Forum ana sayfa 5. Hukuk Dairesi 2017/22078 E. , 2017/30136 K.

5. Hukuk Dairesi 2017/22078 E. , 2017/30136 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 387573
Konum: İstanbul



5. Hukuk Dairesi 2017/22078 E. , 2017/30136 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

- K A R A R –
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere mahkemenin gerekçesine göre yapılan incelemede;

1-Dairemizin 01.12.2014 gün ve 2014/19708 E.-27929 karar sayılı hükmü ile ilk kararı temyiz etmeyen davalılar yönünden bozma öncesi tespit edilen bedelin kesinleştiği ve idarenin kazanılmış hakkı bulunduğundan bahisle mahkeme kararı bozulmuş ise de, davalılardan ...'ın ilk karar tarihinden önce 29.07.2011 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması nedeniyle, bozmaya uyularak verilen karar Dairemizin 30.05.2016 gün ve 2016/9790 E -10739 sayılı kararı ile, bu kez; ...'ın mirasçılarının davaya dahil edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekçesiyle bozulmuştur. Davalılardan ...'ın ilk karar tarihinden önce 29.07.2011 tarihinde vefat etmesi nedeniyle ilk kararın tebliğ tarihi itibariyle vekalet ilişkisi sona erdiğinden vekalet ilişkisi sona eren vekile yapılan tebligat geçersizdir. Bu durumda 01.12.2014 tarihli bozma ilamı davalı ... yönünden yok hükmünde olup sonuç doğurmayacağından ... payı bakımından 20.06.2013 tarihli bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda mirasçı-davalılara 23.038,01-TL irtifak bedelinin ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Yerel mahkeme kararı bozma kararı ile birlikte tamamen ortadan kalkıp, hukuki geçerliliğini yitirmekte olup, bozulan karar sonraki kararın eki niteliğinde değildir. Bu nedenle bozma kararından sonra mahkemece kurulacak yeni hüküm HMK'nun 297. maddesine uygun olarak oluşturulmalıdır. Mahkemece hüküm fıkrasında yer alan ve bozmaya konu edilmeyen hüküm yönüyle de ilk karardaki gibi karar verilmesi gerekmektedir. (Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/3-3005 Esas 2017/1491 sayılı kararı)
Mahkemece diğer davalılar ile irtifak tescili yönünden hüküm kesinleşmiş olduğundan bu kararda ayrıca karar verilmesinde yer olmadığına karar verilmiş ise de, yukarıda açıklanan Hukuk Genel Kurul kararı ve HMK'nun 297. maddesi de gözönünde tutularak bu hususlarda da yeniden hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Hükmün, davalılar vekilinin temyiz talebinin kabulü ile açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 28/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 5. Hukuk Dairesi Kararları