Forum ana sayfa EMSAL KARAR TALEP FORUMLARI Ceza Hukuku Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olmak. (işçinin elektriğe kapılması)

Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olmak. (işçinin elektriğe kapılması)

Suç ve Cezalar, Suç Türleri, Ceza Hesaplama, Hapis, Adli Para Cezası, Adli Kontrol, Ön Ödeme, Uzlaşma, Tutuklama, Arama, Elkoyma, İletişimin Tespiti, Ceza Yargılama Usulü, Tekerrür, İçtima, İştirak...

imsel Kıdemli (**) Üye

Mesajlar: 135


müvekkil bir ikametin çatısına gölgelik yapmak için ikamet sahibi ile anlaşıyor, olay günü müvekkil gölgelik yapmak için yanında müşteki Suriye uyruklu bir kişiyi yevmiyeci işçi olarak getiriyor demirleri çatıya çekecekleri sırada elektrik tellerinin akımı nedeniyle müşteki işçinin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve hayati tehlike geçirmeyecek şekilde yaralanıyor,
Makine mühendisi ve işçi sağlığı-güvenliği bilirkişisi 12/12/2017 tarihli raporunda kazanın meydana gelmesinde mağdur işçinin asli kusurlu olduğu, diğer kişilerin kusurlu olmadığının belirtiyor savcılık ikinci bir bilirkişi heyetine giderek,
İş güvenliği uzmanı inşaat mühendisi ve Elektrik mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinin 26/03/2018 tarihli raporunda müşteki işçinin iş kazasında tehlikeli davranış sergilemesi nedeniyle asli kusurlu, müvekkilin ise gerekli tedbirleri almaması nedeniyle tali kusurlu olduğunun belirtildiği olayda,(tlin balkona 2.5 mt uzaklıkta olduğu tespi ediliyor)
Şüpheli müvekkilin sağlık ve güvenlik şartlarını sağlamaması nedeniyle müştekinin yaralanmasına neden olduğu tüm dosya kapsamından anlaşıldığı, şüphelinin eyleminin uzlaşma kapsamında bulunduğu ancak tarafların posta yoluyla yapılan uzlaşma teklifine uymadıkları dolayısıyla şüpheli hakkında müsnet suçtan iddianame tanzimi için yeterli şüphenin oluştuğu kanaatine vararak dava açmıştır.suriyeli yevmiye ile tutulmuş.türkçe bilmiyor.
bu arada tck 53/6 gereği müvekkilin meslekten de belli süre uzaklaştırılması istenmiş.

bu konuda (özellikle elektirik çarpmasıyla ilgili)yargıtay kararı varmıdır elinizde?saygılar


teoman Kullanıcı avatarı
Global Moderatör

Mesajlar: 19764


T.C.
YARGITAY
12. CEZA DAİRESİ
ESAS NO:2016/1642
KARAR NO:2016/5363
KARAR TARİHİ:31.03.2016
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: TCK'nın 89/1, 89/3-b, 62, 51/1-a-b, 51/3-6-7-8. maddeleri gereğince mahkumiyet


Taksirle yaralama suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü;

1-Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkındaki hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafilerinin kusura ve eksik incelemeye ilişkin temyiz itirazlarının reddine,

ancak;

Güvenlik tedbiri olması nedeniyle kazanılmış hak oluşturmayacağından, 5 ay hapis cezasına mahkum edilen ve bu cezası ertelenen sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 51/3. maddesi uyarınca tayin edilecek denetim süresinin, 1 yıldan az olamayacağının gözetilmemesi,

Kanuna aykırı olup, hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak; yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususun, aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkındaki hüküm fıkralarından denetim süresi ile ilgili paragraflarında yer alan “5 ay” ibaresinin “1 yıl” ibaresi ile değiştirilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA;

2-Sanık ...'nin mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;

Olay günü mağdurun, oğlunun işlettiği marketin üstünde bulunan caminin çatısından sarkan buz sarkıtlarını kırmak için, caminin 2. kat penceresine çıkıp elinde bulunan 150 cm uzunluğundaki demir saplı fırça ile, pencereden uzanarak çatıdan sarkan buzları kırmak istediği sırada, elinde bulunan fırçayı caminin önünden geçen Tedaş'a ait 31,5 kv yüksek gerilim hat iletkenine yaklaştırdığında elektrik akımına kapılması sonucu meydana gelen olay sonrası 06.05.2008

