Forum ana sayfa 3. Hukuk Dairesi 2016/10076 E. , 2017/17646 K.

3. Hukuk Dairesi 2016/10076 E. , 2017/17646 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 388515
Konum: İstanbul



3. Hukuk Dairesi 2016/10076 E. , 2017/17646 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı; davalı kuruma ait elektrik tellerinden çıkan kıvılcım nedeniyle 18.08.2008 günü yangın çıktığını, kendisine ait ağaçlar ile çayır alanının tamamen yanarak kullanılmaz hale geldiğini belirterek; fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla 45.855 TL maddi ve 1.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; davacının zararının ortaya çıkmasına sebep olduğu iddia edilen maddi ve manevi zararın meydana geldiği yerdeki enerji nakil hattının kendisine ait olmadığını belirterek husumetten red kararı verilmesini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü cihetine gidilerek; 14.863,35 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin ise reddine dair verilen karar davalının temyizi üzerine dairemizce bozulmuş ve mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile 12.245,35 TL'nin 18/08/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; fazlaya ilişkin talebin ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin 05.11.2014 gün, 2014/6434 Esas-14468 Karar sayılı bozma ilamında, mahkemece yapılması gereken işin ve izlenecek yöntemin nelerden ibaret olduğu ayrıntılı bir şekilde açıklanmıştır.
Hemen belirtmek gerekir ki; bozma kararına uyulmakla bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğar.
Mahkemece, bozma kararına uyulmakla, o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak ve yine o kararda gösterilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli Kazanılmış Hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye hükmün uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara, usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir. (19/05/1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK, HGK 12/07/2006 gün, 2006/9 – 508 E. - 2006/52 K.)
Somut olayda, mahkemece; bozmaya uyma kararı verilmiş ise de, bozmaya uygun karar verilmemiştir. Şöyle ki; Dairemizin 05.11.2014 tarih ve 2014/6434 Esas, 2014/14468 Karar sayılı bozma ilamında zararın, ağaçların bulunduğu yerin ağaçlı değeri ile ağaçsız değeri arasındaki farkın saptanmasıyla, bu farkın her ağaç bakımından göz önünde tutulup, toplamının o ağaçların yerine geçen değeri olarak kabul edilmesi yöntemi ile hesaplanması konusunda rapor alınmasına işaret edilmiş, ancak bozma ilamı sonrasında alınan bilirkişi heyeti raporunda yine bu yöntem ile hesaplama yapılmamıştır.
Dairemizin 05.11.2014 gün, 2014/6434 Esas-14468 Karar sayılı bozma ilamında izlenecek yöntemin ne olduğu belirtildiği halde, eksik inceleme ile hüküm kurulmuştur.
Hal böyle olunca; mahkemece, dairemizin bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, dosyanın önceki bilirkişiler dışında hem uzman, hem de yerin sürüm değerini bilen kişilerden seçilecek bilirkişilerden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyetine verilerek, bilirkişi heyetinden, ayrıntılı ve açıklayıcı, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bir rapor aldırılarak, varılacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme, araştırma ve uyulmasına karar verilen bozma ilamına uygun olmayan bilirkişi raporu esas alınarak, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bu husus hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davalı yararına HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 14.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Kararları