Forum ana sayfa EMSAL KARAR TALEP FORUMLARI Ceza Hukuku Güveni Kötüye Kullanma suçu ve ortakların sorumluluğu

Güveni Kötüye Kullanma suçu ve ortakların sorumluluğu

Suç ve Cezalar, Suç Türleri, Ceza Hesaplama, Hapis, Adli Para Cezası, Adli Kontrol, Ön Ödeme, Uzlaşma, Tutuklama, Arama, Elkoyma, İletişimin Tespiti, Ceza Yargılama Usulü, Tekerrür, İçtima, İştirak...

siyasal Site Üyesi

Mesajlar: 6


Limited şirketlerde, güveni kötüye kullanma suçunda,ortakların sorumluluğu varmıdır? Örneğin, finansal kiralama sözleşmesi ne kefil olarak imza atan yetkili ortak, suç tarihinden önce yetkililikten istifa etmiş ise sadece ortak olması münasebetiyle cezai sorumluluğu devam edermi?


Güntülü Kullanıcı avatarı
Moderatör

Mesajlar: 2411


siyasal yazdı:
Limited şirketlerde, güveni kötüye kullanma suçunda,ortakların sorumluluğu varmıdır? Örneğin, finansal kiralama sözleşmesi ne kefil olarak imza atan yetkili ortak, suç tarihinden önce yetkililikten istifa etmiş ise sadece ortak olması münasebetiyle cezai sorumluluğu devam edermi?




Konunuzla birebir örtüşmese de kararın yorumundan anladığım kadarı ile yetkili iken imzalanıp yetki son bulup suçun bundan sonra işlenmesinin ve yetkilinin şirket ortağı olarak yine devam etmesi durumunda şahsi görüşüm tüm ortakların şahsi sorumluluğu doğuyor gibi görülmekte.

T.C
YARGITAY
15. CEZA DAİRESİ
ESAS NO:2018/3256
KARAR NO:2018/3536
KARAR TARİHİ:16/05/2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK'nın 155/2, 62, 52, 51.maddeleri uyarınca ayrı ayrı mahkumiyet


>FİNANSAL KİRA SÖZLEŞMESİ, MÜTESELSİL KEFİL SIFATIYLA İMZALANMASI NEDENİYLE HUKUKİ SORUMLULUĞU OLUP CEZAİ SORUMLULUĞUNUN OLMADIĞI

Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler sanıklar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan ....'nin alacaklarının, ... Yönetim AŞ. tarafından 25/04/2017 tarihli sözleşme ile devir ve temlik alındığı anlaşılmakla yapılan
incelemede;
Sanık ...'nın yetkilisi olduğu ... Mühendislik İnş. Taah. Petrol Ürün Mad. Nak. Turz. ve Ltd. Şti'nin, ...'den finansal kiralama sözleşmesi ile bir adet ... marka paletli ekskavatörü kiraladığı, sanık ...'nın bu sözleşmeyi sirket yetkilisi ayrıca müteselsil kefil sıfatıyla; sanık ...'in ise mütesilsil kefil sıfatıyla imzaladığı, kira bedellerinin vadesinde ödenmemesi üzerine katılan şirket tarafından sanıklara kira bedellerini ödemesi, aksi halde sözleşmenin feshedileceği, fesihten itibaren de 3 gün içerisinde kiralanan malın kendilerine iade edilmesi yönünde ihtar çekildiği, ihtara rağmen borçların ödenmemesi nedeniyle sözleşme feshedildiği halde sanıkların kiralanan makina ve ekipmanları süresinde iade etmemek suretiyle üzerlerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda;

Sanık ...'nın sözleşmeyi aynı zamanda şirketin yetkilisi olarak imzalaması; sözleşmenin 40. maddesinde malın teslim masraflarının kiracı tarafından karşılanacağının belirtilmesi ve ihtarnamede teslim adresinin bildirildiğinin anlaşılması karşısında, sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin tebliğnamede bozma isteyen düşünceye sanık ... yönünden iştirak edilmemiştir.
Sanık ...'nın sürenin sonunda ihtarnameye konu borcu ödemediği gibi finansal kiralamaya konu makineyi de teslim etmeyerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği anlaşıldığından, mahkemenin adı geçen sanığın mahkumiyetine ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,

ancak;

