Forum ana sayfa 3. Hukuk Dairesi 2016/7899 E. , 2017/18377 K.

3. Hukuk Dairesi 2016/7899 E. , 2017/18377 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 366571
Konum: İstanbul







3. Hukuk Dairesi 2016/7899 E. , 2017/18377 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı ... feri müdahil vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı dava dilekçesinde, şirketin davalı şirketin ... referans nolu abonesi olduğunu, 01.01.2011 - 31.12.2012 tarihleri arasında kayıp enerji bedeli, dağıtım bedeli, iletim bedeli, psh bedel, psh sayaç okuma bedeli gibi ücretler adı altında 59.944 TL tahsilâtlar yapıldığını belirterek, yapılan bu tahsilâtların kullanımından kaynaklanmadığını, enerji nakli esnasında meydana gelen kayıplar ile kaçak kullanıcıların neden olduğu zararların kurallara uyan abonelere yansıtılıp tahsil edilmesinin hukuka uygun olmadığını belirterek, 59.944 TL' nin tahsil tarihlerinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ve ... Türk A.Ş. cevap dilekçesinde, elektrik dağıtım ve perakende satış şirketlerinin 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuata tabi olarak faaliyette bulunduğunu, EPDK tarafından belirlenen mevzuat ve alınan kararların uygulandığını, elektrik dağıtım ve perakende satış şirketlerinin de alınan bu kararlara uymak zorunda olduklarını, açılacak davaların da EPDK' ya karşı açılması gerektiğini, bu nedenle adli yargı makamlarının yetkisi bulunmadığını, davacı tarafın iyi niyetli olmadığını, kesilen bedellerin davacı ile yapılan sözleşmeye dayandığını, kesilen bedellerin sözleşme içeriğine ve EPDK tarafından alınan kararlara ve mevzuata uygun olduğunu, hukuka aykırı bir tahsilatın
söz konusu olmadığını belirterek, zaman aşımı, husumet, görev, yargı yolu itirazları nedeniyle, aksi halde esasa ilişkin itirazları çerçevesinde davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Feri Müdahil .... Genel Müdürlüğü cevap dilekçesinde, davaya sadece iletim bedeli yönünden davalı yanında katılma talep ettiklerini, davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, ayrıca enerjinin iletimi ve dağıtımı birbirinden bağımsız faaliyetler olduğunu, farklı tüzel kişiliklerin görev, yetki ve sorumlulukları olduğunu, şirketin elektrik dağıtım faaliyeti ile bir ilişkisi bulunmadığını, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, iletim bedelinin yasal düzenlemeler gereği şirket tarafından dağıtım şirketlerine fatura edilen iletim tarife tutarının karşılanması için yine mevzuat gereği dağıtım şirketlerince dağıtım sistemi kullanıcılarına uygulanan birim fiyat olduğunu, EPDK' nın aldığı kararlar ve onayına bağlı kalındığını iletim bedeli yönünden davalı yanında feri müdahil olarak kabullerine ve haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini savunmuştur. Yargılama sırasında feri müdahil’in katılma talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatları uyarınca, elektrik enerjisinin nakli ve kullanımı esnasında meydana gelen kayıplar ve başka kişiler tarafından hırsızlanmak suretiyle kullanılan kayıp elektrik bedellerinin kullandığı elektrik bedellerini süresinde ödemekte olan iyi niyetli abonelerden tahsili yoluna gidilmesi hukuk devleti ve adalet ilkeleri ile bağdaşmadığı, ayrıca davaya konu işbu bedellerle ilgili EPDK tarafından, kanunun verdiği genel ve soyut yetkiye dayanarak çıkarılan yönetmelik, kurul kararları ve tebliğlerinin de Elektrik Piyasası Kanunun temel amaçları ve ilkelerinden olan şeffaflık ve düşük maliyetli enerji temini unsurlarını taşıdığının kabulü de mümkün görülmediği, davacı şirketten haksız olarak kesilen bu bedellerin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, süresi içinde davalı ... feri müdahil ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dava, elektrik abonelerinden tahsil edilen kayıp-kaçak vb. bedellerin istirdatı istemine ilişkindir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2014 tarih ve 2013/7-2454 Esas 2014/679 K. Sayılı kararı ve Dairemiz kararları ile Anayasanın Vergi ödevi Başlıklı 73. maddesindeki “... Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır..." şeklindeki düzenlemeye göre; kayıp-kaçak, sayaç okuma, dağıtım, perakende hizmet ve iletim bedeli uygulamasının EPDK Kararları ve tebliğleri çerçevesinde uygulama arz eden kanunlar ve ikincil mevzuat hükümleri çerçevesinde EPDK tarafından belirlenerek uygulandığı, bu tarihteki mevcut hukuki düzenlemenin EPDK'na sınırsız bir fiyatlandırma ve tarife unsuru belirleme hak ve yetkisi vermediği, özellikle kaçak (elektrik enerjisinin hırsızlanması) bedellerinin kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmenin hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaşmadığı, bu faturalara yansıtılan diğer kalemlere ilişkin bedel miktarlarının şeffaflık ilkesi ile denetlenebilmesi ve hangi hizmetin karşılığında ne bedel ödendiğinin bilinmesinin de şeffaf hukuk devletinin vazgeçilmez unsuru olduğu, EPDK kararları ile bu bedellerin mevcut mevzuat kapsamında tüketicilerden alınmasının hukuka uygun olmadığı kabul edilmiştir.
Ne var ki, uyuşmazlığın temyiz yolu ile Dairemize geldiği aşamada 17.06.2016 Tarih 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren geçmişede etkili 6719 sayılı
kanunun 21. maddesi ile 6446 Sayılı kanunun 17. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirilmiş ve aynı maddeye eklenen 10. bend ile; "Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır." hükmü getirilerek Tüketici Hakem Heyetlerinin ve Mahkemelerin bu konularda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkileri geçmişe de etkili olarak sadece bu dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin Kurumun bu konulardaki düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlanmış, bu bedellerin alınmasında esas olan ilgili tarifelerin düzenlenmesinde EPDK.nun Kanundaki yetkileri genişletilerek yukarıda sözü edilen bedeller maliyet unsuru kapsamına dahil edilmiştir.
Yine, 6719 sayılı kanunun 26. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen;
Geçici madde 19; "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, Kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve Kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." hükmünü,
Geçici madde 20; "Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17 nci madde hükümleri uygulanır." hükmünü içermektedir.
Hal böyle olunca, karar tarihinden sonra yürürlüğe girmiş bulunan bu yasa değişikliklerinin, yürürlük tarihi öncesi dönemde geçerli olan EPDK kararlarına dayanılarak alınmış olan ve dava konusu yapılan kayıp-kaçak vb. bedellerle ile ilgili olarak açılan ve halen devam eden davalarda da geçmişe etkili olacak şekilde (bu yasa değişikliği öncesinde açılan ve halen görülmekte olan davalar da) uygulanması gereken hükümler içerdiğinden, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 17., geçici 19. ile 20. maddelerinin, somut olaya etkisinin bulunup bulunmadığının yerel mahkemece tartışılıp değerlendirildikten sonra sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekmektedir.
2)Bozma nedenlerine göre, diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bendde açıklanan nedenle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.




  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Kararları