Forum ana sayfa 3. Hukuk Dairesi 2017/7856 E. , 2017/17821 K.

3. Hukuk Dairesi 2017/7856 E. , 2017/17821 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 391984
Konum: İstanbul



3. Hukuk Dairesi 2017/7856 E. , 2017/17821 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki kiralananın tahliyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacılar, davalının kiracı olduğu taşınmazın konut olarak kullanılmak amacı ile 25.08.2015 tarihinde satın aldıklarını, 21.09.2015 tarihli ihtarname ile kira dönemi sonunda kiralananın tahliye edilmesinin davalıya bildirildiğini belirterek kiralananın tahliyesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taşınmazın 6/7 hissesinin ..., 1/14 hissesinin ... ve 1/14 hissesinin ... adına kayıtlı olduğu, kiralananın bulunduğu taşınmazda kat mülkiyeti kurulu olmadığı için davacıların hangi bağımsız bölümün maliki oldukları anlaşılamadığını, davacıların yurt dışında yaşadıkları ve Türkiye'de sürekli ikamet etmedikleri, ihtiyacın gerçek ve samimi olmadığı, eski ve yeni malikin baba-oğul oldukları, kiralananın satışının sırf davalı kiracıyı tahliye etmeye yönelik olduğu izleniminin oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arzetmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir.
Davaya konu olan 01.11.2014 tarihli kira sözleşmesinde, kiralananın adresi ... Mahallesi, ... Sk. No : 7, D.2 olarak belirtilmiştir. Davacılar taşınmazda paylı mülkiyet hükümlerine göre malik olup dava konusu dairenin satın alındığı ileri sürmektedirler. Dosyaya sunulan, davacılar adına düzenlenen emlak vergisi bildirimi ile bina beyannamesinde, taşınmazın kira sözleşmesinde belirtilen adres, 2 nolu daire olduğu görülmektedir. Mahkemece, davacıların hangi bağımsız bölümün maliki oldukları anlaşılamadığını gerekçesiyle davanın reddine
karar verilmiş ise de; bina beyanname örneği ve emlak vergisi bildiriminin değerlendirilmediği anlaşılmaktadır.Öte yandan satışta muvazaa iddiasının tahliye davalarında dinlenebilme olanağı da yoktur. Bu nedenle Mahkemece, davacılar tarafından satın alınan bağımsız bölümün belirlenmesi, ihtiyaç iddiasının gerçek, samimi ve zorunlu olup olmadığı hususunda taraf delilleri toplanarak işin esasının incelenmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca davacılar yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 19.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Kararları