1-) Sanık ...'ın finansal kiralama sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzalaması nedeniyle hukuki sorumluluğunun bulunduğu, cezai sorumluluğun bulunmadığı anlaşılmakla sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,

2-) Yargılama bittikten sonra katılan vekilinin sunduğu 22/03/2018 havale tarihli dilekçeyle, zararlarının giderildiğini ve şikayetten vazgeçtiklerini bildirdiği anlaşılmakla; zararın hükümden önce giderilip giderilmediğinin araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı sanıklar hakkında TCK'nın 168/2. madde hükmünün uygulanma koşullarının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 16/05/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
www.kararara.com

Güntülü Kullanıcı avatarı
Moderatör

Mesajlar: 2411


T.C
YARGITAY
15. CEZA DAİRESİ
ESAS NO.2017/3791
KARAR NO.2017/8668
KARAR TARİHİ.04/04/2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, muhafaza görevini kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat


Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve muhafaza görevini kötüye kullanma suçlarından, sanığın beraatına ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü.

Katılan şirket ile ....İnşaat Şirketi ortağı ve müdürü olan sanık arasında, Finansal Kiralama Kanunu çerçevesinde, Beyoğlu ....Noterliğince düzenlenen, 25/10/2005 tarihli finansal kiralama sözleşmesi imzalanarak, 3 adet kamyonun teslim edildiği; ancak şirketin kira bedelini ödememesi üzerine çekilen ihtar ile finansal kiralama sözleşmenin fesh edilmesine ve araçların iadesi istenmesine rağmen, sanığın suça konu araçları katılan şirkete iade etmediği, sanığın bu surette hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve muhafaza görevini kötüye kullanma suçlarını işlediği iddia olunan somut olayda;

05/06/2006 tarihli .... Gazetesi'nde yayınlanan ....İnşaat Şirketine ait ortaklar kurulu kararına göre, sanığın şirkette bulunan tüm hisselerini ...'a devrederek şirketten bu tarih itibari ile ayrıldığı ve imza yetkisinin kaldırılmış bulunduğu, suça konu araçların tesliminin istendiği ihtarnamenin de 26/02/2008 tarihli olduğu dikkate alındığında, ihtarnamenin gönderildiği tarih itibari ile sanığın finansal kiralama sözleşmesinde belirtilen kiracı şirketin ortağı ve yetkilisi olmadığı anlaşıldığından, sanığın üstüne atılı suçlardan beraatına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin, suçun sübut bulduğuna yönelik temyiz itirazının reddiyle hükmün ONANMASINA, 04/04/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
www.kararara.com

siyasal Site Üyesi

Mesajlar: 6


Cevap için teşekkür ederim. Fakat benim olayım her iki örnek karardan biraz farklı.
1.yargitay kararında; beraat eden muteselsil kefilin aynı zamanda şirket ortağı olup olmadığı belli değil,
2. Yargıtay kararinda ise; finansal kiralama suçunu işleyen kişi, hem yetkili, hem de suçun oluştuğu tarihte ortaklığı ve şirket yetkililigi devam etmekte.
Oysa benim durumum; Sözleşmeye şirket ortağı ve yetkilisi olduğum dönemde "muteselsil kefil" olarak imza atmakla birlikte, suçun işlendiği tarihten önce yetkililikten istifa etmiş olmama rağmen, şirket ortakligim devam etmekte ( her ne kadar noter aracılığıyla şirket hisselerimi devir etsemde,bu ticaret sicil gazetesi nde yayınlanmadığı için ortakligimin resmi olarak devam ettiğini düşünüyorum). Bu durumda; sözleşmede kefil olmam ve suç tarihinde, SİRKET ORTAGİ olmama rağmen YETKİLİ OLMAMAM benim ceza sorumluluğumu kaldırıp, sadece hukukî sorumlu yapmazmi?

siyasal Site Üyesi

Mesajlar: 6


Biraz önceki yazıma düzeltme;
2. Yargıtay kararında, kişi suç tarihinden önce hem ortaklığını bitiriyor hem yetkililikten istifa ediyor. Ben de ise benim ortakligim devam ediyor.

Sonraki


  • POPULER KONULAR

Dön Ceza Hukuku