Forum ana sayfa 3. Hukuk Dairesi 2017/4657 E. , 2017/18235 K.

3. Hukuk Dairesi 2017/4657 E. , 2017/18235 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 387978
Konum: İstanbul



3. Hukuk Dairesi 2017/4657 E. , 2017/18235 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı; davalı ile akdetmiş oldukları 07.01.2011 tarihli sözleşme ile ... ili, ... ilçesi, ... köyü yakınında bulunan ... erişim nolu maden arama ruhsatının davalı tarafından devralındığını, yapılan devir karşılığında 50.000 USD nakdi ödeme yapılması ve sözleşmenin 5. maddesine göre işletme devam ettiği sürece altı ayda bir hesaplanacak net karın % 12'sinin ödeneceği ve söz konusu net karın hesabının yapılmasını sağlamak için davacıya istediği bilgi ve belgeleri kontrol etme hakkı tanındığını, sözleşmenin 6. maddesinde de maden ruhsatını devralacak 3. kişinin davalı şirketin bu sözleşmeden doğan sorumluluğunu aynen üstleneceği ve ayrıca davalı şirketin de devralan 3. kişiyle davacıya karşı müteselsilen sorumlu olacağının belirtildiğini, her ne kadar dava konusu sözleşmeyi taraflar satış sözleşmesi olarak nitelemiş iseler de bu sözleşmenin sürekli kardan ödeme öngörmesi ve devirle ilgili kısıtlama ve kayıtlamalar getirmesi nedeniyle satış değil rödovans sözleşmesi niteliğinde olduğunu, TBKnun.19/1 maddesinde sözleşmenin yorumunda tarafların gerçek iradesine bakılacağı hükmüne yer verildiğini, sözleşme maddelerinin birlikte yorumundan tarafların ruhsatın satışı değil de ruhsatın kullanımının devrini amaçladıklarının anlaşıldığını, davalı şirketin sözleşmede öngörülen yükümlülüklerini yerine getirmeyerek, talep edilmesine rağmen yapılan üretim hakkında bilgi vermediğini, sevk irsaliyelerini ve satış bilgi formlarını incelettirmediklerini ve karın tespiti için mali kayıtları ibraz etmediğini, sözleşmenin 5. maddesinde öngörülen % 12'lik kar payı/rödovans ödemesinde bulunmadığını, şirketin sözleşme şartlarını ihlal ettiğini belirterek, taraflar arasında maden ruhsatının devrinin dayanağını oluşturan rödovans sözleşmesinin feshine ve dava konusu ruhsatın maden sicilindeki davalı şirket adına olan kaydının iptaline bu ruhsatın tekrar davacı adına maden sicilinde tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı; davaya konu sözleşmenin 07.12.2011 tarihinde akdedildiğini, irade bozukluğu sebebiyle sözleşmenin iptalinin 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, dolayısıyla hak düşümü nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, sözleşmenin başlık kısmında sözleşmenin satış sözleşmesi olduğunun belirtildiği, davacı tarafın uzun yıllardan beri maden sektöründe çalıştığını ve bu konuda uzman olduğunu ve davacının bilinçli olarak maden ruhsatı satışını gerçekleştirdiğini, bedelini nakden aldığını ve ruhsatı devrettiğini, Maden Kanunun ve Türk Borçlar Kanunu'na göre satış sözleşmesi var iken aynı zamanda bir hasılat kirasından bahsedilemeyeceğini, dava konusu maden ruhsatının davacının hür iradesi ile davalıya satıldığını, bedelinin de peşinen ödendiğini ve sözleşmenin feshi durumunda peşin ödenen 50.000 USD ve 15.000 TL devir bedelleri ile 4 yıllık çalışma sonucu taşınmaza yapılan masrafların ödenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile sözleşmenin feshine ve dava konusu ... numaralı ruhsatın ve mermer sahasının davacıya devir ve teslimine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının, tahliyeye yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Türk Borçlar Kanunu'nun 315. maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için istenen kira parasının veya yan giderin muaccel (istenebilir) olması ve kira bedeli ile yan giderin verilen sürede ödenmemiş bulunması, ihtarnamede verilen süre içerisinde kira parasının ödenmemesi halinde akdin feshedileceğinin açıkça belirtilmesi gerekir. Kiracıya verilecek süre konut ve çatılı işyeri kiralarında en az otuz gün, ürün kiralarında en az altmış gün, diğer kira ilişkilerinde ise en az on gündür.
Taraflar arasında akdedilen 07.12.2011 tarihli sözleşme, davalının net karın %12 si oranında bedeli ödeme şartı getirilmiş olması karşısında, mahkemeninde kabulünde olduğu gibi hasılat kira sözleşmesinin bir çeşidi olan rödovans sözleşmesi niteliğindedir. Davacı 16.07.2014 keşide tarihli noter ihtarı ile sözleşmeye göre ödenmesi gereken karın %12'sinin ödenmeyerek sözleşmeye aykırı davranıldığı, sözleşmenin ihlaline 10 gün içerisinde son verilmesi aksi takdirde tahliye davası açılacağını ihtar etmiş, ancak bu ihtar davalıya tebliğ edilmemiştir. Dava dilekçesinde de davayı bu ihtara dayandırarak, rödovans bedelinin ödenmediği ve sözleşmeye aykırı davranıldığı belirtilmiştir. Gerek noter ihtarı gerekse dava dilekçesindeki anlatımdan anlaşıldığı üzere davanın hukuki niteliği temerrüt nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Kaldı ki mahkeme gerekçesinde de, %12 rödovans bedelinin davacıya ödenmediğinden sözleşmenin feshine karar verildiği belirtilmiş ve karar davacı tarafından temyiz edilmemiştir. Bu durumda, TBK 362/2 gereğince ihtarlı ödeme emrinde hasılat kiralarında en az 60 günlük ödeme süresi verilmesi gerekirken hasılat kirasına konu olan dava konusu taşınmazın kira alacağının tahsili için gönderilen ödeme emrinde 60 gün yerine 10 günlük ödeme süresi verildiği gibi ihtarın dahi tebliğ edilmediği görülmektedir. Bu haliyle ihtar tahliyeye yönelik hukuki sonuç doğurmayacağından tahliye isteminin bu nedenle reddi gerekirken yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı taraf yararına, HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Kararları