Forum ana sayfa 3. Hukuk Dairesi 2016/11196 E. , 2017/18136 K.

3. Hukuk Dairesi 2016/11196 E. , 2017/18136 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 389955
Konum: İstanbul



3. Hukuk Dairesi 2016/11196 E. , 2017/18136 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, davaya konu taşınmazda pay sahibi olduğunu, taşınmaz satın alınırken katkı yaptığını, taşınmaza pimapen, kalorifer, parke, dolap, kapı yaptırdığını, bedellerini ödediğini, yerde halen davalı annesinin oturduğunu ileri sürerek; sağladığı katkının ve yaptığı masrafların tespitine ve tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının hiç bir masraf yapmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece; ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; tarafların ortak mülkiyetinde olan taşınmaz satınalınırken davacının yaptığı parasal katkının ve yere yaptığı masrafın tahsili için açılan alacak davasıdır.
Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle, ispat hukuku yönünden geçerli kuralların neler olduğu ve bu kuralların somut olayda tarafların üstsoy/altsoy ve kardeş olmaları nedeniyle, ne şekilde uygulanması gerektiği irdelenmelidir.
6100 sayılı HMK'nın 200. maddesinde, miktar ve değeri belli bir miktarın üzerinde olan hukuki işlemlerin senetle ispat edilmesi gerektiği, aynı kanunun 201. maddesinde de, senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin tanıkla ispat edilemeyeceği hüküm altına alınmış, yine aynı kanunun 203. maddesinde de, senetle ispat zorunluluğunun istisnaları belirtilmiştir. Altsoy ve üstsoy ile kardeşler arasındaki hukuki işlemler, miktar ve değerine bakılmaksızın tanıkla ispat edilebilir.
Somut olayda; tarafların üstsoy/altsoy ve kardeş oldukları, davacı yanın tanık deliline dayandığı, davalı yanın tanık deliline onay vermediği, mahkemece davacı yanın tanıklarının dinlenmediği, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmakta ise de; bu haliyle, davacının tanıklarının dinlenmemesi doğru görülmemiştir.
O halde, mahkemece; davacının, tanık deliline de dayandığı gözetilerek tanıkları dinlenmeli ve deliller değerlendirildikten sonra varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece, değinilen bu yönlerin göz ardı edilerek, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Kararları