Forum ana sayfa 3. Hukuk Dairesi 2017/12781 E. , 2017/18040 K.

3. Hukuk Dairesi 2017/12781 E. , 2017/18040 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 387569
Konum: İstanbul



3. Hukuk Dairesi 2017/12781 E. , 2017/18040 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki ziynet alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı; davalı ile 2007 yılında evlendiklerini ve evlendikten sonra 1 yıl süreyle davalının ailesi ile birlikte yaşadıklarını, daha sonra kendi evlerine çıkarken ve sonrasında 14.000,00 TL bedelle aile konutunda kullanılmak üzere muhtelif beyaz eşya ve mobilya satın aldıklarını, ayrıca kendisine düğünde takılan ziynet eşyalarının bulunduğunu, öğrenci olması nedeniyle ... giderken ziynet eşyalarını evde bıraktığını, ... döndüğünde aile konutunda bulunan tüm eşyaların davalı tarafından götürülerek evin boşaltıldığını gördüğünü, davalının eşyaları iade etmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla düğünde takılan altın set takımı, 5 adet burma bilezik, 1adet bilezik, 2 adet altın kelepçe, 28 adet çeyrek altın, 5 adet cumhuriyet altını, 1 adet altın kolye ile 2 adet altın künyenin aynen iadesine veya bedelinin ödenmesine ve evlilik birliğinin içerisinde alınan eşyaların bedelinin paylaştırılarak kendisine ait olan kısmının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; davacının iddialarının doğru olmadığını, ziynet eşyalarının kendisinde bulunmadığını, ziynet eşyalarından 3 adet burma bilezik, 21 gr bilezik, 28 adet çeyrek altın ve 2 adet künyenin davacının bilgisi ve rızası doğrultusunda ev ihtiyaçları ve davacının eğitim masrafları için bozdurulduğunu, çeyrek altınların bir kısmı ile de dava konusu ... ... televizyonun alındığını, bu konuda ispat yükünün davacıda olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile dava konusu eşyaların tarafların ortak mülkiyetinde olduğunun tespitine, ziynet eşyalarına ilişkin talebin ise reddine karar verilmiş, hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemiz 03.06.2015 tarih ve 2014/16379 Esas, 2015/10168 Karar sayılı ilamı ile “...Somut olayda, davacı tarafından, ziynet eşyalarının aynen iadesi veya bedelinin ödenmesi talebinin dışında evlilik birliği içerisinde alınan eşyaların bedelinin paylaştırılarak davacıya ait kısmının davalıdan tahsili talep edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde ise; dava konusu ev eşyalarının
tarafların ortak mülkiyetinde olduğunun tespitine dair hüküm kurulmuştur. Davacının talebi ve hakimin hukuki nitelendirmesinden, ziynet eşyası dışındaki eşyalara ilişkin talebin katkı payı alacağına yönelik olduğu anlaşıldığından, her iki talebin temyiz incelemesi de göz önünde bulundurularak taleplerin tefrikine karar verilmesi, katkı payına yönelik talebin ayrı esasa kaydedilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. Bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.” gerekçeleri ile hüküm bozulmuştur.
Mahkemece; bozma kararına uyularak taleplerin tefrikine karar verildikten sonra yapılan yargılama sonucunda; kural olarak kendi iradesi ile evinden ayrılan kadının ziynet eşyalarını da birlikte götürdüğünün kabul edilmesi gerektiği, bazı ziynet eşyalarının davacının rızası ile bozdurularak ihtiyaçları için harcandığı, bir kısmının çalındığı, bu husustaki iddiaların ispat yükünün davacı tarafa ait olduğu, davacı tarafa yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatıldığı, davacı vekilinin davalıya yemin teklif etmediklerini bildirdiği, davacı tarafın ziynet eşyalarının davalıda kaldığını ispat edemediği anlaşılmakla ziynet eşyalarına ilişkin talebin reddine karar verilmiş hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Uyuşmazlık, ziynet eşyalarının iadesine ilişkindir.
Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlamakla yükümlüdür.
Kural olarak düğün sırasında takılan ziynet eşyaları kim tarafından takılırsa takılsın, aksine bir anlaşma bulunmadıkça kadına bağışlanmış sayılır ve artık onun kişisel malı niteliğini kazanır. Bu eşyaların iade edilmemek üzere kocaya verildiği, kadının isteği ve onayı ile bozdurulup müşterek ihtiyaçlar için harcandığı hususu davalı tarafça kanıtlandığı takdirde, koca bu eşyaları iadeden kurtulur.
Davacı kadın, dava konusu edilen ziynet eşyalarının davalıda kaldığını ileri sürmüş, davalı koca ise ziynet eşyalarının bir kısımının evin ihtiyaçları ve davacının eğitimi için bozdurulduğunu savunmuştur.
Hal böyle olunca mahkemece, davalının savunmasında ev ihtiyaçları için bozdurulduğunu ikrar ettiği ziynetler yönünden, bunların kadının isteği ve onayı ile iade edilmemek üzere bozdurulduğu hususunda ispat yükünün davalıda olduğu dikkate alınarak; evlilik birliği içinde ihtiyaçlar için bozdurulduğu anlaşılan ziynet eşyaları (ayar, gram ve bedeli) yönünden, davacının rızasını ispat için davalıya imkan tanınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik incelemeyle ispat yükünün davacıda olduğu ve davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle yazılı şekilde davanın tümden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Kararları