Forum ana sayfa 3. Hukuk Dairesi 2017/7209 E. , 2017/17902 K.

3. Hukuk Dairesi 2017/7209 E. , 2017/17902 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 389075
Konum: İstanbul



3. Hukuk Dairesi 2017/7209 E. , 2017/17902 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki kiralananın tahliyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı Davalının, dava konusu işyerinde 01/05/2013 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, davacının işyerini 21.11.2014 tarihinde satın aldığını ve durumu ... Noterliğinden gönderdiği 28.11.2014 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname ile davalıya bildirdiğini, davacının ... Eczacılar Odasına kayıtlı Eczacı olduğunu, faaliyet gösterdiği yer için ... Belediyesince yıkım kararı verildiğini , işyerinin iskan ruhsatı olmadığını, gecekondu niteliğinde 35 m2 olduğunu , dava konusu yerin 95 m2 olup merkezi nitelikte ve yanında Çocuk Polikliniği, Bankalar, AVM bulunduğunu, işyerini kendi ihtiyacı için kullanmak için satın aldığını, sözleşmenin bitimini izleyen 1 ay içinde davanın açıldığını, belirterek, işyeri ihtiyacı nedeniyle mecurun tahliyesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın süresinde açılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Dava, yeni malikin gereksinimi nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Konut ya da çatılı işyeri niteliğindeki bir taşınmazı iktisap eden kimse dilerse eski malik ile kiracı arasında yapılmış sözleşmeye dayanarak sözleşmenin sonunda bir ay içinde, dilerse TBK’nun 351. maddesi uyarınca edinme günü de dahil olmak üzere edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla edinme tarihinden itibaren altı ay sonra ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilir. Davanın altı ayın sonunda hemen açılması şart olmayıp sözleşme sonuna kadar açılması mümkündür. Ancak edinmeyi izleyen bir ay içerisinde bildirimin tebliği zorunlu olup bunun sonradan giderilmesi mümkün değildir. Açılacak davada tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın varlığının kanıtlanması gerekir.
Burada kiralananı iktisap eden kişiye dava açma süresi açısından iki imkan tanınmıştır. Bunlardan birini seçmek taşınmazı yeni iktisap eden kişiye aittir. Ancak davacı seçimlik hakkını Türk Borçlar Kanunun 351/1 maddesi yönünde kullanıp bu şekilde davalıya ihtarname keşide ettikten sonra bu iradesinden dönemez. Zira bu yönde iradesini kullanmakla davalıya altı (6) ay oturma hakkı tanımış demektir.
Olayımıza gelince; davacı, davalının önceki malik ile düzenlediği 01/05/2013 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı olduğu taşınmazı 21/11/2014 tarihinde satın aldıktan sonra, ... Noterliği vasıtası ile 28/11/2014 tarihinde davalıya ihtarname keşide ederek “kiralananı işyeri ihtiyacı nedeniyle satın aldığını, bu itibarla iktisaptan itibaren altı ay içinde boşaltılmasını aksi halde 6 aylık yasal sürenin bitiminden sonra Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca muhatap hakkında yeni iktisap ve ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açılacağını” bildirmiştir. Davacı işbu davayı ise sözleşmeye dayanarak 11/05/2015 tarihinde akdin bitimini takip eden bir aylık süre içinde açmıştır
Yukarıda açıklandığı üzere her ne kadar davacının iktisaptan sonra ihtiyaca dayalı olarak dava açmak konusunda seçimlik hakkı mevcut ise de davacı keşide ettiği ihtarname ile davalıya kiralananı boşaltması için iktisap tarihinden itibaren altı ay süre tanımış, davayı ise verdiği sürenin sonunu beklemeden 11/05/2015 tarihinde açmıştır. İhtarname içeriğine göre davalının kiralananda 21/05/2015 tarihine kadar oturma hakkı olup mahkemece, davalıya tanınan altı aylık süreden önce açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 20.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Kararları