Forum ana sayfa 3. Hukuk Dairesi 2016/7539 E. , 2017/18318 K.

3. Hukuk Dairesi 2016/7539 E. , 2017/18318 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 388515
Konum: İstanbul



3. Hukuk Dairesi 2016/7539 E. , 2017/18318 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı; davalının murisi ...'in borçlarından dolayı adına kayıtlı ... nolu tarımsal sulama aboneliğinin kesildiğini, murisin mühürlenen aboneliğinin mührü kırılmak suretiyle elektriğin kullanılmaya devam edildiğini, 31/12/2011 tarih, ... nolu kaçak tutanağından dolayı hakkında tahakkuk ettirilen borcun ödenmesi için murisin mirasçıları aleyhine ... İcra Dairesinin 2013/3598 sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, diğer mirasçıların borca itiraz etmediklerini, ancak davalının borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu ileri sürerek takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına, davalının icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı; mirasın hükmen reddi davası açmak için tarafına süre verilmesini, babası olan ...'in vefat ettiği tarihte taşınmazlarının tamamının hacizli olduğunu ve bu taşınmazların murisin borçlarını karşılayabilecek bir değerde olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile ... İcra Müdürlüğü'nün 2013/3598 Esas sayılı icra takip sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin 25.370,60 TL asıl alacak yönünden aynen devamına, faiz yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak üzerinden hesaplanan 5.074,12 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, davalının murisinin kaçak elektrik kullanımı nedeniyle tahakkuk eden bedelin tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
I-) 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 605. maddesinin 2. fıkrasında “ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras
reddedilmiş sayılır.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hüküm çerçevesinde, mirasın hükmen reddi bir süreye tabi olmayıp, mirasçılar, alacaklılara karşı açacakları tespit davası ile terekenin borca batık olduğunun tespitini her zaman isteyebilecekleri gibi, mirasçılara karşı açılacak davada defi olarak da her zaman terekenin borca batık olduğu ileri sürülebilecektir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16.04.2008 tarih, 2008/332 Esas ve 2008/336 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 605.maddesi “B.Ret; I.Ret beyanı; 1.Ret hakkı” başlığı ile düzenlenmiştir. Birinci fıkrası “Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler.” hükmünü içermektedir. Kayıtsız, şartsız red (hakiki red) olup, bu davada uygulama dışındadır. İkinci fıkrası “Ölümü halinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır.” hükmünü amirdir. Bu hüküm bir karinedir. Bir çok yargı kararlarında ve ilmi görüşlerde bu red, hükmi red olarak isimlendirilmektedir. Türk Medeni Kanunu, “hakiki redde” süre ile kayıtlı ve mirasçıların tek taraflı irade açıklamasını öngördüğü halde, söz konusu “hükmi reddin” sonuç doğurması için herhangi bir irade açıklaması, ya da dava yolu öngörmemiştir. Öyle ki; reddin kendiliğinden oluştuğu kabul edilip, mirasın açılması ile kendiliğinden mirasçılara intikal edeceği (TMK.m.599)yönündeki kurala bir istisna getirilmiştir. Eğer mirasçı olabilecek kişi sarih irade beyanıyla, ya da Türk Medeni Kanunu’nun 610. maddesinin ikinci cümlesinde açıklanan davranışlarla mirası kabul etmiş ise, zaten yapılabilecek bir işlem kalmamıştır.
TMK md.610/2 Hükmü Uyarınca ;
Ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine maleden mirasçı, mirası reddedemez.Mirasın hükmen reddinin her türlü delil ile ispatı mümkündür.
Somut olayda; davalının babası ...'in 10/05/2010 tarihinde vefat ettiği; davalı mirasçının icra takibine yaptığı itirazda def’i yolunu tercih etmiş olduğu anlaşılmaktadır. İşte bu halde mirasın reddedilmiş olduğunun kabulü gerekir. Davalının murisi ...'in malvarlığı hususunda mahkemece bir araştırma yapılarak sonucu dairesinde hüküm tesisi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
II-) Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bendde açıklanan nedenle davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 27.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Kararları