Forum ana sayfa 3. Hukuk Dairesi 2016/10973 E. , 2017/17593 K.

3. Hukuk Dairesi 2016/10973 E. , 2017/17593 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 402280
Konum: İstanbul



3. Hukuk Dairesi 2016/10973 E. , 2017/17593 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı; davalının telefon aboneliğinden kaynaklanan borcunun tahsilini teminen davalı hakkında ... İcra Müdürlüğünün 2012/6649 Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlattıklarını, davalının haksız olarak borca itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne, davalının ... İcra Müdürlüğünün 2012/6649 Esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacak 3.027,70 TL nin %20si olan 605,54 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; telefon aboneliğinden kaynaklanan alacağın tahsilini teminen başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
HMK 266.maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir.
Somut olayda; mahkemece, dava konusu alacak yönünden emekli banka müdürü-müfettişi bilirkişinden rapor alınmıştır. Söz konusu bilirkişi, dava konusu telefon aboneliği, telefon hattının işleyişi, bilişim ve telekomünikasyon alanında rapor hazırlamaya ehil ve yeterli olmadığı gibi, davacının 05.05.2014 tarih ve 2312 sayılı yazısı ile kabulünde olan yurtdışı paketi (Tüm Ülkeler Paketi 120dk) yönünden de değerlendirme yapılmamıştır. Bu yönüyle bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığı açıktır.
O halde, mahkemece; dava konusu telefon aboneliği, telefon hattının işleyişi, bilişim ve telekomünikasyon alanında konusunda uzman bilirkişiden, davacının 05.05.2014 tarih ve 2312 sayılı yazısı, tarafların iddia ve savunmaları doğrultunda, taraf ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna göre eksik incelemeye dayalı hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 13/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Kararları