Forum ana sayfa 9. Hukuk Dairesi 2016/14601 E. , 2017/10474 K.

9. Hukuk Dairesi 2016/14601 E. , 2017/10474 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 366462
Konum: İstanbul







9. Hukuk Dairesi 2016/14601 E. , 2017/10474 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı işyerinde elektrik teknikeri olarak işe başladığını, müvekkilinin yaptığı fazla mesailerinin karşılığını işverenden istediğini, davalı işverenin fazla çalışma ücretini ödeyeceklerini taahhüt ettiklerini, hatta 2-3 kez fazla mesailerine mahsuben ödeme yaptıklarını, ancak müvekkilinin fazla mesai ödemeleri konusunda ısrarlı davranması üzerine işverenin aynı nitelikte yeni bir elektrik mühendisi aldığını, müvekkilinin iş akdini tek taraflı ve haksız olarak feshettiğini, müvekkilinin işe iadesi için davalı işverenliğe Kartal 9.Noterliğinin 19 Ağustos 2015 Tarih ve 21261 yevmiye sayılı ihtarname gönderdiğini ancak herhangi bir netice elde edilmediğini iddia ederek feshin geçersizliğine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil iş yerinde 30 kişiden az işçi çalıştığını, işe iade davasının yasal koşullarının olmadığını, davacının fazla mesai yaptığına ilişkin beyanlarının kabul edilemeyeceğini, davacının tüm hak ve alacaklarının ödendiğini, davacının iş akdinin İş Kanunu 25/II maddesi uyarınca haklı ve geçerli nedenle sona erdiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davalı işverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunduğu sigortalı hizmet listesine göre en az 30 işçi çalıştırılıyor olması şartlarının gerçekleştiği, davacının işe giriş – çıkış kayıtlarında değişiklik yaparak işverenin güvenini zedeleyen usulsüz eylemlerinin bulunduğu iddiasında bulunulmuş, bu iddiaya dayanak teşkil eden tutanaklarda imzası bulunan tanıkların davacının işe giriş çıkış saatini bilmediklerini kayıtlarda yanıltıcı beyanda bulunduğunu bizzat görmediklerini belirttikleri feshin haklı veya geçerli nedene dayandığı ispat yükü üzerinde olan davalı işverenin bu iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi için fesih bildiriminin yapıldığı tarihte işyerinde 30 ve daha fazla işçi çalıştırılması gerekir. İşverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan işçi sayısı, bu işyerlerinde çalışan işçi sayısına göre belirlenir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/2 maddesine göre, İşverenin işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler (işyerine bağlı yerler) ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve mesleki eğitim ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçlar da işyerinden sayılır. İşyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür. Yine aynı kanunun 18/4 maddesi uyarınca, işverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan işçi sayısı, bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir. Keza 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 60/2 maddesi uyarınca bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işler de, asıl işin dahil olduğu iş kolundan sayılır.
Otuz işçi sayısının belirlenmesinde belirli-belirsiz süreli, tam- kısmi süreli, daimi-mevsimlik iş sözleşmesi ile çalışanlar arasında bir ayırım yapılamaz. Fesih bildirimin yapıldığı tarihte 30 işçi sayısının tespitinde göz önünde bulundurulacak işçinin iş sözleşmesinin devam etmekte olması yeterli olup, ayrıca fiilen çalışıyor olması gerekmemektedir. Ancak hastalık, iş kazası, gebelik yada normal izin ve benzeri nedenlerle ayrılan işçi yerine bu süre için ikame işçi temin edilmiş ise, 30 işçi sayısında ikame edilen işçi dikkate alınmayacaktır. Konumu itibarıyla güvence kapsamı içerisinde olmayan işveren vekillerinin ve yardımcılarının da işye­rinde çalışan işçi sayısının belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Dairemizin uygulaması bu yöndedir. (24.03.2008 gün ve 2007/27699 Esas, 2008/6006 Karar sayılı ilamımız).
Fesih bildirim tarihinden önce iş sözleşmesi feshedilen, bu nedenle feshin geçersizliği davası açıp, lehine feshin geçersizliğine karar verilen işçinin işverene işe başlatılması için başvurusu halinde, adı geçen işçinin de 30 işçi sayısında değerlendirilmesi gerekir. Böyle bir durumda feshin geçersizliğine ilişkin dava sonuçlanmamış ise, bekletici mesele yapılarak sonucu beklenmelidir.
