Forum ana sayfa 3. Hukuk Dairesi 2017/7553 E. , 2017/17909 K.

3. Hukuk Dairesi 2017/7553 E. , 2017/17909 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 388515
Konum: İstanbul



3. Hukuk Dairesi 2017/7553 E. , 2017/17909 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki kiralananın tahliyesi ve alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, davalının, davacıya ait taşınmazda 01/08/2012 tarihli şifai sözleşmeye göre aylık 750 TL kira bedeli karşılığı kiracı olduğunu, davalının 2014 yılı Kasım ve Aralık ayları ile 2015 yılı Ocak, Şubat, Mart ve Nisan aylarına ait kira bedellerini ödemediğini, davalıya ödenmeyen kira bedellerinin ödenmesi, aksi halde akdin feshi ile temerrütten dolayı tahliye davası açılacağının ihtarname ile bildirildiğini, davalının ihtarnameye rağmen kira bedellerini ödemediğini belirterek, birikmiş kira bedeli olan 4.500 TL 'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davalının mecurdan tahliyesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taraflar arasında bir kira ilişkisinin bulunmadığını, davacıya bugüne kadar kira adı altında hiç bir ödeme yapılmadığını, bu gayrimenkulün davalıya ait iken davalının dolandırılması sonucu el değiştirdiğini, belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı 01.08.2012 başlangıç tarihli aylık 750.00 TL bedelli sözlü kira sözleşmesine dayanmış, davalı kira sözleşmesini ve kira ilişkisini inkar etmiştir. Davalı 04.04.2015 tarihinde kollukta verdiği ifadesinde; “benden oturduğum daire için kira istedi. Ben kiramı vermiyorum senden alacağım 300.000 TL parayı verin ben de kiranızı veririm diye söyledim.” şeklindeki beyanı, ayrıca yargılama sırasında dinlenen davalının oğlu olan tanık ...’ın “çekler ödendikten sonra belli bir kira karşılığında oturacağımız söylendi, konuşuldu, aylık 650,00 TL her bir daire için oturacağımız konuşuldu ancak bize verilen çekler ödenmeyince çek tarihlerinden sonra kira paralarını bizde ödemedik, ayrı ayrı babamla biz iki dairede otururuz, her iki daire için ayrı ayrı çekin ödenmesinden sonra 650,00 TL kira karşılığında oturacağımız konuşulmuştu, satıştan sonra biz kira ödemeye devam ettik, kaç ay ödediğimizi hatırlamıyorum, çekler ödenmeyince biz kira ödemeyi bu nedenle kestik, ben
kirayı babama veriyordum, babamın kime verdiğini bilemiyorum.” Şeklinde verdiği ifadesi, ayrıca davalı Tanığı ...’ın “…bildiğim kadarıyla iki daire 1000,00 TL kiraya anlaşmışlar, kira alıp almadığını bilmiyorum, herhalde bir kaç kez ödeme almış, senetler ödenmeyince de ... itiraz etmiş, kiraları ondan sonra ödemedi..." diye beyanda bulunması birlikte değerlendirildiğinde davalının taşınmazın önceki maliki olduğu, taşınmazı davacıya sattığı, satıştan sonra kiracı olarak taşınmazda oturmaya devam edeceği hususunda anlaştıkları anlaşılmaktadır. Bu hususun davalının oğlu olan tanık ... tarafından da doğrulandığı gibi mahkeme dışında kollukta verdiği ifadesi ile de davalı tarafın akdi ilişkinin varlığını kabul ettiği gözetilerek davacının kira alacağı talebine ilişkin tüm delilleri toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Kararları