Forum ana sayfa 3. Hukuk Dairesi 2017/7192 E. , 2017/17732 K.

3. Hukuk Dairesi 2017/7192 E. , 2017/17732 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 388064
Konum: İstanbul



3. Hukuk Dairesi 2017/7192 E. , 2017/17732 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, davalı kirayaveren ile dava dışı ... arasında 01.02.2012 başlangıç tarihli iki yıl süreli kira sözleşmesinde kendisinin müşterek müteselsil kefil olduğunu, davalı tarafından kira bedellerini ödemeyen kiracı ... ile kendisi aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün 2015/871 Esas sayılı dosyası ile 12.276.16.TL kira alacağının tahsili için icra takibi başlatıldığını, iş bu takipte hem kira alacağının fazla hesaplandığını hem de bileşik faiz işletildiğini, 2013 yılının Kasım ve Aralık ayları ve 2014 yılının Ocak aylarına ait 1.380 TL ve işlemiş faiz 2.853.-TL toplamı olan 4.233.-TL borçtan sorumlu olup, bu miktarı kabul ettiğini belirterek, icra takibine konu bakiye kısım 7.994.16.TL yönünden borçlu olmadığının tespitini, davalı aleyhine icra tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının ... İcra Müdürlüğü 2015/871 Esas sayılı dosyasında 7.994.16.TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda; Davaya dayanak yapılan 01.02.2012 başlangıç tarihli iki yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı bu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatı ile imzalamıştır. Davacı aleyhine 06.02.2015 tarihinde başlatılan icra takibinde kefilin sorumlu olduğu döneme ait ödenmeyen aylara ilişkin kira bedeli talebinde bulunulmuş olup, kira sözleşmesinin 5. maddesinde, kira bedellerinin zamanında ödenmemesi halinde aylık % 10 temerrüt faizi uygulanacağı kararlaştırılmıştır. Dosya kapsamından kiracının tacir olup olmadığı, kefaletin ticari işten kaynaklanıp kaynaklanmadığı anlaşılamamaktadır. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki 6101 Sayılı Kanun'un 7. maddesinde Türk Borçlar Kanunu'nun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76. faize ilişkin
88. temerrüt faizine ilişkin 120. ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138. maddelerinin görülmekte olan davalarda da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Türk Borçlar Kanunu'nun 120. maddesi gereğince, uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık faiz oranı birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz. Akdi faiz oranı kararlaştırılmakla birlikte sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdi faiz oranı birinci fıkrada belirtilen faiz oranından fazla ise, temerrüt faizi oranı hakkında akdi faiz oranı geçerlidir. Bununla birlikte 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 8/1 maddesinde "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenebilir" 4/1. maddesinde "Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır." düzenlemeleri bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar göz önünde bulundurularak kiracının tacir olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre, kiracının tacir olması halinde kira sözleşmesinde belirlenen faiz oranının geçerli olduğu kabul edilip faizin sözleşmede belirlenen orana göre hesaplanması, tacir olmadığının anlaşılması halinde ise ancak o zaman 6098 sayılı TBK.nın 88 ve 120/1-2 maddelerinin nazara alınması gerekirken noksan araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 18.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Kararları