Forum ana sayfa 1. Hukuk Dairesi 2015/5505 E. , 2017/7255 K.

1. Hukuk Dairesi 2015/5505 E. , 2017/7255 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 366171
Konum: İstanbul







1. Hukuk Dairesi 2015/5505 E. , 2017/7255 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ...ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVALILAR : ... V.D.
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ VE ECRİMİSİL


Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine ilişkin olarak verilen karar davalılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... 'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davacı, paydaşı olduğu 161 ada 4, 162 ada 9,19 , 168 ada 9 , 170 ada 3,6 , 171 ada 5,8 , 210 ada 2,4, 211 ada 7,9 , 212 ada 2, 214 ada 4 , 216 ada 8, 17, 18, 217 ada 1, 2 , 219 ada 8 , 221 ada 4 ve 225 ada 10 parsel sayılı taşınmazların kullanımının davalılar tarafından engellendiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalı ... bakımından tecavüzün keşfen sabit olduğu gerekçesiyle elatmasının önlenmesine ve ecrimisile, davalı ... bakımından yargılama aşamasında öldüğü gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki; tarafların tüm delilleri toplanıp, tetkik edildikten, son sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra hakimin, 6100 s. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 298. maddesi uyarınca kararı gerekçesi ile birlikte (tam olarak) yazması ve hüküm sonucunu HMK'nın 297/2. maddesinde öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır.
Ne var ki, uygulamada HMK' nın 294.maddesinin getirdiği imkândan faydalanılarak bazı zorunlu nedenlerle sadece hükmün sonucu tutanağı geçirilip tefhim edilmekte, gerekçeli karar daha sonra yazılmaktadır.
İşte bu gibi hallerde, tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren tefhim ile aleniyet ve hukuki varlık kazanan kısa karara daha sonra yazılan gerekçeli kararın uygun olması zorunludur. Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak yoktur. Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması, yargılamanın aleniyeti, kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasanın 141. maddesi ile HMK'nin yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum oluşturur. Ayrıca anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir. Aksine düşünce ve uygulama yargı, yargıç ve kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile de bağdaşmaz.
Somut olayda, değinilen ilke ve yasa hükümleri gözardı edilerek kısa kararda "Davalılar Osman ve ...’ların, dava konusu taşınmazların tümünde, davacıya ait 1/5 paylara elatmalarının önlenmesine " şeklinde karar verildiği halde, gerekçeli kararda "Davalı ...’ın dava konusu taşınmazların tümünde, davacıya ait 1/5 paylara elatmalarının önlenmesine, Davalı ... yönünden açılan meni müdahale davası ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına " denilmek suretiyle kısa kararla çelişkili olarak gerekçeli karar yazılması doğru değildir.
Davalıların temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yerolmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 11/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.




  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Kararları