Forum ana sayfa 3. Hukuk Dairesi 2017/14046 E. , 2017/17757 K.

3. Hukuk Dairesi 2017/14046 E. , 2017/17757 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 391204
Konum: İstanbul



3. Hukuk Dairesi 2017/14046 E. , 2017/17757 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, hastanenin 17/08/1999 tarihinde deprem nedeni ile yıkıldığını, binayı malik ve müteahhit olan davalı ...'dan kiraladığını, diğer davalıların sorumlu mühendis olduklarını, makine ve cihazların zarar gördüğünü, kar mahrumiyeti olduğunu, borçların büyüdüğünü ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere, 1.437.880 USD ile 465.798.00.- TL'nin olay tarihinden banka reeskont faiz oranı ile birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece; Davacı tarafça davalı ... hakkında açılan davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
Davacı tarafça Davalılar ... ve ... hakkında açılan davanın KISMEN KABUL-KISMEN REDDİ ile, 5.000,00 USD'nın 17/08/1999 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Davacı tarafça dava dilekçesi ile talep edilen miktardan 1.432.880,00 USD ile 470.798,45 TL 'lik kısma ilişkin olarak açılan davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmiş,hüküm davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Gerekçeli karar ile kısa kararın farklı olduğu, kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkraları arasında çelişki oluşturulduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK’nun “Hüküm, hükmün verilmesi ve tefhimi” başlıklı 294. maddesinde açıklandığı üzere mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür. Hüküm, yargılamanın sona erdiği duruşmada verilir ve tefhim olunur.
Aynı yasanın “Hükmün kapsamı” başlıklı 297. maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
“Hükmün yazılması” başlıklı 298. maddesi gereğince de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.
Somut uyuşmazlıkta ; gerekçeli kararda yeralan ; " Davacı tarafça dava dilekçesi ile talep edilen miktardan 1.432.880,00 USD ile 470.798,45 TL 'lik kısma ilişkin olarak açılan davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA " ilişkin hüküm kısa kararda yeralmamaktadır , temyiz edilen gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olması isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir .
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Kararları