Forum ana sayfa 3. Hukuk Dairesi 2017/12646 E. , 2017/18209 K.

3. Hukuk Dairesi 2017/12646 E. , 2017/18209 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 391684
Konum: İstanbul



3. Hukuk Dairesi 2017/12646 E. , 2017/18209 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali-tenfizi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacılar/birleşen davalılar; muris ...'in 15/06/2006 tarihinde vefat ettiğini, murisin davaya konu olan taşınmazdaki hissesinin 1/2 sini 17/08/1984 tarihinde dava dışı ...'ye sattığını, geri kalan 1/2 hissesini ... Noterliğinin 22/08/1984 tarih ... yevmiye numara ile düzenlediği vasiyetname ile davalılar lehine vasiyet ettiğini, her iki hukuki işlemin tarafları ve yapılış zamanları dikkate alındığında murisin gerçek niyetinin kendilerinin taşınmazdan faydalanmalarını önlemek olduğunu, murisin yapmış olduğu vasiyetname ile saklı paylarını ihlal ettiğini ileri sürerek vasiyetnamenin iptalini, aksi halde kendilerinin saklı payları gözetilerek tenkis kararı verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalılar/birleşen davacılar; davacılar/birleşen davalılar ile üvey kardeş olduklarını, vasiyetnamenin iptaline ilişkin sebeplerin hiç birisinin somut olayda var olmadığını, vasiyetnamenin yasaya ve usule uygun düzenlendiğini, tenkis iddialarının hukuka aykırı olduğunu, murisin tüm mal varlığını kendilerine bağışlamadığını, ... köyündeki malvarlığını tüm mirasçılarına bıraktığını belirterek davanın reddini talep etmişler, birleşen davada ise; davaya konu ... Noterliğinin 22/08/1984 tarih ... yevmiye numara ile düzenlediği vasiyetnamenin tenfizini, 966 ada 57 parselde kayıtlı kargir ev vasıflı muris adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalılar/birleşen davacılar adına eşit şekilde tesciline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Mahkemece; davacının davasının reddine karar verilmiş, hüküm; taraflarca temyiz edilmiştir.
1-) HMK'nun 166.maddesine göre, ayrı ayrı açılmış davaların aralarında bağlantı bulunmaları koşulu ile birleştirilerek bakılabilmeleri mümkündür.
Ancak; birleştirme kararı, taraflar arasındaki uyuşmazlığı esastan çözümleyen bir karar değildir. Bu karar, sadece birleştirilen davaların tahkikat safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğurmaktadır. Diğer bir anlatımla, asıl ve birleşen davalar birbirinden bağımsız, müstakil davalardır. Bu nedenle, asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı karara bağlanması, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin ayrı ayrı tayin edilmesi gerekmektedir.
Somut olayda; asıl ve birleştirilen davalar için ayrı ayrı hüküm kurulmamış, yargılama giderleri ve vekalet ücretleri ayrı ayrı tayin edilmemiştir (HMK. Md 297).
Hal böyle olunca, mahkemece; birleştirilen dava için ayrı hüküm kurularak yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin ayrı ayrı belirlenmesi gerekirken, bu ilke gözardı edilerek, infazı kabil olmayacak şekilde yukarıdaki gibi hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
2-) Bozma nedenine göre, tarafları diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince taraflar yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Kararları