Forum ana sayfa 3. Hukuk Dairesi 2017/7846 E. , 2017/17820 K.

3. Hukuk Dairesi 2017/7846 E. , 2017/17820 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 391384
Konum: İstanbul



3. Hukuk Dairesi 2017/7846 E. , 2017/17820 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki kiralanın tahliyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, malik olduğu taşınmazda, davalının 01/03/2014 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, eski binayı tamamen yıkarak taşınmaz üzerinde büyük bir proje inşa edeceğini, bu hususun 16/09/2014 tarihli ihtarname ile davalıya bildirdiğini ancak davalının taşınmazı tahliye etmediğini belirterek kiralananın tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının dava konusu mecuru satın almak suretiyle kiralayan durumuna geldiği, davacının açtığı davanın yeniden inşa ve imar nedeniyle tahliye davası olması nedeniyle davacıya avam proje ve mimari projeyi ibraz etmek üzere verilen sürelere rağmen davacı tarafça onaylı herhangi bir proje ibraz edilmediği, belediyenin cevabi yazısından anlaşıldığı üzere davacının belediyeye herhangi bir proje başvurusunun bulunmadığı, davacı tarafça davalının tahliyesini gerektirir esaslı bir inşai faaliyet yapılacağı hususunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Borçlar Kanun'unun 350/2. maddesi hükmü uyarınca kiralananın yeniden inşa veya imar amacıyla esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi nedeniyle açılacak tahliye davalarında, imarca tasdikli mimari ya da avan projenin ibrazı zorunludur. Ne var ki söz konusu projenin davanın açıldığı sırada verilmesi şart olmayıp dava tarihinden sonra da ibrazı mümkündür.
Somut olayda, davacı vekili, projenin uygulanacağı alanın çok geniş bir saha olduğunu, birden çok taşınmaz mevcut olup tevhid işlemlerinin gerçekleştirileceğini, bu nedenle projenin onay aşamasına gelmediğini beyanla süre verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tensip tutanağı ile projenin ibrazı için kesin süre verildiği gerekçesiyle talebin reddine karar verilerek davanın esasına yönelik hüküm kurulmuş ise de tensip tutanağı ile verilen kesin sürede, kesin süreye uyulmamasının sonuçları açıkça belirtilmediği gibi bu konuda ihtarlı davetiye tebliğ edilmemiştir. Yukarıda açıklandığı üzere projenin dava tarihinden sonra ibrazı mümkün olduğuna göre Mahkemece ilgili tarafa proje ibrazı için usulüne uygun şekilde kesin süre verilerek sonucuna göre deliller değerlendirilip bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Kararları