Forum ana sayfa 3. Hukuk Dairesi 2016/11140 E. , 2017/18054 K.

3. Hukuk Dairesi 2016/11140 E. , 2017/18054 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 387978
Konum: İstanbul



3. Hukuk Dairesi 2016/11140 E. , 2017/18054 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın görev yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı; harici sözlü satış sözleşmesi ile 2013 yılı Kasım ayında 60.000 TL bedelle davalılardan mesken satın aldığını, karşılığında 1.000 TL kaparoyu davalı ...'e verdiğini, kendisine evi kullanabileceğini ve evin tadilatlarını yaptırmasını söylemeleri üzerine eve taşındığını, ev için faydalı masraf ve imalatlar yapmasına rağmen davalıların tapu devrini yapmadıkları gibi evin bedelini 60.000 TL'den 80.000 TL'ye yükselttiklerini, davalılar ile arasında sözlü ya da yazılı kira sözleşmesi olmamasına rağmen kira alacağına ilişkin olarak ... 9.İcra Müdürlüğü'nün 2015/1089 Esas sayılı dosyasıyla aleyhine takip yapıldığını, bu haliyle davalıların sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, denkleştirici adalet sistemine göre zararı ve kaçırdığı fırsatların karşılığının giderilmesi için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 8.315 TL'nin satış sözleşmesi tarihi olan 15.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar; davacının satış iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, davacının kendisinin kiracı olduğunu, kira borcunu ödememek için bu davayı açtığını, taşınmazın içine ilave imalat ve tadilat yapması için davacıya izin verilmediğini, dairedeki iyileştirmeleri davacının değil kendilerinin yaptığını, denkleştirme yapılacaksa önce kira borcunun mahsup edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalıların taraflar arasında kira sözleşmesinin bulunduğunu savunmasında bulunması, kira alacağının takas ve mahsubunu talep etmesi nedeni ile bu hususları tartışılmasında Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
I-) HMK'nun 33.maddesine göre; Hakim, Türk hukukunu resen uygular. Diğer bir anlatımla, bir davada ileri sürülen maddi olayların ve sözleşmelerin hukuki nitelendirmesini yapmak, uygulanacak hukuk kaidelerini bulmak ve uygulamak hakimin doğrudan görevidir.
Somut olayda; davacı, harici ve şifai taşınmaz satımına dayanarak ödediği para ve taşınmaza yaptığı imalat bedelinin tahsilini istemiş, davalılar ise taraflar arasındaki ilişkinin kira ilişkisi olduğundan beyanla gerekçeli inkarda bulunmuşlardır.Bu durumda davacının satıma ilişkin iddialarını ispat anlamında asliye hukuk mahkemesinde delilleri toplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davalının gerekçeli inkar mahiyetindeki savunmasına itibar edilerek görevsizlik kararı verilemez.
Hal böyle olunca mahkemece; davaya bakmakla görevli olan mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu gözetilerek davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle red kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
II-) Bozma nedenine göre, davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, ikinci bendde açıklanan nedenle davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 21.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Kararları