Forum ana sayfa 3. Hukuk Dairesi 2017/7186 E. , 2017/17342 K.

3. Hukuk Dairesi 2017/7186 E. , 2017/17342 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 389655
Konum: İstanbul



3. Hukuk Dairesi 2017/7186 E. , 2017/17342 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki itirazın iptali ve kiralananın tahliyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, davalı ile aralarında 01.01.2008 başlangıç tarihli iki yıl süreli aylık 750.-TL bedelli kira sözleşmesi bulunduğunu, davalının 01.01.2008- 28.02.2014 tarihleri arasında bakiye 8.500.TL kira bedelini ve 05.03.2014 - 05.09.2014 tarihleri arasındaki yedi aylık kira bedeli 5.250.-TL kira bedelini ödemediğinden toplam 13.750.-TL borcu bulunduğunu, şifahi olarak bildirilmesine rağmen davalının ödeme yapmadığını davalı aleyhine 10.09.2014 tarihinde ... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2014/5782 Esas sayılı dosyası ile ödenmeyen aylar kira bedeli toplamına dayalı takip başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek temerrüt nedeni ile akdin feshi ve davalının kiralanandan tahliyesini ayrıca davalının takibe karşı haksız itirazının iptali ile alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kira bedelinin aylık 320.-TL olduğunu, 01.01.2008- 01.01.2009 dönemine ait kira bedelinin zamanaşımına uğradığını, 05.03.2014- 05.09.2014 dönemine ait yedi aylık kira bedeli toplamının aylık 320 .-TL 'den 2.240.-TL olarak süresinde icra takip dosyasına ödendiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davalının ... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2014/5782 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, dava konusu asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, temerrüt oluştuğundan icra dosyası ile sözleşme feshedildiğinden, akdin feshedildiğinin tespiti ile mecurun davacıya teslimine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Harca tabi davalarda, başvurma harcı ile nisbi karar ve ilam harcının dörtte biri peşin olarak alınır (Harçlar Kanunu 27-28 mad). Dava açılırken harcın eksik alınmış olması halinde, mahkemece davaya devam olunabilmesi için harcın Harçlar Kanun'unun 30 ve 33. maddeleri uyarınca tamamlanması yoluna gidilir ve davacıya eksik harcı yatırması için süre verilir. Şayet verilen süreye rağmen eksik harç ikmal edilmez ise dosya işlemden kaldırılır ve ...nun 150. maddesi uyarınca süresinde harç tamamlanarak dava yenilenmez ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.
Somut olayda; Harca tabi dava değerinin son dönemde ödenen bir yıllık kira bedeli ve alacağın toplamı olduğu halde davacı tarafça sadece 27.70.-TL peşin harç ödendiği, alacak davası ve tahliye davası üzerinden ayrı ayrı harç ödenmediği, mahkemece de eksik harcın ikmali için mehil verilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece yıllık kira bedeli ve istenen alacak miktarı üzerinden eksik harcın tamamlattırılması, yatırılmadığı takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi ve süresi içinde harç ikmaliyle yenilenme yapılmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, mahkemece bu yönler gözetilmeksizin uyuşmazlığın esası incelenerek hüküm kurulması yerinde değildir.
2-)Kabule göre de;
Davalının zamanaşımı itirazına yönelik temyiz incelenmesinde;
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı TBK'nun 147/1 maddesi (BK 126 /1-1 Maddesi ) gereğince kira bedeline ilişkin alacaklar yönünden zamanaşımı süresi 5 yıldır.
Davacı, 01.01.2008- 28.02.2014 dönemine ait bakiye kira bedeli alacağı olduğunu belirterek 10.09.2014 tarihinde başlattığı icra takibine, davalı 01.01.2008- 01.01.2009 dönemine ait kira bedeli borcunun zamanaşıma uğradığını belirterek itiraz etmiştir. Takip tarihi 10.09.2014 tarihi olup davalı tarafça zamanaşımı itirazında bulunulmuştur. Takip tarihinde geriye doğru beş yıl öncesi döneme ait alacağın zamanaşımına uğradığı gözetilerek, mahkemece, bir karar verilmesi gerekirken zamanaşımı definin yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru değildir.
3-) Davalının hüküm altına alınan alacak miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Somut olayda; Taraflar arasında akdedilen 01.01.2008 başlangıç tarihli kira sözleşmesinde davacı aylık kira bedelinin 750 TL 01.01.2008- 05.09.2014 tarihleri arası ödenmeyen kira bedeli toplamının ise 13.750.-TL olduğunu belirterek icra takibine başlamış, davalı ise kira bedelinin aylık 320.-TL ödenmeyen kira bedeli borcunun ise 2.240.-TL olduğunu belirterek takibe itiraz etmiştir. Mahkemece kira bedelinin aylık 750.-TL olduğunun tespitinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Ancak davalı kiracının ise icra takibindeki alacağın bir kısmını kabul ederek takipten sonra dava tarihinden önce 24.10.2014 tarihinde icra takip dosyasına 2.250.-TL ödeme yaptığı anlaşılmaktadır. Bu durumda takip konusu yapılan bir kısım alacak miktarı ödenmiş olup bu ödenen kısım dava konusu olmadığından, davalı tarafından takipten sonra yapılan ödemelerin, takip konusu borçtan mahsubu gerekirken bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde takip konusu alacağın tamamı üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi doğru değildir.
4-) Davalının bilirkişi raporuna yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.
Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez.
Mahkemece hükme esas alınan 08.02.2015 tarihli bilirkişi raporunda 01.01.2008- 05.09.2014 tarihleri arasında davalı kiracı tarafından yapılan ödemeler ayrı ayrı gösterilmemiş olup sadece 15.03.2014 tarihinden önce kısmen ödenen aylar ve hiç ödenmeyen aylara ilişkin birikmiş 8.500.-TL kira alacağı olduğu tespiti yapılmış olup raporun Yargıtay denetimine elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda Mahkemece yapılacak iş, bilirkişiden davalı kiracının yaptığı ödemeleri de gösterir denetime elverişli bir rapor alınarak, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, denetime elverişsiz rapora dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK. nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 11.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Kararları