Forum ana sayfa 1. Hukuk Dairesi 2015/5673 E. , 2017/7540 K.

1. Hukuk Dairesi 2015/5673 E. , 2017/7540 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 364680
Konum: İstanbul







1. Hukuk Dairesi 2015/5673 E. , 2017/7540 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVALILAR : ... V.D.
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL


Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece tavzih talebinin reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, tavzih isteğine ilişkindir.
Tavzih talep eden davacı vekili, kararın hüküm fıkrasının "davacının davasının kabulüne, ... ili, ... ilçesi, ... köyü Kırbelen mevkiinde kain davalılar adına kayıtlı ve tasarrufta bulundukları cümlesinden sonra gelen kısmının 28/05/2007 tarihli bilirkişi raporunda 1251 parselde sarı renge boyalı olarak gösterilen 284/E (133.250m2) kırmızı renge boyalı olarak gösterilen 285/F (411.000 m2) 1071 parselde mor renge boyalı olarak gösterilen 1071/H (6883,15 m2), 1070 parselde pembe renge boyalı olarak gösterilen 1070/J (326,87 m2) ilgili mükerrer tapu kayıtlarının iptaline" şeklindeki infaza icraya imkan verecek ve uygulayıcı kurumun infazla ilgili tereddütlerini ortadan kaldıracak şekilde inceleme yapılmak suretiyle 6100 sayılı HMK nın 305, 306 maddeleri uyarınca tazvihen kararın düzeltilmesini istemiştir.
Davalı ... belediye Başkanlığı bilirkişi raporunun aleyhe olan yönlerini ve yasal şartları oluşmayan tavzih taleplerinin reddini savunmuştur.
Mahkemece, verilen kararın Yargıtay denetiminden geçerek 10.03.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla davacı vekilinin talebinin tavzih ile değiştirilemeyeceği gerekçesi ile tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının, 1954 yılında yapılan kadastro tespitinde adına tescil edilen 284 ve 285 parsel sayılı taşınmazların, 1960 yılında toprak tevzi komisyonunca oluşturulan 1070, 1071 parseller ile yine 1976 yılında toprak tevzi komisyonunca oluşturulan 1251 parsel sayılı taşınmazlar ile mükerrer olarak kayıt oluşturduğunu ileri sürerek, mükerrer kısımların tapularının iptaline karar verilmesini istediği, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın, Dairece; “davanın kabulü ile mükerrer kaydın iptaline karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak davalı ... yönünden yargılama giderinin hatalı belirlendiği” gerekçesiyle bozulduğu, mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile, ... ili ... ilçesi ... Köyü ... mevkiinde kain davalılar adına kayıtla ve tasarrufta bulundukları 1070 1071 1251 parsellerin 28/05/2007 tarihli bilirkişi raporunda sarıya boyalı olarak gösterdikleri 284/E ( 133,250 M2 ) kırmızıya boyalı olarak gösterdikleri 285/F (411,000 m2) mor renge boyalı olarak gösterdikleri 1071/ H (6883,15 m2) pembe renge boyalı olarak gösterilen 1070/J (326,87 m2 ) ile ilgili tapu kayıtlarının iptaline şeklinde karar verildiği, verilen kararın derecattan geçerek 10.03.2014 tarihinde kesinleştiği ve davacının da anılan hükme karşı tavzih talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; 6100 sayılı HMK. nun 305. maddesinde tavzih müessesesi düzenlenmiş olup, bu maddenin birinci fıkrasında ''hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir'' hükmüne, 2. fıkrada ise, ''hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez'' hükmü öngörülmüştür.
Somut olayda; davacı tarafça, mahkemece verilen hükmün yeterince açık olmadığı, infaza ve icraya elverişli olmadığı, Tapu müdürlüğü tarafından bu sebeplerle işlem yapılamadığı gerekçesi ile tavzih talebinde bulunulduğu görülmekle, mahkemece bu konuda herhangi bir araştırma yapılmadan tavzih talebinin reddine karar verilmesi isabetli değildir.
Hal böyle olunca,davacı taraftan söz konusu husus ile ilgili Tapu Müdürlüğüne yapılan başvuru ve tapu müdürlüğünce, yapılan başvurunun reddine ilişkin verilmiş herhangi bir yazının veya kararın bulunup bulunmadığının araştırılması, hükmün infaz edilememe nedenleri hakkında Tapu müdürlüğünden bilgi alınması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.




  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Kararları