Forum ana sayfa 3. Hukuk Dairesi 2016/9834 E. , 2017/17438 K.

3. Hukuk Dairesi 2016/9834 E. , 2017/17438 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 366462
Konum: İstanbul







3. Hukuk Dairesi 2016/9834 E. , 2017/17438 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı; davalının muristen aldığı vekaletnameye istinaden, murisin ölüm günü olan 08.02.2010 tarihinde 50.000,00 TL ve bir gün sonrasında 54.345,00 TL olmak üzere toplam. 104.345,00 TL'yi banka hesabından haksız şekilde çektiğini ve talepte bulunmuş olmasına rağmen bu paradan hissesine düşen kısmını vermediğini, bu nedenle davalı hakkında şikayette bulunduğunu ve faiziyle birlikte tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, takip tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek faiziyle birlikte alacağın davalıdan tahsiline, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı; davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu vekaletin geçerli olmadığına ilişkin hakkında yapılan şikayetin kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile sonuçlandığını, dava konusu işlemlerin vekalet yetkisinin kapsamı içerisinde ve murisin sağlığındaki talimatları çerçevesinde gerçekleştiğini, murisin talimatıyla çekilen paranın gönderilmesi sırasında murisin ölüm haberini aldığını, dava konusu paranın murise ait cenaze ve defin giderleri ile mirasçıların Almanya'dan geliş gidiş masrafları için harcandığını savunarak, davanın reddini ve davacı aleyhine %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece; davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı olduğu, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/6410 soruşturma 2012/777 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı ve ilgili savcılık dosyası evraklarından, davacının sebepsiz zenginleşmeye yol açan eylemden, mal varlığındaki eksilmenin miktarından ve haksız edinenin şahsından haberdar olduğu ancak bir yıllık zamanaşımı süresi içerisinde dava açmadığı gerekçesiyle, davanın ve yasal şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; muris tarafından davalıya verilen vekaletname ile bankadan çekilen paraların miras hissesi oranında davacıya iadesine yönelik olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Somut uyuşmazlıkta; davacı murisinin, sağlığında noter kanalıyla birden fazla hukuki işlem ya da hukuki işlem benzeri fiillerin icrası için davalıya genel vekalet (temsil yetkisi) verdiği, 14.01.2009 tarihli düzenleme şeklindeki vekaletnamedeki " ... adıma hareketle bankalardaki...hesaplardan para çekmeye ahzu kabza para yatırmaya ...yetkili kılınmıştır." hükümleri uyarınca davalının, murise ait banka hesabından 08.02.2010 tarihinde saat 11:29 'da 50.000,00 TLve 09.02.2010 tarihinde 54.345,00 TL tutarında para çekme işlemi yaptığı ancak dosya kapsamındaki hastane raporuna göre, murisin dava konusu paraların çekilmesinden önce 08.02.2010 tarihinde saat 08:25'te öldüğü anlaşılmaktadır.
Davacı, davalının dava konusu meblağı haksız ve usulsüz şekilde çektiğini ve paranın davalının uhdesinde kaldığını iddia etmiş davalı ise murisin ölmeden önce kendisine verdiği talimata göre hareket ettiğini ve çekilen paranın murisin defin ve cenaze masrafları ile mirasçılar için harcandığını belirterek itiraz etmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 33 maddesi ve 04.06.1958 gün ve 15/6 sayılı YİBK'na göre olayları izah taraflara, kanunları resen uygulamak ve dolayısıyla hukuki nitelendirmede bulunmak hakime ait bir görevdir.
Taraflar arasındaki dava vekalet sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Vekalet aktinden kaynaklanan davalar BK. 126/4 maddesi hükmü gereği 5 yılık zaman aşımı süresine tabidir.
Mahkemece, somut uyuşmazlıkta davacının yapılan işlemleri öğrenme tarihinden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı düşünülerek, işin esasına girilerek, yapılacak yargılama neticesinde bir karar verilmesi gerekirken, davanın sebepsiz zenginleşme olarak nitelendirerek, yukarıdaki gibi hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.




  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Kararları