Forum ana sayfa 3. Hukuk Dairesi 2016/12021 E. , 2017/18056 K.

3. Hukuk Dairesi 2016/12021 E. , 2017/18056 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 391204
Konum: İstanbul



3. Hukuk Dairesi 2016/12021 E. , 2017/18056 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı; davalının sahibi olduğu ... ilçesi, ... Mah. 3992 ada 11 parsel A Blok 9 nolu bağımsız bölümü 194.000 TL bedelle kendilerine satılması için anlaştıklarını ancak davalının tapu kaydında ipotek bulunduğunu, ipoteği kaldırıp satışta bulunacağını söylemesi nedeni ile davalıya güvenerek satış bedelinin 120.000 TL'lik kısmını banka yolu ile, 24.000 TL'lik kısmını davalının eşinin kardeşine, kalan 49.400 TL'lik kısmını da iki adet 24.700 TL'lik çekle ödediği halde davalının ipoteği kaldırarak taşınmazı devretmeye yanaşmadığından davalı aleyhine başlattığı takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek ... İcra Müdürlüğünün 2014/6701 Esas sayılı dosyasına yapılmış olan itirazın iptali ile davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı; cevap vermemiş, duruşmadaki beyanında; davacıya taşınmazını satmadığını, sözleşme altındaki imzanın kendisine ait olmadığını, daire ile ilgili işlemleri eşi ... yaptığını ve davacının taşınmazı sözlü kira sözleşmesi ile yıllardır kullandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece; sözleşmede yazılı bedelin davacıya ödendiği ispatlandığında bedelin geri istenebileceği, banka havalesi ödemelerinde satış bedeli olduğu yazılmadığı, taraflar arasında kira ilişkisi de bulunduğundan yapılan ödemelerin satış bedeli olarak ödendiği kabul edilmediği,bu sebeple davalının imzayı inkar etmiş olmasına rağmen imza incelemesine gerek görülmediği nedeni ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
I-) Dava, ... .İcra Müdürlüğünün 2014/6701 Esas sayılı dosyasına davalının itirazının iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın140/5 maddesinde "ön inceleme duruşmasında, taraflara dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları için iki haftalık kesin süre verilir. Bu hususların verilen kesin süre içinde tam olarak yerine getirilmemesi hâlinde, o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasına karar verilir" yazılıdır.
Eldeki davada davacı tarihsiz "Sözleşmedir" başlıklı harici taşınmaz satımına ilişkin belgeye dayanarak talepte bulunmuş, davalı ise savunmasında belgedeki imzayı inkar etmiş ve taraflar arasındaki ilişkinin kira sözleşmesinden kaynaklandığını savunmuştur. Her ne kadar mahkemece 03.03.2015 tarihli oturumda sözleşme aslının ibrazı için davacıya süre verilmiş ve bir sonraki oturum olan 12.05.2015 tarihli oturumda ve 10.12.2015 tarihli oturumda davacı "sözleşme aslına ulaşamadık" şeklinde beyanda bulunmuş ise de; davacıya belge aslını sunması için HMK'nın140/5 maddesi anlamında açıklamalı ihtar içerikli kesin bir süre verilmemiştir.
Hal böyle olunca mahkemece, davacıya belge aslını sunması için HMK'nın140/5 maddesi anlamında kesin ihtarlı süre verilmeli, belge aslının ibrazı halinde öncelikle belgedeki imzanın davalının el ürünü olup olmadığı yönünde konusunda uzman bilirkişi ya da kurulu aracılığıyla inceleme ve araştırma yapılmalı, imzanın davalının el ürünü olması halinde dosyadaki delillerle birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmeli, Belgedeki imza davalı el ürünü değil ise şimdiki gibi davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince davacı taraf yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Kararları