Forum ana sayfa 3. Hukuk Dairesi 2017/7447 E. , 2017/18227 K.

3. Hukuk Dairesi 2017/7447 E. , 2017/18227 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 387573
Konum: İstanbul



3. Hukuk Dairesi 2017/7447 E. , 2017/18227 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tahliye davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı; davalı şirketin, 03.04.2013 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi ile davacı şirkete ait 600 m2 kapalı alanlı fabrika ve depo olarak kullanılan taşınmazda kiracı olduğunu, davacı şirketin kiracı olduğu taşınmazda bayisi olduğu bazı firmaların akü ve lastiklerini satmakta olduğu ve şirketin depo olarak kullandığı taşınmazın, şirket ortağı ve müdürü ...’a ait olup kira ödendiğini ve bu deponun küçük geldiği için dışarıda kalan malzemelerin çalınması nedeniyle uygun olmadığını, satışa arz ettiği ürünleri muhafaza edeceği uygun ve güvenli başkaca yeri olmaması nedeniyle dava konusu taşınmaza ihtiyaçları olduğunu, ihtiyacının samimi ve gerçek olduğunu belirterek kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ; davacı şirketin faaliyet gösterdeği bölgede sahibi olduğu ve kiracı konumda da olduğu başka gayrimenkulleri bulunduğunu, davalının uzun süre tahliye edilmeyeceğini düşünerek, dava konusu taşınmaza yüksek bedelli birçok faydalı masraf yaptığını, ihtiyaç iddiasının samimi olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı şirkete ait olup 1216 ada 1 nolu parselde bulunan ve 01.01.2012 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile dava dışı ... Ltd. Şti.'ne kiralanan taşınmazın üst katının ayrı giriş ve yük asansörü konularak davacı şirket tarafından, depo olarak, yargılama sırasında kullanılmaya başlandığı ve davacı şirket temsilcisi ...'a ait daha önceden depo olarak kullanılan taşınmazın depo olarak uygun olduğu halde, yargılama sırasında satıldığı gerekçesiyle, ihtiyaç iddiasının gerçek, samimi ve zorunlu olmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Borçlar Kanununun 350/1 maddesine göre konut ihtiyacına dayalı olarak açılan tahliye davalarında tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arz etmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir
Somut olayda; Davada dayanılan ve hükme esas alınan 03.04.2013 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı kiraya veren şirket 27.04.2015 tarihinde açmış olduğu işbu dava ile satışını yaptığı oto lastikleri ve akülerin depolanması için kullanacağı bir depoya ihtiyacı bulunduğunu, satış mağazasına yakın ve en uygun taşınmazın dava konusu taşınmaz olduğunu belirterek işyeri ihtiyacı sebebiyle kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalı şirket hissedarı ve yetkilisi ...'a ait daha önceden depo olarak kullanılan taşınmazın depo olarak uygun olduğu belirtilmiş ise de; davacı şirketin ayrı bir tüzel kişiliği olduğu ve şirket ortaklarına ait taşınmazların şirket malı olarak kabul edilemeyeceği gibi, bahsi geçen taşınmazdan davacı şirketin kendi isteği ile taşındığı ve taşınmazın satıldığı anlaşıldığına göre, davacı şirketin depo olarak bu taşınmazı kullanmaması ihtiyacın samimi olmadığını göstermez.
Dava konusu taşınmaz ve davacı şirkete ait 1216 ada 1 parsel nolu taşınmazda yapılan keşif sonucu alınan 27.01.2016 havale tarihli inşaat ve makine mühendisleri tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; davacı şirkete ait 1216 ada 1 parsel nolu taşınmazın iki katlı olup, zemin katın 1.050 m2 alanında olduğu ve şekerleme imalatı ve gıda paketleme ürünleri ve deposu bulunduğu, davacının kullandığı 1. katın da 1.050 m2 olduğu, girişte yük asansörü bulunduğu, istiflenen oto lastiklerinin tahmini ağırlığının 77 ton, akülerin ağırlığının da 70 ton civarında olduğu, bu malzeme ağırlığının, statik yönden binaya ek yük getirerek zarar verebileceği, ayrıca depolanan malzemelerinin akü ve akümülatör yapımında kullanılan malzemeler olduğundan alt katta depolanan gıda maddelerine hem kimyasal yönden ve hem ekonomik yönden zarar verebileceği, bu nedenle davacının satışa arz ettiği ürünleri muhafaza edeceği uygun ve güvenli yere taşıması gerektiği, dava konusu taşınmazında bu malzemelerin depolanması, depo güvenliği ve ticaretinin sağlanmasının uygun olacağı şeklinde rapor düzenlemişlerdir. Bu durumda, davacının halen kullandığı 1. kattaki taşınmazın depo olarak kullanımının, taşınmaza statik olarak zarar verebileceğinden ve taşınmazın alt katında bulunan gıda maddeleri açısından uygun olmadığı anlaşılmaktadr. Dosyada mevcut deliller karşısında davacının işyeri ihtiyacının gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle Mahkemece, kiracı olan davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmesi gerekirken, değerlendirmede yanılgıya düşülerek yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün davacı taraf yararına HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 26.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Kararları