Forum ana sayfa 3. Hukuk Dairesi 2017/12505 E. , 2017/18158 K.

3. Hukuk Dairesi 2017/12505 E. , 2017/18158 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 388205
Konum: İstanbul



3. Hukuk Dairesi 2017/12505 E. , 2017/18158 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraflarca tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı; müvekkili şirketin saman deposu olarak kullandığı yapıda, 14.03.2013 günü, davalı şirkete ait elektrik tellerinin salınım yaparak samanlığın metal çatısına temas etmesi sonucu oluşan ark nedeni ile yangın çıktığını ve samanlık içinde bulunan yaklaşık 119.335,50 kg. samanın yandığını, meydana gelen olayda davalı kurumun kusuru ve sorumluluğu bulunduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 95.468,40 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı; dava konusu yangının davalı kuruma ait elektrik tellerinden çıktığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını ve bu olayda müvekkili davalının kusurunun olmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, hesap bilirkişisinin 28.08.2014 tarihli raporunda olay tarihi itibarıyla hesap ettiği 95.022,00 TL maddi zarardan % 30 takdir indirimi yapılmak suretiyle 66.515,40 TL maddi tazminatın 14.03.2013 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; Dairemizin, 28.09.2016 tarih, 2016/9456 Esas, 2016/11337 Karar sayılı ilamı ile, “dosya kapsamına göre, davacının uğradığı zarar ve tazminat miktarı (kapsamı) belirlenebilir nitelikte olup, mahkemece, zarar miktarının kesinlik kazanmadığı gerekçesi ile tespit edilen zarar miktarından hakkaniyet indirimi yapılması doğru olmadığı” belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, dosyada mevcut 14.03.2013 tarihli itfaiye amirliği yangın raporu ve tanık beyanına göre 5000 balye samanın yandığı, hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen 28.08.2014 tarihli raporda; davacının maddi zararının 95.022,00 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekili aracılığı ile hükme ilişkin temyiz itirazlarını ileri sürmüş ise de; gerekçeli kararın davalı tarafa 27.03.2016 tarihinde tebliğ edildiği, ve 06.04.2016 tarihinde temyiz edildiği bu haliyle, 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde temyiz yasa yoluna başvurulmamış olduğundan davalının temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden kararı temyiz etmiş olup, incelemesinde;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 02 Ocak 2017 günlü Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesinin birinci fıkrasına göre“ Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10 uncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.
Somut olayda; mahkemece, davacının talep ettiği 95.468,40 TL tazminatın 95.022,00 TL’si yönünden davanın kısmen kabulüne karar verildiği, reddedilen 446,40 TL üzerinden hesaplanacak vekalet ücretinin maktu vekalet ücretinden daha az olamayacağı düşünülerek, 1.980,00 TL nisbi vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan düzenleme karşısında; kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin, reddedilen miktarı geçemeyeceği gözetilmeksizin, mahkemece davanın reddedilen kısmı üzerinden davalı lehine 1.980,00 TL nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK .436/2 maddesi gereğidir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle davalının temyiz isteminin REDDİNE, ikinci bentte açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün 8.fıkrasında yer alan “... 1.980,00 TL ... ’’ ifadesinin hükümden çıkartılarak yerine “...446,50 TL ” ifadesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.12.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Kararları