Forum ana sayfa 3. Hukuk Dairesi 2017/2176 E. , 2017/18446 K.

3. Hukuk Dairesi 2017/2176 E. , 2017/18446 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 391204
Konum: İstanbul



3. Hukuk Dairesi 2017/2176 E. , 2017/18446 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen menfi tespit, istirdat ve tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı kiracı, 03.10.2013 tarihinde açtığı işbu dava ile , davalıya ait ... İli ... Mahallesi ... Bulvarı No:45/C 'de kain taşınmazı kiraladığını, 01.09.2008 tarihine kadar kiraların elden ödendiğini ve bu tarihe kadar borcun kalmadığı hususunda ibralaştıklarını, bu tarihten itibaren ise işyeri kiralarının bankalar aracılığıyla ödenmesinin yasa ile zorunlu hale gelmesi nedeniyle kira bedellerinin bankaya yatırıldığını, 2010 yılı Mayıs,Haziran ve Temmuz aylarna ilişin kira bedellerinin ödenmediğinden bahisle yapılan takibe itiraz ettiğini, buna karşı davalının açtığı dava sonunda ... İcra Mahkemesi'nin 2010/366-442 E-K sayılı tahliye kararının Yargıtay 6. HD'since bozulduğunu, ancak davalının, aylık kira parasına ilişkin senetleri temyiz dilekçesine ekleyerek Yargıtay'ı yanılttığını, sonuçta kararın yeniden bozulduğunu, mübrez senetlerin yanı sıra takibin dayanağı olan kira sözleşmesi ve tahliye taahhüdü altındaki imzaların kendisine ait olmadığının ... Kriminal Polis Laboratuvarı, ... ve ... Adli Tıp Kurumu Başkanlıkları İhtisas Kurulunca ortaya konulduğunu, davalının kira sözleşmesinin sahteliği nedeniyle yargılandığı ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/437 sayılı dosyasında mahkum olduğunu ancak buna rağmen ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2012/162-176 E-K .sayılı kararıyla tahliyesine hükmolunduğunu, bütün bunların maddi gerçeğe aykırılık teşkil ettiğini belirterek, kira borcunun bulunmadığının tespiti ile icra baskısı altında ödenilen 9.000 TL'ni iadesi , haksız tahliye nedeniyle uğranılan zararın tespiti ile 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı,davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının takip tarihi itibariyle talebe haklı olduğu 2.985,00 TL'nin yanı sıra,1.070,93 TL alacağının bulunduğu, dolayısıyla davacının uğradığı bir zararın da söz konusu olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; 01.09.2008 başlangıç tarihli aylık 1.250 TL bedelli kira sözleşmesinde yer alan imzanın davalıya ait olmadığı ceza yargılaması kapsamında aldırılan bilirkişi raporu ile saptanmış ise de, dosya içeriğinde taraflar arasında ayrıca düzenlenen 01.09.2004 başlangıç tarihli aylık 800 TL kira bedelli ve 01.09.2007 başlangıç tarihli aylık 1.150 TL bedelli kira sözleşmelerinin de bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, öncelikle 01.09.2007 başlangıç tarihli sözleşme değerlendirilerek, sözleşmedeki imzalara itiraz edilmemesi ya da itiraz halinde yaptırılacak imza incelemesi ile imzaların taraflara ait olduğunun tespit edilmesi halinde bu sözleşmenin esas alınarak uyuşmazlığın çözülmesi aksi halde ise davalının sadece bedel hususunda muvazaa iddiasında bulunarak itiraz ettiği ancak imzasını inkar etmediği 01.09.2004 başlangıç tarihli aylık 800 TL bedelli kira sözleşmesi hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapılmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı kanaatle yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Kararları