İş Kanunu kapsamı dışında kalan ve işçi sıfatını taşımayan çırak, stajyer ve meslek öğrenimi gören öğrencilerle süreksiz işlerde çalışanlar, keza işyerinde ödünç(geçici) iş ilişkisi ile çalıştırılanlar ile alt işveren işçileri o işyerinde çalışan işçi sayısının belirlenmesinde hesaba katılmazlar. Alt işverenin işçileri otuz işçi kıstasının belirlenmesinde dikkate alınmazlar; fakat, iş güvencesi hükümlerinden kaçmak amacıyla, işçilerin bir kısmının muvazaalı olarak taşeron işçisi olarak gösterilmesi halinde, bu işçilerin de işçi sayısına dahil edilmesi gerekir. Daha açık bir anlatımla, alt işverenlik ilişkisinin geçersiz sayılması gereken hallerde taraflarca alt işveren sayılan kişiye bağlı olarak çalışanlar otuz işçi sayısının tespitinde hesaba katılmalıdır. Alt işverenin işçileri ile geçici işçi sağlayan işverenle iş sözleşmeleri devam eden geçici işçiler, kendi işverenlerinin işyerlerinde sayının belirlenmesinde hesaba katılırlar. Ancak tarafların geçici iş ilişkisinde gönderen işveren olarak nitelendirdikleri; fakat aslında “bodro işvereni” olarak faaliyet gösteren ve yaptıkları iş, işverenlerine işçi temin etmekten ibaret olanlara kayıtlı bulunan işçiler de sayı ölçütünde gözönünde bulundurulmalıdır.
4857 sayılı İş Kanunu, elliden fazla işçi çalıştıran tarım ve orman işçilerinin yapıldığı işyerleri ve işletmeleri kapsamı içine aldığından (İş K mad. 4/b), bu işyeri ya da işletmede çalışanlar da iş güvencesinden yararlanır. Buna karşılık, 50’den az (elli dahil) işçi çalıştıran tarım işyerlerinde çalışanlar İş Kanunu’nun kapsamı dışından kalacağından, bu yerlerde 30’dan fazla işçi çalıştırılsa dahi (örneğin, 40 işçi), bu işçilere iş güvencesi hükümleri uygulanmayacaktır. 50 İşçinin tespitinde, sadece tarım işçileri değil; diğer işçiler de dikkate alınmalıdır.
Özellikle gurup şirketlerinde ortaya çıkan bir çalışma biçimi olan birlikte istihdam şeklindeki çalışmada, işçilerin bir kısmı aynı anda birden fazla işverene ve birlikte hizmet vermektedirler. Daha çok yönetim organizasyonu kapsamında birbiriyle bağlantılı olan bu şirketler, aynı binalarda hizmet verebilmekte ve bir kısım işçiler iş görme edimini işverenlerin tamamına karşı yerine getirmektedir. Tüm şirketlerin idare müdürlüğünün aynı şahıs tarafından yapılması, şirketlerin birlikte kullandığı işyerinde verilen muhasebe, güvenlik, ulaşım, temizlik, kafeterya ve yemek hizmetlerinin yine tüm işverenlere karşı verilmiş olması buna örnek olarak gösterilebilir. Bu gibi bir ilişkide, tüm şirketlere hizmet veren işçiler ile sadece davalı şirkete hizmet veren işçilerin 30 işçi kıstasında dikkate alınması gerekir. İşçi tüm şirketlere hizmet ediyor ise, o zaman tüm şirketlerdeki işçi sayısı dikkate alınmalıdır.
Sendika işyeri temsilcileri için işyerinde 30 işçi çalışma koşulu aranmamalıdır. (Dairemizin 21.07.2008 gün ve 2008/25552 Esas, 2008/20932 Karar sayılı ilamımız).
Mahkeme karar gerekçesinde “…4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesine göre davalı işverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunduğu iddiasının ispatlandığı ve toplamda sigortalı hizmet listesine göre en az 30 işçi çalıştırılıyor olması şartlarının gerçekleştiği…” kabul edilmişse de, dosyada yalnızca davacının çalıştığı 1190807 sicil numaralı işyerinin dönem bordrosunun bulunduğu, burada fesih tarihi itibariyle davacı dahil toplam 9 işçinin çalıştığı görülmektedir. Dosyada davalı işverene ait başka işyeri olup olmadığı, varsa kaç işçi çalıştığı konusunda gerekçedekinin aksine sosyal güvenlik kurumundan getirtilmiş bir liste bulunmamaktadır.
Buna göre fesih tarihinde davacının çalıştığı işyeri dışında aynı işkolunda davalıya ait işyeri olup olmadığı, varsa buradaki çalışan sayısı araştırılıp 30 işçi şartının gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilerek gerçekleşiyorsa esasa girilip karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozma nedenidir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.




  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Kararları