Forum ana sayfa 5. Hukuk Dairesi 2017/28903 E. , 2017/29598 K.

5. Hukuk Dairesi 2017/28903 E. , 2017/29598 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 387872
Konum: İstanbul



5. Hukuk Dairesi 2017/28903 E. , 2017/29598 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi


Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili, ecrimisil ve zararın tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

- K A R A R –

Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili, ecrimisil ve zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu .... köyü 1347 parsel sayılı taşınmazın dava tarihindeki değerinin biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;
1)Arsa niteliğindeki taşınmazın Kamulaştırma Kanunu'nun kıymet takdir esaslarını belirten 11.maddesinin 1.fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca, arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur.
Bu itibarla, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın imar parseli mi, yoksa kadastro parseli mi olduğu, dava konusu ve emsal taşınmazların emlak vergisine esas rayiç değerleri ilgili kurumlardan getirtilip, bu bilgilere göre inceleme yapılmadan düzenlenen bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğundan rapor inandırıcı değildir.
Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re'sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2)Taşınmazda ecrimisil belirlenirken taşınmazın bulunduğu bölgedeki diğer arsaların dava tarihinden geriye doğru ecrimisil istenen süre içinde kiraya verilip verilmedikleri, veriliyorsa nasıl ve ne şekilde kiralandıklarının taraflardan delilleri sorulmak suretiyle tespit edilmesi, davacı tarafa emsal kira sözleşmeleri ibraz etmesi için süre verilmesi, emsal kira sözleşmelerinin ibrazı halinde ecrimisil bedelinin tespiti gerekirken, varsayıma dayanarak hesaplama yapan bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi,
3)Taşınmaz bedeline dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken el atma tarihinden itibaren faize hükmedilmesi,
4)Ecrimisil yönünden, yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmesi,
5)Davalı idare harçtan muaf olduğu halde harca hükmedilmesi,
6)Taşınmazın bedeline hükmedildiğinden el atılan kısmın davacı idare lehine terkinine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
7)Taşınmazın tapu kaydındaki ipoteğin bedele yansıtılmaması,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 25/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 5. Hukuk Dairesi Kararları