Forum ana sayfa 3. Hukuk Dairesi 2017/6507 E. , 2017/17496 K.

3. Hukuk Dairesi 2017/6507 E. , 2017/17496 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 389655
Konum: İstanbul



3. Hukuk Dairesi 2017/6507 E. , 2017/17496 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki asıl davada zorunlu ve faydalı imalat bedelleri ile depozito alacağının tahsili, karşı davada ise kira alacağının tahsili davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın kabulüne, karşı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı-karşı davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, taraflar arasında düzenlenen 15/03/2009 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin 17/09/2012 tarihinde karşılıklı feshedildiğini, karşılıklı fesih iradesi ile düzenlenen 17/09/2012 tarihli protokol ile, yaptığı iyileştirme ve mefruşatın kiralananda bırakılmasının ve karşılığında kendisine 31/12/2012 tarihine kadar 40.000 TL ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını, bunun dışında 14.000 TL depozito bedelinin de iade edilmediğini belirterek toplam 54.000 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, cevap ve karşı dava dilekçesi ile, 17/09/2012 tarihli protokolde feshe ilişkin bir ibare veya yapılırken fesih iradesi olmayıp tamamen kiralanana yapılan eklemeler ve içinde bulunan malzemelere ilişkin olduğunu, davacının 12/3/2012 tarihinde anahtarı teslim ettiğini, bu süre zarfında kira ödemesi yapılmadığından sözleşmenin 14. maddesindeki muacceliyet hükmü gereğince kalan kira alacaklarının muaccel hale geldiğini, Kasım 2012-Ağustos 2013 dönemi için 145.166 TL kira alacağı ve sözleşmenin 15. maddesinde yıllık % 27 ticari faiz üzerinden gecikme cezası ödeneceği kararlaştırıldığı için 35.414 TL cezai şart alacağı bulunduğunu belirterek asıl davanın reddi ile 180.580 TL alacağın en yüksek ticari faizi ile davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın kabulü ile 54.000. TL alacağın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine, karşı davanın kısmen kabulü ile 54.116.TL alacağın karşı dava tarihi olan 02/08/2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı kiraya veren vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında 15/03/2009 başlangıç tarihli, 5 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı-karşı davacı, karşı davada, Kasım 2012-Ağustos 2013 dönemi kira alacağının tahsili isteminde bulunmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, Aralık 2012 tarihinden kiralananın anahtarının teslim edildiği 12/03/2013 tarihine kadar olan kira alacağı hesaplanmıştır.
Kiracı yasal tahliye ve anahtar teslimi gerçekleşinceye dek kira parasını ödemekle yükümlüdür. Kiralananın anahtarının 12/03/2013 tarihinde kiraya verene teslim edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı-karşı davalı kiracının 12/03/2013 tarihine kadar olan kira bedelinden sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak 2012 Kasım ayı kira bedelinin de tahsili talep edildiği halde bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmadığı görülmektedir. Bu nedenle Kasım 2012 kira bedelinin ödenip ödenmediği üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
3- Kiracının, kira süresi sona ermeden kira sözleşmesini tek taraflı olarak feshederek kiralananı tahliye etmesi durumunda kural olarak, kiracı kira süresinin sonuna kadar kiralayanın uğradığı tüm zararı ödemekle yükümlüdür. Ancak, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 114. maddesi (mülga 818 Sayılı BK.nun 98.maddesi) göndermesi ile aynı Kanunun 52.maddesi (mülga BK.nun 44. maddesi) uyarınca kiraya verenin de zararın artmasına neden olmaması gerekir. Bu durumda, davacının zararı tahliye tarihinden kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira parasından ibarettir. Bu nedenle mahkemece, konusunda uzman bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak dava konusu yerin aynı şartlarda ne kadar sürede kiraya verilebileceği hususunda denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli bilirkişi raporu alındıktan sonra kiracının tahliye tarihi olan 12/03/2013 tarihine kadar kira bedelinden, bu tarihten sonra kira sözleşmesi süresi ile sınırlı olarak belirlenen makul süre kira bedelinden sorumlu olduğu gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince davalı-karşı davacı yararına ve karşı dava yönünden BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Kararları