Forum ana sayfa 3. Hukuk Dairesi 2016/13191 E. , 2017/18187 K.

3. Hukuk Dairesi 2016/13191 E. , 2017/18187 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 389955
Konum: İstanbul



3. Hukuk Dairesi 2016/13191 E. , 2017/18187 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında birleştirilerek görülen alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalı ... yönünden reddine, birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 05.12.2017 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden davalı asil ... ve vekili Av... geldi. Karşı taraf davacı ... vekili Av.... ve diğer davacılar vekili Av... geldiler. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin daha derinlemesine incelenmesi ve bu konuda bir araştırma yapılması gerektiği heyetçe zorunlu görüldüğünden, Yargıtay Kanunu'nun 24/1 ve Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 21/3 maddeleri uyarınca görüşmenin başka bir güne bırakılması uygun görüldüğünden belli günde bütün kağıtlar okunarak Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Asıl davada davacı; murisi ...'ın ... Mahallesi 6558 ada 89,90,91,92 parsel nolu taşınmazları icar karşılığında davalı ...'den kiraladığını, taşınmazlar üzerindeki tüm ağaçların ve su pompası sistemlerinin mülkiyetinin murisine ait olduğunu, ... taşınmazları üzerindeki ağaçlar ve su pompası ile birlikte 3. kişilere sattığını, hakkı olmayan bir kazanç elde ettiğini, davalı ...'in ise taşınmaz üzerindeki ağaçların semeresinden tek başına faydalanarak davacıya payını ödemediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ağaçların ve su pompasının bedellerine karşılık
şimdilik 10.000,00 TL'nin 20/03/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ...'den alınarak müvekkiline ödenmesine, ağaçların kullanımından elde edilen gelire karşılık şimdilik 10.000,00 TL'nin 05/09/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacılar; davalı ... aleyhine asıl davadaki gerekçeler ile her bir davacı için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 103.246,13 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmişlerdir.
Asıl davada davalı ...; dava konusu yerin 01/01/1991 tarihli kira sözleşmesi ile kiralandığını, ... ile araziyi yarıya bölerek kendi nam ve hesaplarına çalışarak meyve yetiştirerek gelir elde ettiklerini, herhangi bir ortaklıklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Davalı ...; davacının tek mirasçı olmadığını, zorunlu dava arkadaşlığının söz konusu olduğunu, tek başına dava açamayacağını, taşınmaz ile ilgili olarak 01.01.1991 tarihinde diğer davalı ... ile kira sözleşmesi yapıldığını, 2011 yılında kira sözleşmesinin tarafların iradeleri ile sona erdirildiğini, kira sözleşmesinin 4. maddesinde sözleşmenin feshi halinde kiracının tarlayı kiralayana boş tarla olarak teslim edileceğinin belirlendiğini, taşınmaz üzerindeki ağaçların ekonomik değerini kaybettiğini, Halit ile diğer davalı ... arasındaki yarıcılık anlaşmasından bilgisi olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, asıl davanın ıslahda gözetilerek kabulü ile 103.246,13 TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ... hakkındaki davanın reddine,birleşen davanın kabulü ile 103.246,13 TL'nin davacı ... için,103.246,13 TL'nin davacı ... Açıkalın için birleşen dava tarihi olan 29/09/2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen dava davalısı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.
Asıl dava ve birleşen dava davacıları, murisleri ile murislerinin kardeşi ...'in birlikte davalı ...'e ait taşınmazları kiralayarak arsaların üzerine yarı yarıya meyve ağaçları diktiklerini, davalının bu arsayı üzerindeki ağaçlar ile birlikte sattığını, ağaçların yarısının murise ait olduğunu ileri sürerek miras payları oranında alacak talep etmişlerdir. Davacıların dayanağı 01.01.1991 tarihli kira sözleşmesidir. Asıl dava 22.10.2012 tarihinde, birleşen dava ise 29.09.2015 tarihinde 6100 sayılı HMK'nun yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
Hal böyle olunca, mahkemece; uyuşmazlığın çözümünde Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, görevsizlik nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2-) Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davalı ... yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 1.480 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalı ...'e verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Kararları