Forum ana sayfa 3. Hukuk Dairesi 2016/11197 E. , 2017/17772 K.

3. Hukuk Dairesi 2016/11197 E. , 2017/17772 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 387573
Konum: İstanbul



3. Hukuk Dairesi 2016/11197 E. , 2017/17772 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin tenfizi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:


Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, müşterek muris ...'un 05/12/2010 tarihinde vefat ettiğini, murisin, ... 2. Noterliği'nin 08/08/1996 tarih ve ... yevmiye no.lu vasiyetnamesi ile ... ili ... ... Kasabasında kain ve tapunun 31 pafta 2556 parselde kayıtlı gayrimenkulü ile yine tapunun 10 pafta 83 ada 98 parselde kayıtlı gayrimenkulünü oğlu ...'a vasiyet ettiğini, vasiyetnamenin ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 19/04/2011 tarih ve 2011/3 esas 2011/601 karar sayılı ilamıyla açılıp okunduğunu, murisin vefatından evvel, vasiyetname konusu olan 31 pafta 2556 parselde kayıtlı taşınmazı kendisinine sattığını ve tapuda devrettiğini, vasiyetname konusu diğer taşınmazın ise tüm mirasçılar adına hisseli olarak kayıtlı olduğunu, murisçe yapılan muayyen mal vasiyetinde kendisine vasiyet edilen taşınmazların mülkiyetinin adına tescili için vasiyetnamenin tenfizi davası açılması zaruretinin hasıl olduğunu belirterek; dava konusu vasiyetnamenin tenfizi ile vasiyetname konusu taşınmazların adına tescilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile 31 pafta 2556 parselde kayıtlı taşınmaz yönünden talebini atiye bırakmıştır.
Davalılar ... ... ve ... ..., murisin, vasiyetname tanziminden sonra vasiyetname konusu gayrimenkullerden 2556 parsel sayılı taşınmazı 1998 yılında davacıya tapuda satış işlemi ile devir ettiğini, böylece murisin ölüme bağlı tasarruf iradesinden vazgeçmiş sayılacağını ve vasiyetnamenin hükümsüz kaldığını, geçersiz vasiyetnameye dayanılarak tenfiz ve tescil talebinde bulunulmayacağını ileri sürerek, davanın reddini, dilemişlerdir.
Davalılar ... ve ..., dava konusu taşınmazların davacının hakkı olduğunu ve davayı kabul ettiklerini bildirmişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulü ile;
-... ili, ... İlçe ... Kasabası, ... Mevkii, 115 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan hisselerin tamamı davacı adına vasiyet edildiğinden vasiyetnamenin tenfizi ile davalıların hisselerinin tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline,
-... İli ... İlçe, ... Kasabası, 31 pafta, 2556 Parsel sayılı taşınmaz yönünden ise davacı vekilinin Mahkememize ibraz ettiği 18/12/2014 havale tarihli dilekçesi ile ATİye bıraktığını beyan ettiği anlaşılmakla ATİ ye bıraktığı ... İli ... İlçe, ... Kasabası, 31 pafta, 2556 Parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın açılmamış sayılmasına, karar verilmiş, hüküm davalılar ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; vasiyetnamenin tenfizi istemine ilişkindir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; muris ...'un, adına kayıtlı 31 pafta 2556 parsel sayılı taşınmaz ile 10 pafta 83 ada 98 parsel sayılı taşınmazlarını, dava konusu 08.05.1996 tarihli vasiyetname ile davacı adına vasiyet ettiği, murisin ölümünden sonra vasiyetnamenin açılıp okunduğu, vasiyetnameye ve davaya konu taşınmazlardan 31 pafta 2556 parselde kayıtlı taşınmazın murisin vefatından evvel satış yoluyla davacıya devredildiği, diğer 83 ada 98 parselde kayıtlı taşınmazın ise 21/01/2011 tarihinde davacının talebi üzerine, yasal mirasçılık belgesi esas alınarak, davacı da dahil olmak üzere murisin yasal mirasçıları adına intikalinin yapıldığı, buna göre iş bu vasiyetnamenin tenfizi davasının açıldığı tarih itibariyle dava konusu taşınmazın muris adına kayıtlı olmadığı ve gerçekleşen bu hukuki durum karşısında artık vasiyetnamenin ifasını talep etmenin mümkün bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Buna göre mahkemece, davacının dava ve vasiyetname konusu 83 ada 98 parsel sayılı taşınmazın, dava tarihinden önce tapuda intikal gördüğü gözetilerek, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Kararları