Forum ana sayfa 3. Hukuk Dairesi 2017/3393 E. , 2017/18416 K.

3. Hukuk Dairesi 2017/3393 E. , 2017/18416 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 404947
Konum: İstanbul



3. Hukuk Dairesi 2017/3393 E. , 2017/18416 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı; 12.08.2009 tarihli kira sözleşmesi ile aylık 4.500 TL kira karşılığı davalı ...'a mecurun kiralandığını, diğer davalı ...'in kefil olduğunu, mecurun kullanıma hazır, eksiksiz ve ayıpsız olarak davalı ...'a teslim edilmesine karşın hor kullanıldığını, hor kullanım neticesinde bir takım zararlar meydana geldiğini, bu zararlara ilişkin ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/28 D.iş sayılı dosyası üzerinden tespit yapıldığını, bilirkişi tarafından yapılan tespite göre mecurda 24.057,64 TL'lik zararın belirlendiğini, davalının mecuru tahliye ederken ödemesi gereken site aidatı, su, elektrik, doğalgaz ve ... faturaları ödemelerini yapmadığını, ayrıca 12.02.2012-08.04.2012 tarihleri arasındaki kira ödemelerinin yapılmadığını belirterek, mecurda meydana gelen zararların giderilmesi ile ilgili 24.057,64TL, yönetim gideri ve aboneliklere dair 2.537,75 TL, ödenmeyen kiraya dair 5.300,00 TL, mahkeme masraflarına dair 497,95 TL olmak üzere toplam 32.393,34 TL'nin kanuni faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar; mecurda meydana geldiği iddia edilen zararların müvekkilinden kaynaklanmasının söz konusu olmadığını, davacının kötü niyetle mecurun belli yerlerinde tadilat ve yenileme yapılması amacıyla bilerek zarar yaratma çabası içine girmesi veya 3.şahısların rıza dışı mecura girerek zarar verme ihtimalinin akla geldiğini, tespit davasının tahliye tarihinden 25 gün sonra ikame edilmiş olmasının da iddialarını güçlendirdiğini, yönetim gideri ve aidatlara ilişkin bir borcunun da bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 27.312,74TL'nin (19520TL + 7339,31TL + 453,43TL) davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hükmün davalı tarafın temyizi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 18.06.2015 tarih ve 2014/8973 Esas, 2015/6161 Karar sayılı bozma ilamı ile "...mahkemece alınacak bilirkişi raporu ile hor kullanım ve olağan kullanım nedeniyle oluşan zarar ve hasar ayrımı yapıldıktan sonra kullanım süresi ile orantılı olarak yıpranma payının hesap edilip alacaktan düşülmesi gerekir. Mahkemece gerçek zararın belirtilen şekilde tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesi hatalı olmuştur." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile (18.934,40 + 7.339,31 + 454,43TL) 26.727,14 TL'nin davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6099 sayılı TBK.nun 316/1. Maddesi (B.K. nun 256. Maddesi) hükmü uyarınca kiracı kiralananı özenle kullanmak ve aynı kanunun 334. Maddesi (B.K.nun 266. Maddesi) gereğince sözleşme sonunda aldığı hali ile kiralayana teslim etmekle yükümlüdür. Kiracının bu yükümlülüğünün ihlali halinde kiraya veren; bu yüzden uğradığı zararın tazminini kiracıdan isteyebilir. Ancak kiracı sözleşme sınırları içinde kiralanandan yararlanması sonucu meydana gelen yıpranma ve bozulmalardan sorumlu değildir. O nedenledir ki kiralanandaki hasar ve bozukluğun kötü kullanımdan kaynaplanıp kaynaklanmadığının dikkatlice tespiti gerekir. Hasarın hor kullanmadan kaynaplanıp kaynaklanmadığı belirlenirken, kiralananın kullanım süresi ve sözleşmedeki tahsis ve kullanma amacı göz önünde bulundurulmadır.
Mahkemece, uyulmasına karar verilen 18.06.2015 tarihli bozma ilamı gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma ilamında hor kullanma masraflarınını hesaplanması gerektiği belirtilmesine rağmen, alınan ek raporda, önceki rapor aynen tekrar edilmiş, sadece %3 yıpranma payı düşülerek 18.934 TL hor kullanma bedeli belirlenmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmakla, bozma ilamında belirtilen ilkeler gözetilerek inceleme yapılmaksızın, eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuştur.
O halde; mahkemece, davalı tarafın itirazlarını da karşılayacak şekilde gerektiğinde mahallinde yeniden keşif yapılarak konusunda uzman bilirkişi ya da bilirkişilerden rapor alınıp, kiralananda oluşan hasarın hor kullanmadan mı yoksa olağan kullanımdan mı kaynaklandığının tereddüte yer vermeyecek ayrıntılı bir şekilde tespit edilip değerlendirilmesi hor kullanmadan kaynaklanan zarar bedelinden yıpranma payları da düşülerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Kararları