Forum ana sayfa 1. Hukuk Dairesi 2015/5904 E. , 2017/7056 K.

1. Hukuk Dairesi 2015/5904 E. , 2017/7056 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 388739
Konum: İstanbul



1. Hukuk Dairesi 2015/5904 E. , 2017/7056 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ

Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... 'un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Davacı, 11 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 5 nolu bağımsız bölümün maliki olduğunu, söz konusu taşınmazda davalının bedel ödemeden ikamet ettiğini belirterek el atmanın önlenmesine ve davalının taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; yargılama sırasında davacı tarafından davaya konu taşınmazın temlik edilmesi nedeniyle hukuki yarar yokluğundan, el atmanın önlenmesi ve tahliye istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 11 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 5 nolu bağımsız bölümün davacıya ait olduğu sabittir.
Ne var ki, davacı vekili 22.10.2014 tarihli oturumda dava konusu taşınmazın davacı tarafından satılması nedeniyle davanın konusuz kaldığını bildirmiş ve mahkemece yazılı şekilde karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, dava açıldıktan sonra da sınırlayıcı bir neden bulunmadığı takdirde dava konusu malın veya hakkın üçüncü kişilere devredilebilmesi tasarruf serbestisi kuralının bir gereği, hak sahibi veya malik olmanın da doğal bir sonucudur. Usul Hukukumuzda da ayrık durumlar dışında dava konusu mal veya hakkın davanın devamı sırasında devredilebileceği kabul edilmiş, 6100 sayılı HMK’nın 125. maddesinde dava konusunun taraflarca üçüncü kişiye devir ve temliki halinde yapılacak usuli işlemler düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK’nun 125/2. maddesinde; dava açıldıktan sonra davacı, dava konusunu (müddeabihi) bir başkasına temlik ettiği takdirde; devralmış olan kişinin, görülmekte olan davada davacının yerine geçeceği ve davanın kaldığı yerden devam edeceği hükmüne yer verilmiştir.
Bu usul kuralının kendiliğinden (re'sen) gözetilmesi gerektiği de açıktır.
Nitekim, somut olayda HMK’nın 125. maddesinin uygulama koşularının oluşup oluşmadığı hususları üzerinde mahkemece durulmamıştır.
Hal böyle olunca; dava konusu 11 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 5 nolu bağımsız bölümün güncel tapu kaydının getirtilerek, gerçekten davacı tarafça davaya konu taşınmazın satılıp satılmadığının tespit edilmesi, davacı tarafça taşınmaz satılmış ise temlik alan yeni malikin HMK'nın 125/2 maddesi uyarınca davacı sıfatıyla davada yer alarak taraf teşkilinin oluşturulması, taraf teşkili sağlandıktan sonra delillerin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.
Davalının temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 04.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Kararları