Forum ana sayfa 3. Hukuk Dairesi 2016/12008 E. , 2017/18046 K.

3. Hukuk Dairesi 2016/12008 E. , 2017/18046 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 391204
Konum: İstanbul



3. Hukuk Dairesi 2016/12008 E. , 2017/18046 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, davalının Başbakanlık Türkiye İstatistik Kurumu ... Bölge Müdürlüğünde TÜİK uzman yardımcısı olarak görev yaptığını, davalıya 18/11/2005 ile 31/12/2005 tarihleri arasında toplam 3.306,09-TL denetim tazminatının yersiz olarak sehven ödendiğini, davalıya borç tebliğ edilerek bedelin ödenmesi talep edilmiş olmasına rağmen davalının herhangi bir ödeme yapmadığını beyan ederek söz konusu denetim tazminatının dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, denetim tazminatının TÜİK'te görevli uzman, uzman yardımcısı personele ödenmemesi gerekse dahi idarenin yanlış, sakat ve hukuka aykırı bir idari işlemi ancak idari dava açma süresi içinde geri alabileceğini, yanlış idari işlem nedeniyle ilgiliye yapılmış olan fazla ödemelerin, idare edilenin gerçek dışı beyanı veya hilesi, idari işlemin yoklukla malul olması, idari işlemde idare edilenin kolaylıkla anlayabileceği kadar açık bir hatanın bulunması koşullarından birinin mevcut olması halinde süre şartına bağlı olmaksızın geri istenebileceğini, dava konusu idari işlemde bu hallerden hiçbirinin mevcut olmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalıya yapılan ödemede yokluk veya açık hata bulunmadığı gibi davalının gerçek dışı beyanı veya hilesi bulunduğunun da ileri sürülmediği, davalıya yapılan ödemenin haksız olsa bile geri istenebilmesi için Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu kararı gereği 60 günlük süreye tabi olması gerektiği, bu sürenin haksız ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 60 gün olduğu, davalıya en son 31/12/2005 tarihinde ödeme yapıldığı, son ödeme için 60 günlük dava açma süresinin 03/03/2006 tarihinde sona ermesine rağmen bu davanın 10/07/2009 tarihinde açıldığı ve yapılan ödemenin geri istenemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22/12/1973 günlü 1968/8 Esas-1973/14 Karar sayılı kararında idarenin yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde süre aranmaksızın hatalı ödediği meblağı her zaman geri isteyebileceği, bunun dışında kalan hallerde hatalı ödemelerin istirdatının ise hatalı ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere 60 günlük dava açma süresi içinde olanaklı olduğu ve bu süre geçtikten sonra istirdat edilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Mahkemenin dayandığı Danıştay İçtihadı Birleştirme Kararı ile çözümlenen husus; hatalı intibak veya hatalı terfi işlemi gibi bir şart tasarrufun sonradan idare tarafından geri alınması halinde, daha önce bu şart tasarrufa dayanılarak memura yapılmış olan fazla ödemenin nedensiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri istenmesinin idare hukuku ilkelerine göre mümkün olup olmadığına ilişkindir.
HGK'nun 1982/13-387 E.-1984/997 K.sayılı kararında; hatalı intibak ve hatalı terfi gibi şart tasarrufun yanlış yapılması veya sonradan geri alınması halinde, daha önce bu şart tasarrufa dayanılarak memura yapılan fazla ödemenin idare hukuku ilkelerine göre geri istenebileceği ve geri isteme süresinin 60 gün olduğu, ancak şart tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemenin ise Borçlar Kanununun sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde geri istenebileceği açıklanmıştır. Söz konusu kararda, mahkemece de gerekçe yapılan İBK.nun İdare tarafından yapılan bütün ödemelere uygulanması halinde, idarenin haksız iktisap kurallarından hiçbir zaman yararlanamaması ve memurların yapmış oldukları bütün hatalı ödemelerin idare tarafından gerek ödeme yapılan kişilerden gerekse ödemeyi yapandan geri alamaması gibi bir sonuç doğuracağı ve bunun da idareyi işlemez duruma getireceği gerekçesiyle savunulamayacağı kabul edilmiştir.
Somut olayda; davacı idare tarafından; davalıya hataen fazla ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Danıştay İçtihadı Birleştirme Kararı, şart tasarruf (hatalı terfi ve intibak gibi) işlemlerine ilişkin olduğundan, somut olayda uygulama imkânı yoktur.
Hal böyle olunca mahkemece; herhangi bir şart tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemenin, Borçlar Hukukunun sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde istenebileceği gözetilerek hâsıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 21.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Kararları