Forum ana sayfa 1. Hukuk Dairesi 2015/4271 E. , 2017/7204 K.

1. Hukuk Dairesi 2015/4271 E. , 2017/7204 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 364652
Konum: İstanbul







1. Hukuk Dairesi 2015/4271 E. , 2017/7204 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ...ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVALILAR : ... V.D.
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nun raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacılar, mirasbırakanları ... ... 'nın ölümünden kısa bir süre önce 23.09.1982 tarihinde maliki olduğu taşınmazların bir bölümünü ... ... 'ye mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak satış suretiyle devrettiğini, ... ... ’nin de 5281 ada 32 parsel, 467 parsel, 21697 ada 3 parsel, 21598 ada 2 parsel sayılı taşınmazları muvazaalı olarak davalı ...’ya, 16728 ada 34 parsel sayılı taşınmazı davalı ...’ye temlik ettiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazların davalılar ... ve ... adına kayıtlı olan paylarının iptali ile miras payları oranında adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, verilen kesin sürede yargılama gideri yatırılmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 226. maddesinin 1.fıkrası; “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.” şeklinde düzenleme yapmıştır.
Öte yandan; 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunun 3. maddesinin 2 ve 3. fıkrası; ‘’ Bilirkişi, raporunda çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz; hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz. Genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.'' şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Somut olayda, çekişmeli taşınmazların temlikinin muris muvazaası ile illetli olup olmadığı hususu hakim tarafından değerlendirilebilecek bir konu olup buna yönelik bilirkişiden rapor istenmesi ve davacılara da bilirkişi ücretini yatırmaları için kesin süre verilmesi usul hukukuna aykırıdır.
Hal böyle olunca, yukarıdaki açıklamalar dikkate alınarak işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken usule aykırı kesin süre verilerek ve kesin süreye uyulmadığı gerekçesi ile davanın reddedilmesi doğru değildir.
Davacıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 07.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.




  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Kararları