördüğünü, 2006 yılından beri taşınmazından faydalanamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere taşınmazın eski hale getirilmesi için yapılacak giderler ile 30.000 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, aşamada eski hale getirme bedelini 875.000 TL ve ecrmisil talebini ise 16.000 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı, dava konusu taşınmaz için muvakkat işgalle ilgili olarak ... Valiliği İdare Kurulu Müdürlüğünden 08.01.2009 tarihli karar alındığını, davacının iddia ettiği gibi 2006 yılından beri işgal olmadığını, taşınmazın 60.000 m²'lik kısmı için muvakkat işgal kararı alınmışsa da daha az bir alandan malzeme alınmış olabileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, haksız müdahalenin keşfen belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının çekişme konusu 217 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğu ve anılan taşınmaz için yapılan kamulaştırma işlemi olmadan davalı idare tarafından yol yapımında kullanılmak üzere taşınmazdan toprak alındığı anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki, temel haklardan biri olarak Anayasanın 35. madde hükmü ile güvence altına alınan mülkiyet hakkı, maliki olan kişiye yasal sınırlar içinde istediği gibi kullanma ve semerelerinden yararlanma imkanı tanıyan mutlak bir hak niteliğindedir. Bu hak ancak kamu yararı amacıyla ve yasayla sınırlandırılabilir. Taşınmaz maliki istemedikçe mülkiyet hakkından yoksun bırakılamaz. Anayasanın 35. ve 46. maddelerinin açık hükmü gereği taşınmazdaki mülkiyet hakkına yapılan müdahalelerin yasal olması zorunludur. Yasal olmayan her türlü müdahale mülkiyet hakkının özünü zedeleyici nitelikte olduğundan, müdahale ile değişen kullanım amaç ve şeklinin eski hale getirilmesi de verilen zararın tam zarar karşılığı olduğu açıktır.
Somut olayda; 2 kez keşif yapılarak taşınmazın tamamı için eski hale getirme bedeli olarak 2.468.618,17 TL, davacının payına düşen miktarın 875.000,00 TL olarak ve 2006-2010 yılları arasında taşınmazın tamamı için istenebilecek ecrimisil bedelinin 45.626,17 TL, davacının payına düşen miktarın ise 16.000 TL olduğunun belirlenmiş ise de; ancak alınan raporların hükme yeterli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Şöyle ki, 17.04.2014 havale tarihli krokide (B) ve (C) harfi ile gösterilen kısımların kazı ve hafriyat çıkarılan alan olduğunun belirtildiği, ancak (C) ile gösterilen kısmın tekrar doldurulduğu belirtilmiş, ayrıca dosya arasına dava konusu taşınmazın 2006 yılından önceki topografik yapısını gösteren fotoğraflar alınmış, ancak anılan fotoğraflar keşif sırasında taşınmaza uygulanmamış ve arazinin önceki ve son durumlarının karşılaştırılması yapılmamıştır.
Öte yandan, davanın 09.02.2010 tarihinde açıldığı dikkate alınarak ecrimisil hesabının anılan tarihe kadar yapılması gerekirken dava tarihinden sonraki dönemin ecrimisil hesabına katılmış olması da doğru değildir.
Hal böyle olunca, bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden mahallinde keşif yapılarak dosya arasına alınan arazinin topagrafik fotoğraflarının uygulanması suretiyle dava konusu taşınmazın hangi bölümlerinden ne kadar toprak alındığının tespit edilmesi, taşınmazın 2006 yılından önceki hali ile mevcut durumun karşılaştırması yapılarak eski hale getirme masraflarının belirlenmesi ve ecrimisil hesabının da dava tarihine kadar olan dönem için hesaplanması gerekirken değinilen hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Kabule göre de, Harçlar Kanunun 12/c maddesi gereğince davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle davacı tarafından 28.05.2015 tarihinde ıslah ile yatırılan 14.703,73 TL peşin nisbi harcın davacıya iadesi gerekirken yargılama giderleri içinde sayılmış olması ve taşınmazın tamamı için belirlenen ecrmisil ile eski hale getirme bedelinden davacının payına isabet eden değerin belirlenmesi için bilirkişi raporu alınması gerekirken anılan hususların gözardı edilmiş olması da isabetsizdir.
Davalının bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 14.12.2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.


(Muhalif) (Muhalif)


-KARŞI OY-

Dava, ecrimisil ve taşınmazdan toprak alınması nedeniyle eski hale getirme bedelinin tahsili isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Çekişme konusu tarla nitelikli 279.873.55 m² miktarlı taşınmazın davacı ve dava dışı kişiler adına paylı mülkiyet üzere kayıtlı olduğu, ... - ... Karayolunun yapımı sırasında taşınmazın bir bölümünden dolgu malzemesi alındığı sabittir.
Yapılan keşifler sonucu bilirkişiler, taşınmazın bir bölümünden alınan toprak nedeniyle yer yer 3-11 metre derinlik oluştuğunu toprak alımı nedeniyle bu bölümlerde tarımsal faaliyet yapılamayacağını rapor etmişlerdir. Ancak, bilirkişi raporlarında toprak alınan bölümün miktarı açısından çelişki bulunmaktadır.
Bilindiği üzere taşınmazların tamamen yok olmaları halinde eski hale getirme bedeli taşınmazların sürüm değerini aşıyor ise taşınmaz sahiplerine tanınacak hak sürüm değerini aşamaz.
Bu durumda çoğunluğun ecrimisil ile ilgili bozma gerekçesine katılmakla birlikte, yerinde bilirkişi kurulu aracılığı ile yeniden keşif yapılarak toprak alınmak suretiyle tarım yapılamayacak duruma gelen miktarın, önceki raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek biçimde saptanması, saptanacak bu bölümün dava tarihindeki sürüm değeri ile eski hale getirme bedelinin belirlenmesi, eski hale getirme giderinin sürüm değerini aşması halinde bu bölüm yönünden davacının taşınmazdaki payı da gözetilerek davalı idare lehine terkin ve tapu kaydının onun adına düzeltilmesine, belirlenen sürüm değerinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi için hükmün bozulması düşüncesinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılamıyoruz.




  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Kararları



cron