Forum ana sayfa 3. Hukuk Dairesi 2016/7272 E. , 2017/17547 K.

3. Hukuk Dairesi 2016/7272 E. , 2017/17547 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 364254
Konum: İstanbul







3. Hukuk Dairesi 2016/7272 E. , 2017/17547 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı; davalı ile imzaladığı 26/10/2005 tarihli sözleşme gereğince işletmeye 60.000 TL bedelle ortak olduğunu, sözleşme gereğince sözleşme süresinin dolmasından sonra da ortaklığın devam edeceğini belirttiklerini, davalının işletmenin faaliyet gösterdiği gayrimenkulün miras malı olmasından istifade ederek haklarını kötüye kullandığını, söz konusu sözleşmeyi hiçe sayarak tek taraflı olarak ortaklık ilişkisini haksız şekilde feshettiğini, satın aldığı hisse bedelinin ödenmediğini belirttiğini, 60.000.00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat ve demirbaşlara yönelik talep ve haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili duruşmadaki beyanında; “bizim bu dosyada talep ettiğimiz 60.000 TL alacak ile mahkemenizin 2011/206 - 2012/45 E.K sayılı dosyasındaki 60.000 TL bedelli senet alacağımızın bir biri ile ilgisi yoktur, şu anki dosyada talep ettiğimiz 60.000 TL alacak taraflar arasında düzenlenen ortaklık sözleşmesinin 14, 17 ve 21 maddelerine davalının uymamasından kaynaklanmaktadır zira sözleşme gereğince 5 yıllık süre dolmadan sözleşme bozulmuştur ayrıca herhangi bir ortaklığın bozulmasını gerektirir sebepte yoktur, yine davalı sözleşme gereğince yasaklanmasına rağmen aynı isimle başka bir yerde eşi adına bar açmıştır bu nedenle belirttiğimiz maddelere aykırılık nedeniyle tazminat talebimiz vardır” şeklinde açıklamada bulunmuştur.
Davalı; davacıya ... Noterliğinin 24/09/2010 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarname ile sözleşmenin fesih edildiğinin bildirildiğini, bu ihtarnamenin 24/09/2010 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, davacı tarafından davalıya ... Noterliği'nin
21/02/2011 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiği, davanın zamanaşımana uğradığını, dava konusu sözleşmeyle ilgili olarak halen derdest mahkememizin 2011/206 esas-2012/245 karar sayılı dosyasının bulunduğunu, taraf sıfatı bulunmadığını, yeni açılan iş yerinin kendisi tarafından değil, eşi tarafından işletildiğini, dava konusu ortaklık ve kira sözleşmesine göre sözleşmenin süresinin 5 yıl olduğunu, bu sürenin bitiminde feshedildiğini, davacının tazminat isteme hakkının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; sözleşmenin davalı tarafça haksız olarak feshi nedeniyle zarar görmesi kapsamında başlangıçta verilen 60.000 TL nin iadesi talep olunmuşsa da; sözleşmenin 14.maddesi kapsamında işletmenin bulunduğu taşınmazın davalı ile birlikte maliki olan kardeşleri tarafından ortaklık sona erme öncesinde gönderilen ihtarname ile taşımazın tahliyesinin istendiği ve bu sebeple davalı tarafça da davacıya gönderilen 23.09.2010 gün ve 20760 yevmiye no.lu ihtarname ile ortaklığın 26.10.2010 tarihinden itibaren feshedildiği, fesih gerekçesi olarak da davalı ve onunla birlikte işletmede bulunan ...'nun tutum ve davranışlarının personel ve müşterilerdeki olumsuz etkilerinin gösterildiği, yukarıda belirtilen sözleşme hükümleri gereğince 5 yıllık yapılan sözleşmenin fesih ihbarında belirtilen 26.10.2010 tarihinde sona ermiş olduğu, sözleşmenin 14. ve 17. maddeleri gereği davalı tarafından fesih edilmiş olduğu, 24.madde gereğince de davalının fesih hakkının bulunduğu, bu durumda sözleşmenin 14.maddesinde belirtilen 5 yıllık süre öncesinde fesih söz konusu olmadığından davacının davalıdan bu yönden talep edebileceği bir alacak bulunmadığı, ayrıca sözleşmenin 5 yıllık süre boyunca belirtilen koşullarda devam ettiği, davacının bu süre yönünden kendisine kar payı ödenmediği vs. bir talebinin de bulunmadığı, dava dilekçesi ile manevi tazminat ve demirbaşlara yönelik hakları saklı tutulduğundan sözleşme hükümlerine göre demirbaşlar yönünden de taleplerinin değerlendirilemeyeceği, bu sebeple davacının sözleşme kurulduğu sırada davalıya verdiği 60.000 TL yönünden 5 yıllık sözleşme süresi dolmuş olmak ve davalı tarafından usulüne uygun sonlandırılması sebebiyle davacının herhangi bir talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının taraflar arasında düzenlenen ortaklık sözleşmesinin 14, 17 ve 21 maddelerine davalının uymamasından kaynaklan alacağı talep ederek manevi tazminat ve demirbaşlara yönelik haklarını saklı tutması suretiyle, ortaklığın tasfiyesine yönelik haklarını saklı tuttuğu anlaşılmakla, sözleşmenin 14. maddesinde yer alan cezai şartın da dava konusu olayda gerçekleşmediği belirlendiğinden yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 2.20 TL bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/12/2017 günü oybirliğiyle karar




  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Kararları