Forum ana sayfa 3. Hukuk Dairesi 2016/9824 E. , 2017/17645 K.

3. Hukuk Dairesi 2016/9824 E. , 2017/17645 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 364652
Konum: İstanbul







3. Hukuk Dairesi 2016/9824 E. , 2017/17645 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı; ... ilçesi ... kasabası ... ... mevkii 128 ada 35 parsel sayılı taşınmazı davalıların murisi ...’dan 06.10.2006 tarihli senet ile 10.000 Euro bedel karşılığında satın aldığını ve bedeli peşinen ve nakden ödediğini, ancak taşınmazın tapusunun devri yapılmadan murisin öldüğünü, davalıların da ne tapu devri yaptıklarını ne de ödediği bedeli iade ettiklerini beyan ederek taşınmazın tapusunun devrinin sağlanmasını, olmadığı takdirde taşınmaz bedeli olarak ödenen 10.000 Euro'nun ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; keşif esnasında kendisine satılan taşınmazın 128 ada 35 parsel sayılı taşınmaz değil, 133 ada 241 sayılı taşınmaz olduğunu beyan etmiş, dava dilekçesinde ada parsel numaralarının yanlış yazıldığını belirterek 133 ada 241 parsel sayılı taşınmazın dava dışı kişiler adına da kayıtlı olduğunun anlaşılması üzerine davalılar ... ile ...’ın da davaya dahilini istemiş, 21/11/2013 tarihli duruşmada ise davaya tazminat yönünden devam etmek istediklerini bildirmiştir.
Muris ... mirasçıları davalılar davayı kabul ettiklerini, tapuyu devretmek istediklerini ancak tapuda başka malikler de olduğundan devir yapılamadığını beyan etmişler, davalı ... ve ..., satışın geçerli olmadığını belirterek davanın reddini dilemişler, diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece; davacı ile davalılar murisi arasında 06/10/2006 tarihlinde tanzim edilen sözleşme, delil başlangıcı kabul edilerek davacı bu delil başlangıcına dayalı olarak davasını ispat edecek herhangi bir tanık dinletmediğinden ispat olunamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, harici (geçersiz) satış sözleşmesi gereğince ödenen paranın iadesi istemine ilişkindir.
Tapulu taşınmazların satışına ilişkin sözleşme, resmi şekilde yapılmadığı için TMK'nun 706, TBK'nun 237. (BK.'nun 213), Tapu Kanununun 26. ve Noterlik Kanununun 60. maddeleri uyarınca hukuken geçersizdir. Geçersiz sözleşmeler taraflarına geçerli sözleşmelerde olduğu gibi hak ve borç doğurmaz. Taraflar verdiklerini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri isteyebilir.
Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için, bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olması gerekir. Sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı geri verme borcu altındadır.
Somut olayda; davacı ile bir kısım davalılar murisi ... arasında 06.10.2006 tarihinde yapılan sözleşmeden 128 ada 35 nolu parselin muris tarafından davacıya 10.000 Euro karşılığında satıldığı, parasının peşin alındığı anlaşılmaktadır. Davacı, taşınmazın tapusunun devri talebinden vazgeçerek davasına alacak davası olarak devam ettiğine göre, ödediği parayı sözleşmenin tarafı murisin mirasçıları olan davalılardan isteyebilir.
Hal böyle olunca; mahkemece yukarıda açıklanan ilke ve kurallar çerçevesinde davanın muris ... mirasçıları olan davalılar yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken taraflar arasındaki sözleşme, delil başlangıcı olarak değerlendirilerek ve hukuki nitelendirmede hataya düşülerek yazılı şekilde davanın tümden reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlere hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.




  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Kararları