Forum ana sayfa EMSAL KARAR TALEP FORUMLARI Ceza Hukuku İMAR BARIŞININ CEZA SORUMLULUĞUNA ETKİSİ, Prof. Dr. Ersan ŞEN

İMAR BARIŞININ CEZA SORUMLULUĞUNA ETKİSİ, Prof. Dr. Ersan ŞEN

Suç ve Cezalar, Suç Türleri, Ceza Hesaplama, Hapis, Adli Para Cezası, Adli Kontrol, Ön Ödeme, Uzlaşma, Tutuklama, Arama, Elkoyma, İletişimin Tespiti, Ceza Yargılama Usulü, Tekerrür, İçtima, İştirak...

teoman Kullanıcı avatarı
Global Moderatör

Mesajlar: 19769


İmar Barışının Ceza Sorumluluğuna Etkisi
Prof. Dr. Ersan ŞEN


Kamuoyunda “imar barışı” olarak bilinen, İmar Mevzuatına aykırı yapılara yapı kayıt belgesi verilmesine dair usul ve esasları düzenleyen hüküm; 18.05.2018 tarihli ve 30425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na geçici 16. madde olarak eklenmiştir. Bu maddeye göre; 31.12.2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için 31.10.2018 tarihine kadar başvurulması, maddede düzenlenen şartların yerine getirilmesi ve 31.12.2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde yapı kayıt belgesi verilebilmektedir. Ayrıca Kanunun geçici 16. maddesinin 5. fıkrasına göre, yapı kayıt belgesi verilen yapılarla ilgili İmar Kanunu uyarınca alınan yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilecektir.

İmar barışından faydalanamayacak olan yapılar; üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda yapılan, Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan, Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi veya İstanbul Tarihi Yarımadası içerisinde olup da ekli kroki ve listede gösterilen alanlar ile Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alanında yapılan yapılar olarak gösterilmiştir.

İmar barışı; ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılar yönünden hukuka uygunluk sebebi olarak düzenlenmiş ve geçmişe etkili olarak uygulanması öngörülerek, daha önce verilen yıkım kararları ve idari para cezalarını ortadan kaldırmıştır. Bu düzenleme, Türk Ceza Kanunu’nun 184. maddesinde düzenlenen imar kirliliğine neden olma suçundan yürütülen soruşturmaları, kovuşturmaları ve mahkumiyet kararlarını etkileyecektir.

TCK m.184/1’de “Yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” hükmüne yer verilmiş olup; aynı maddenin 5. fıkrasına göre ise, “Kişinin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde, bir ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar”. Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı binaların imar planına ve ruhsata uygun hale getirilmesi ile ceza soruşturmalarının, davalarının ve mahkumiyet kararlarının tüm sonuçları ile ortadan kalkacağı düzenlendiğinden, imar barışından faydalanarak yapı kayıt belgesi alınan binaların hukuka uygun hale gelmesi sebebiyle TCK m.184/5 hükmü tatbik edilmelidir.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin 10.07.2018 tarihli, 2018/1552 E. ve 2018/2981 K. sayılı kararında; “…imara aykırı ve kaçak yapılar için yapı kayıt belgesi alınarak yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasında kadar geçerli olmak üzere geçici de olsa yasal hale getirilmesi imkanı getirildiğinden maddedeki süre içinde başvurulup gerekli işlemler tamamlanarak yapı kayıt belgesi alınmak suretiyle yapının yasal hale getirilip getirilmediği saptanmak suretiyle…” denilerek, yapı kayıt belgesi alınan taşınmazların hukuka uygun hale geleceği ifade edilmiştir.

Kamuoyunda “imar barışı” adı ile bilinen 7143 sayılı Kanunla İmar Kanunu’na yapılan eklemeden yararlananlar yönünden, imar kirliliğine sebebiyet verme suçunun cezası tüm sonuçları ile birlikte, ayrıca yürüyen soruşturma ve kovuşturmalar da kendiliğinden ortadan kalkacağından, 7143 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten yararlananların affı gündeme gelecektir. Bunun bir af olmadığı iddia edildiğinde; bu durumda da suçun gerçekleşmediği veya yapılan yapı kayıt belgesi başvurusu sonrasında alınan belge ile suçun hukuka aykırılık unsurunun oluşmadığı kabul edilecektir.

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nda düzenlenen ceza sorumluluğu yönünden ise durum farklılık arz etmekle birlikte, uygulamada imar barışından faydalanılan durumlarda bu Kanun uyarınca gündeme gelen ceza sorumluluğunun akıbetinin ne olacağı konusunda tereddütler yaşandığı görülmektedir.

2863 sayılı Kanun m.65/1’de; tescil edilen sit alanları ve korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarında izin alınmaksızın inşai ve fiziki müdahale yapanların cezalandırılacağı düzenlenmiştir. Maddede; cezalandırmaya konu fiilin “izin alınmaksızın” inşai ve fiziki müdahale olması karşısında, imar barışı düzenlemesinin bu suç yönünden hukuka uygunluk sebebi olarak değerlendirilmesine imkan bulunmamaktadır. Çünkü imar barışı; İmar Kanunu kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların hukuka uygun hale gelmesine ilişkin olup, imar barışından faydalanılması 2863 sayılı Kanun kapsamına giren taşınmazlarda ilgili koruma kurulundan izin alınmaması yönünden hukuka uygunluk sebebi sayılmayacaktır. Kaldı ki; 2863 sayılı Kanuna tabi alanlarda inşai faaliyet yapılabilmesi, ilgili koruma kurulunun iznine tabi olup, bu izin alınmadan ilgili belediyeden yapı ruhsatı alınması da mümkün gözükmemektedir.

HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM


  • POPULER KONULAR

Dön Ceza Hukuku