tarihinde yapılan keşifte, bilirkişiler tarafından, hattın caminin ikinci katındaki pencereye olan uzaklığının 180 cm olarak ölçüldüğü, oysa Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği'ne göre uzaklığın en az 2 metre olması gerektiği, yine aynı bilirkişiler tarafından caminin 2. katındaki pencere önünde ve yanında uyarıcı mahiyette levhalar bulunmadığının, pencerenin rahatlıkla açılarak enerji nakil hattı tellerine ulaşmanın mümkün olduğunun tespit edildiği, olaydan sonra 10.07.2008 tarihinde ise gerilim hattının yer altına alınarak cami bölgesinden geçirildiği, olay öncesi caminin karşısında bulunan Kayseri Elektrik TAŞ Sızır İşletme Şefliği'nde veznedar olarak çalışan tanık ...'in beyanına göre olaydan 2-3 gün önce, mağdurun aynı yerde buz kırması sebebiyle, yaptığının tehlikeli olduğu konusunda uyarıldığı, dosyada mevcut Kayseri ve Civarı Elektrik TAŞ ile yüklenici sanık ... arasında düzenlenen 05.01.1995 tarihli Sızır merkez köylerinde yaptırılacak AG-OG enerji nakil hattı elektrik tesisi konulu sözleşmeye göre; yüklenicinin bütün bedel ve giderleri kendisine ait olmak üzere tesisi tamamlayacağı düzenlemelerine yer verildiği, sözleşme akabinde geçici kabul heyeti başkanı olarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nı temsilen elektrik mühendisi ... ile üyeler Tedaş Sivas Elektrik Dağıtım Müessesesi elektrik teknisyenleri ... ve ...'dan oluşan geçici kabul heyetinin Sızır kasabası AG+OG elektrik tesislerinde yaptığı kontrolde, tesislere sürekli enerji verilmesinde ve tesisin işletmeye açılmasında sakınca görülmeyip 10.12.1997 tarihinden itibaren tellal marifeti ile ilan yapılarak tesise enerji verildiği, olaya konu caminin sözleşme tarihinden önce 1994 yılında yapıldığı, bu suretle tesisin yapılması sırasında, enerji nakil hatlarının mevcut camiye olan uzaklığının ilgili yönetmelikte belirlenen mesafeye uygun olmadığını gördüğü veya görmesi gerektiği halde hatta enerji verilmesinde bir sakınca olmadığını belirterek geçici kabul tutanağını düzenleyen geçici kabul heyeti başkan ve üyeleri olan sanıklar ..., ... ve ...'in olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğu, ancak KCETAŞ Sarıoğlan İşletme Şefliği'ne bağlı olarak Sızır belde sorumlusu ve mesul teknisyen olarak görevli olan sanık ...'nin hattın yapımı aşamasında görev ve sorumluluğunun, olayın meydana gelmesinde sanığa yüklenecek kusur bulunmadığının anlaşılması karşısında sanığın atılı suçtan beraati yerine delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu mahkumiyetine karar verilmesi;
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA; 31.03.2016 tarihinde sanıklar ..., ..., ... ve ... yönünden oy çokluğu; sanık ... yönünden ise oy birliğiyle karar verildi.



Muhalefet Şerhi:

Mağdurun, marketin üzerinde bulunan caminin çatısından sarkan buz sarkıtlarını kırmak için caminin 2. katına çıkıp, 150 cm uzunluğundaki demir fırçayı pencereden uzatarak buzları kırmak isterken, elindeki fırçanın yüksek gerilim hatlarına dokunması sonucu elektrik akımına maruz kalarak yaralandığı olayda,
Yapılan incelemeler neticesinde, caminin ikinci katı penceresinin önünden geçen elektrik hattının, pencereye uzaklığının şartnameye aykırı olarak 2 metre yerine 180 cm olması ve uyarıcı levhalar bulunmaması nedeniyle sanıklara kusur verilmiş ise de;
Mağdur ...'in mahkemede verdiği: "Caminin ikinci katındaki pencereden uzanıp çatıda bulunan buz sarkıtlarını kırıp yere düşürmek istedim. Bu esnada fırçanın ucu saçağın ucundan geçen yüksek gerilim teline değdi" şeklindeki ifadesi dikkate alındığında, camiye gelen insanların mutad yaşamlarını devam etmeleri sırasında elektrik çarpması meydana gelmemiş, yani pencereye çıkan kişiye yüksek gerilim hattından enerji atlaması gerçekleşmemiştir. Enerji hattı normal şekilde uzun süredir kullanılmaktadır.
Çoğunluk görüşünün kabulü doğrultusunda mağdurun "yüksek gerilim hat iletkenine yaklaştırdığında elektrik akımına kapılması" olayımızda sözkonusu değildir. Mağdur 150 cm'lik demir boruyu uzatmış, buz kırarken hataen enerji nakil hattına dokunmuştur. Enerji atlaması olmamıştır. Mağdurun kol uzunluğu da dikkate alındığında, demir borunun uzandığı mesafe 2 metreyi çok aşmaktadır. Yani şartnameye uygun olarak 2 metre mesafede yapılsa bile söz konusu kaza meydana gelecektir. Metal borunun nakil hattına değmesi neticesi olay meydana geldiği için, metal borunun pencereden veya yerden uzatılması arasında bir fark bulunmamaktadır. Elektrik çarpması olağan dışı davranış neticesinde meydana gelmiştir.
Mağdurun, yaşı ve hayat tecrübesi dikkate alındığında, yüksek gerilim hattına metal boru uzatılmayacağını bilmesi gerektiği ve şartnameye 20 cm'lik aykırılığın olayın meydana gelmesinde etkisi olmadığını düşündüğümüzden, sayın çoğunluğun, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkındaki mahkumiyet kararlarının onanması yönündeki görüşüne katılmıyoruz.
HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM



  • POPULER KONULAR

Dön Ceza Hukuku