Forum ana sayfa 1. Hukuk Dairesi 2015/3933 E. , 2017/7449 K.

1. Hukuk Dairesi 2015/3933 E. , 2017/7449 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 387573
Konum: İstanbul



1. Hukuk Dairesi 2015/3933 E. , 2017/7449 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar taraflar vekillerince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı; kardeşi mirasbırakan...'nin maliki olduğu 628 ve 629 parsel sayılı taşınmazların intifa hakkını muhafaza ederek çıplak mülkiyetini bağış yolu ile 17.03.1983 tarihinde...’e devrettiğini,...'ün 628 parsel sayılı taşınmazı 17.05.2010 tarihinde yakından tanıdığı ve güvendiği davalılara 1/3'er pay ile satış suretiyle devrettiğini, mirasbırakanı...'nin 1978 tarihinden beri tasarruf ehliyetine sahip olmadığını ileri sürerek davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalılar, tapuya güven ilkesi gereği hareket ettiklerini ve iyiniyetli olduklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin hüküm dairece, "davalıların iyi niyetli olup olmadıklarının yöntemine uygun araştırma yapılarak belirlenmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonrasında mahkemece, davalıların kötü niyetli olduklarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ne var ki, mahkemece yapılan incelemenin hükme elverişli olduğunu söyleyebilme imkanı yoktur.
Şöyle ki, dosya içeriği ve toplanan delillerden; ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/26 Esas, 2015/180 Karar sayılı dava dosyasında, davacı tarafından ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı olarak mirasbırakan ... tarafından düzenlenen 17.09.1982 tarihli vasiyetnamenin iptali istemiyle açılan davada alınan, Adli Tıp Kurumu 4. Adli Tıp İhtisas Dairesi’nin 15.08.2012 tarihli ve Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'nun 18.12.2014 tarihli raporları ile, vasiyetname tarihi olan 17.09.1982 tarihinde, mirasbırakan ...’nin fiili ehliyete haiz olduğuna karar verildiği gerekçesiyle, yerel mahkemece davanın reddine karar verildiği ve kararın deracattan geçerek 02.05.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Eldeki davada ise, temlik tarihi olan 17.03.1983 tarihi itibariyle mirasbırakan ...’nin hukuki işlem ehliyetini haiz olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınmamış, ancak başka dava dosyalarından temin edilen mirasbırakanın 1978'den beri akıl hastalığını haiz olduğunun bildirildiği Adli Tıp Kurumu'nun 29.05.1989 ve 15.01.2002 tarihli raporlarına itibar edilerek sonuca gidilmiş ve ayrıca bozma ilamında belirtilen iyiniyet hususunda da mahkemece yeterli araştırma yapılmamıştır.
Davada, ehliyetsizlik hukuksal sebebine dayanıldığına göre, ehliyetsizlik kamu düzeni ile ilgili olduğundan öncelikle ehliyetsizlik konusunda inceleme yapılması gerekeceği kuşkusuzdur.
Hâl böyle olunca; öncelikle ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/26 Esas sayılı dava dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu 4. Adli Tıp İhtisas Dairesi’nin 15.08.2012 tarihli ve Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’nun 18.12.2014 tarihli raporları dosyaya eklenmek suretiyle, temlik (17.03.1983) tarihinde mirasbırakan ...’nin ehliyetli olup olmadığı yönünde Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’ndan rapor alınması, mirasbırakanın ehliyetli olduğunun saptanması halinde; davanın reddine karar verilmesi, mirasbırakanın ehliyetsiz olduğunun saptanması halinde ise; bozmadan önce dinlenilen tanıklar tekrar çağrılarak önceki bozmada değinilen ilkeler uyarınca edinimlerinde iyiniyetli olup olmadıklarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
Davalıların açıklanan yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile yerel mahkeme kararının açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 18.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Kararları