Forum ana sayfa EMSAL KARAR TALEP FORUMLARI Ceza Hukuku Münferit beyana dayalı cezalandırma yapılamayacağı

Münferit beyana dayalı cezalandırma yapılamayacağı

Suç ve Cezalar, Suç Türleri, Ceza Hesaplama, Hapis, Adli Para Cezası, Adli Kontrol, Ön Ödeme, Uzlaşma, Tutuklama, Arama, Elkoyma, İletişimin Tespiti, Ceza Yargılama Usulü, Tekerrür, İçtima, İştirak...

secure Kıdemli (***) Üye

Mesajlar: 256


Münferit beyana dayalı cezalandırma yapılamayacağı destekleyici kat'i delil gerektiği yönünde karar var mı ?


teoman Kullanıcı avatarı
Global Moderatör

Mesajlar: 20066


secure yazdı:
Münferit beyana dayalı cezalandırma yapılamayacağı destekleyici kat'i delil gerektiği yönünde karar var mı ?


Bu peki varsayıma dayalı olarak değerlendirile bilinirmi.?
HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM

secure Kıdemli (***) Üye

Mesajlar: 256


teoman yazdı:
secure yazdı:
Münferit beyana dayalı cezalandırma yapılamayacağı destekleyici kat'i delil gerektiği yönünde karar var mı ?


Bu peki varsayıma dayalı olarak değerlendirile bilinirmi.?


Hayır , şüpheye veya varsayıma dayalı cezalandırma yapılmayacağı yerleşmiş ancak , bir kişinin salt iddiasının cezalandırmada yeterli olmayacağı konusunda karar bakıyorum ...

teoman Kullanıcı avatarı
Global Moderatör

Mesajlar: 20066


T.C.
YARGITAY
5.CEZA DAİRESİ
ESAS NO: 2007/1161
KARAR NO: 2007/2039
KARAR TARİHİ: 19.03.2007

ÖZET: Evinde çocukları bulunan mağdurenin ırza geçme eyleminin gerçekleştirildiği zamanlarda bağırıp çevreden yardım istememiş olması, eylemin birden çok değişik zamanlarda tekrarlanmasına rağmen hiç kimseye anlatmaması ve şikayetçi olmaması, durgun halinden şüphelenen eşine olaydan yaklaşık iki ay sonra açıklama yapması gözetildiğinde: ırza geçmenin cebir şiddet kullanarak yapıldığına dair iddiasının durumunu çevresine mazur gösterme düşüncesinden kaynaklandığı ırza geçmenin zorla yapıldığı hususunda mağdurenin anlatımı dışında sanığın cezalandırılması için kesin ve inandırıcı başkaca da delil elde edilemediği, dolayısıyla eylemin rızaya dayalı olarak işlendiğinin kabulü yerine, oluşa uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması, kanuna aykırıdır.




(5237 S. K. m. 7, 53, 102) (5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 321, 322)

DAVA: Nitelikli cinsel saldırı ve geceleyin konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından sanık A.B. 'nin yapılan yargılanması sonunda; atılı suçlardan mahkumiyetine dair B. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.10.2006 gün ve 2006/189 Esas, 2006/220 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR: Konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK. nın 53/1 maddesinin (c) fıkrasında belirtilen hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihine kadar hükmedilebileceği gözetilmeden, infaz tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,

Kanuna aykırı, 5237 Sayılı TCK. nın 7/2 maddesi ile 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükmün CMUK. nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan aynı yasanın 322 maddesinin verdiği yetkiye dayanarak, hüküm fıkrasında yer alan <5237 Sayılı TCK. nın 53/1. maddesinin a-b-c-d-e bentlerinde belirtilen haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına> ibaresinin 5237 Sayılı Yasanın 53/1. maddesinin (c) bendinde düzenlenen güvenlik tedbirinin (hak yoksunluğunun) koşullu salıvermeye, hükmolunan diğer güvenlik tedbirlerinin (hak yoksunluklarının) ile cezanın infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına; biçiminde düzeltilerek onanmasına,

Nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde ise;

Evinde çocukları bulunan mağdurenin ırza geçme eyleminin gerçekleştirildiği zamanlarda bağırıp çevreden yardım istememiş olması, eylemin birden çok değişik zamanlarda tekrarlanmasına rağmen hiç kimseye anlatmaması ve şikayetçi olmaması, durgun halinden şüphelenen eşine olaydan yaklaşık iki ay sonra açıklama yapması gözetildiğinde: ırza geçmenin cebir şiddet kullanarak yapıldığına dair iddiasının durumunu çevresine mazur gösterme düşüncesinden kaynaklandığı ırza geçmenin zorla yapıldığı hususunda mağdurenin anlatımı dışında sanığın cezalandırılması için kesin ve inandırıcı başkaca da delil elde edilemediği, dolayısıyla eylemin rızaya dayalı olarak işlendiğinin kabulü yerine, oluşa uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması,

SONUÇ: Kanuna aykırı sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK. nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozmanın mahiyetine göre sanığın bihakkın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse salıverilme hususunun mahalline telle bildirilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 19.03.2007 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM

teoman Kullanıcı avatarı
Global Moderatör

Mesajlar: 20066


HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM

Sonraki


  • POPULER KONULAR

Dön Ceza Hukuku